Tarihe damga vurmuş bütün şehirlerin, kadim medeniyetlerin
başkentliğini yapmış mekânların kendilerine özgü stilleri, tarzları ve yapı
blokları vardır. Bu şehirlerin, bir fotoğraf karesinde bile hatırlanacak, şehri
anımsatan tarihsel siluetleri söz konusudur. Özellikle İslam medeniyetinin
şehirlerinin binlerce yıllık tarihsel özellikleri ve güzellikleri, insanı
ferahlatan, huzura ve dinginliğe kavuşturan mekânları, yolları, avluları,
caddeleri bir miras olarak nesilden nesle aktarılmıştır. Hiçbir nesil, tarihten
aldığı bu kutlu mirası, değiştirmek, yozlaştırmak, ortadan kaldırmak ve
hançerlemek için çaba göstermemiş, bilakis olduğu gibi değerlendirerek, bir
sonraki nesle aktarmak için üstün gayret sarf etmiştir.
İstanbul, kadim medeniyetlerin başkentliğini yapmış bir
şehir olarak, tarihsel silueti, tarihsel yapı bloğu ve güzellikleriyle her
dönem boyunca farklı bir algının oluştuğu, gözlerin o tarihi mirası aradığı bir
mekân olarak dikkat çeken bir şehir olmuştur. İstanbul un her köşesinin, her
caddesinin kendi tarihsel sürecinde farklı bir hikâyesi olmuştur. Kız Kulesi,
Galata Kulesi, Fatih Camii, Süleymaniye Camii, Sultanahmet Camii, Dolmabahçe
Sarayı, Yıldız Sarayı, Topkapı Sarayı Eminönü, Haliç, Boğaz, Boğaz sırtları
Üsküdar, Sur İçi nin tüm güzellikleri
Bugünlerde Eminönü ne gidenler, Kadıköy den Vapur la
Eminönü ne geçenler, onlarca neslin bizlere bir dantel gibi devrettiği tarihsel
siluetin içinde iki tane gökdelenin bir hançer gibi saplandığı, rezil mi rezil
görüntüyü görerek kahroluyorlar.
Zeytinburnu ndan yükselen iki gökdelen, İstanbul un o
mükemmel siluetini, turistlerin, İstanbul a âşık olanların fotoğraflamak için
can ettiği o güzelim görüntüyü, bir perde gibi yırtıyor ve ortaya şehir
mirasına ihanet eden bir şekil bozukluğu karşımıza dikiliveriyor.
Şehirleri koruyan, kollayan ve onları nesilden nesle
aktaran, şehrin içinde yaşayan, caddelerinde, sokaklarında gezerek o şehri dinç
tutan insanlardır. Bu şekil bozukluğunun, bu hormonlu görüntünün, bu şehrin
bağrına bir hançer gibi saplanan ucubelerin de oraya dikilmesinin birinci
sebebi, o şehri sahiplenmeyen insanlardır.
Ve bu şehri koruyup kollama bilinciyle hareket etmeyen,
işin kapitalizm boyutunda olan yerel yönetimlerdir. Devlet mekanizmasıdır Geçtiğimiz günlerde bu ucube görüntü
bozukluğuyla ilgili olarak, Başbakan Tayyip Erdoğan demiş ki, Gökdelenlerin
müteahhidine kırgınım, konuşmuyorum. Darıldım Güler misiniz Ağlar mısınız
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış olan
Tayyip Erdoğan ın, İstanbul un tarihsel mirasına hançer sokulurken, tarihsel
siluetine hormonlu bir görüntü eklenirken, yapabileceği tek şey bu mudur
İcraat makamında olan, Türkiye Cumhuriyeti nin Başbakanı, Darıldım,
gücendim le iş yapmaz. Ya ne yapar
Bu görüntünün sahiplerine yaptırım uygular İmar izninin
iptal edilmesini sağlar. Ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin gücünü kullanarak,
bu iki rezil binayı kamulaştırıp, yerle bir eder. İmar izni varmış Yapı
ruhsatı varmış Öyleymiş, böyleymiş Bunlar bahane Yarın bir gün, Kız
Kulesi nin karşısına başka bir şey dikmek isteyen bir müteahhide, farz-ı muhal
Üsküdar Belediyesi ruhsat verse, buraya 20 katlı bir deniz oteli inşa edilse,
ne diyeceğiz, Çok darıldık, yapmasaydık güzel olurdu, gücendik, konuştuk,
küstük mü Şehirlerinin tarihsel mirasına sahip çıkamayan bir yerel
yönetimden, bu yerel yönetimi kontrol edemeyen bir hükümetten, bu ülkenin
geleceğiyle ilgili ne bekleyebilirsiniz