Ülkemizde yeni bir dönemin başlayacağı 7 Haziran
milletvekili seçimlerine adım adım yaklaşıyoruz. Adaylar ve partiler açısından
çok heyecanlı bir bekleyişe neden olan bu süreç, seçmende (vatandaş) aynı
heyecanı uyandırmış değil.
Halk seçim yorgunu, son bir yıl içinde yaşadığı üçüncü
genel seçimle, seçimden ve seçim atmosferinin getirdiği karmaşadan mutsuz.
2014 yılında yapılan Mahalli İdareler Seçimi ve ardından
Cumhurbaşkanlığı seçimiyle, epey taciz edilmişti. Bu seçimde de 7 Nisan da
sonra eren aday adaylığı sürecinin sona ermesine kadar bu işkenceleri tekrar
yaşadı.
Artık rehavet ortamı var. Meclis te grubu bulunan
partilerde, listeler belli gerisi ne olursa olsun düşüncesi hâkim. Yani aday
adaylığı yarışı yaşayan partiler ve partililer yoruldu.
Pek çok bölgede aday adayları, halkın ve teşkilatların
kanaatlerinin karar verici mekanizma üzerinde etkili olacağı varsayımıyla
kıyasıya rekabet içine girdi. Sonuç hüsran.
Geçtiğimiz Şubat ve Mart aylarında kulak zarlarını
patlatırcasına öten anons araçları, rengârenk billboardlar ve kılıktan kılığa
giren aday tiplemeleri artık yok.
Olsa olsa haksız rekabetle, başbakanı kifayetsiz bularak
millet nezdinde saygınlığını yok etme pahasına meydanlara inilmesini ayrı bir
yerde tutmak gerekir. Milli İttifak mitinglerini sabote etme girişimleri de
işin cabası. Ama bazen işler ters teper.
***
Gelelim başlıktaki altı güne. Çalışmalarda verimlilik ve
etki açısından her şey önemlidir de, seçimlerde çok önem verilmesi gereken altı gün vardır. Bunlardan;
Birincisi, listelerin YSK ya verildiği gündür, (7
Nisan). O gün partilerin şekli şemaili
belli olur. Kantarın topuzunu kaldıracak kaliteli, dava adamı adaylar mı var
Yoksa etliye sütlüye karışmayacak personel listesi mi O gün ortaya çıkar.
İkincisi, ildeki aday tanıtım günüdür. Kesinleşen
adayların halkla ve basınla buluştuğu gün önemlidir. Burada kampanyanın yerel
bazda startı verilmiş olur. Teşkilatın nabzı o gün atar, halkın teveccühü o gün
ipucu verir.
Üçüncüsü, Ankara da genel merkezler bünyesinde yapılan
aday tanıtım şölenleridir. O gün ülke genelindeki ilgi, heyecan ve katılımla
partiler kendini gösterir. Arena da yapılan aday tanıtım şölenleri gibi.
Dördüncüsü, genel başkanların katılımıyla ilde yapılan
miting günleri. Kararsız seçmen o gün genel başkanı dinler, mitingdeki coşkuyu
görür bunlar geliyor diyerek kazananın yanında yer almaya karar verir. İki ay
boyunca canla başla çok iyi performansla çalışsanız ve mitinginiz başarısız
olursa, yaptıklarınızın değeri kalmaz.
Beşincisi, seçimden önceki son gün aşiret reisi, ağa ve
kanaat önderlerinin işaret vereceği gündür. Pazarlıklar o gün tamamlanır.
Altıncısı, halkın önüne sandığın konduğu oy verme (7
Haziran) günüdür. Aylarca, yıllarca
döktüğünüz alın teri çabalar, sandığa sahip çıkmazsanız haramiler tarafından
gasp edilebilir. Sandık başlarında sağlam durup sonuçları parti merkezlerine
götürüp sistematik bilgi akışını sağlamak gerekir.
Başarılı olmak ve netice almak için bu günlere özel önem
atfetmeli ve gereği yapılmalıdır. Önümüzdeki mitingler bu açıdan son derece
önemlidir.