* 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eşi Hayrünnisa Gül’le birlikte, İstanbul, Kavacık Çubuklu İlkokulu’nda 1139 Nolu sandıkta oyunu kullandı. Ancak burada ilginç bir detay vardı; uluslararası seçim gözlemcilerinin de Gül’ün oy kullandığı okulda görev yaptıkları görüldü.

* Seçim sonuçlarını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’dan, Başbakan Ahmet Davutoğlu memleketi Konya’dan takip etti.

* Seçim ufak tefek arızaların dışında genelde sakin geçti.

* Oy pusulasının büyüklüğü dikkat çekti. Pusulalar, birkaç kez katlanarak bile zarfa sığmadı.

* Düne damga vuran hareket HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’tan geldi. Demirtaş içinde oy pusulası bulunan zarfı fırlatarak sandığın üzerine attı. Bu hareket gülüşmelere neden olurken Demirtaş sonrasında zarfı alarak sandığa attı. Demirtaş’ın bu hareketiyle, “bakara, makara” repliğiyle ayetle dalga geçen eski Bakan Egemen Bağış’a gönderme yaptığı iddia edildi. Konunun sosyal medyada hızla yayılmasının ardından eski AB Bakanı Egemen Bağış, Twitter hesabından bir mesaj paylaştı. Bağış mesajında, “Yine iftiracı ve kötü taklitçiler türemiş. ‘Birileri arkanızdan konuşuyorsa, onlardan öndesiniz demektir.’ Çehov” ifadelerini kullandı.

* Kütahya’nın Simav ilçesinin eski Kuşu beldesinde dün sabah saatlerinde kurulan 4 sandık yine boş kaldı, bin 448 seçmen oy kullanmaya gitmedi.

* Bir protesto haberi de doğudan geldi; Van’da AKP’nin milletvekili listesine tepki gösteren ve İran’dan 100 yıl önce göç eden büyük bölümü Azeri ‘Küresünniler’ olarak bilinen topluluğun boykot kararı dikkat çekti. Küresünni topluluğunun yoğun olarak yaşadığı ve 601 seçmenin bulunduğu Karagündüz Mahallesi’nde dün saat 13.00 itibariyle sandık görevlileriyle birlikte sadece 25 oy kullanıldı.

* Dün ilginç bir oylama daha oldu; Tillo’da Belediye Başkanı Mehmet Mesut Memduhoğlu, Başkan Vekili Cemal Erken ve 8 belediye meclis üyesinin istifa etmesinin ardından, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) “belediye başkanlığı seçiminin yenilenmesi” yönünde karar alması nedeniyle, ilçede dün çifte seçim heyecanı yaşandı.

HERŞEYE RAĞMEN HAYIRLI OLSUN!

Bir seçim daha geride kaldı…

Son sözü millet söyledi…

Yazımı yazdığım saatlerde henüz sandıklar bile açılmamıştı.

Bu sebeple seçim sonuçları hakkında bir sonraki yazımda analiz yapacağım, inşallah.

***

Son sözü millet söyledi ama geçen seçim sürecinde yaşananlar da, daha doğrusu engellemeler de hafızalarda…

Saadet Partisi’ne ait seçim otobüslerinin önünün kesildiğini daha önce bu sütunlarda yazdım.

***

Seçim geçti ama bir “ibretlik” engellemeyi daha aktarmak istiyorum;

Milli İttifak, Saadet Partisi Amasya Gümüşhacıköy ilçesinde geçtiğimiz sabah saatlerinde yaklaşık 250 araç ile konvoy halinde halkı selamladı.

Programda aynı ilçede AKP’nin yürüyüş korteji de vardı… Hani derler ya, “iyi olan kazansın…” Ama öyle olmadı, olamadı, maalesef! Sayı olarak taşeron işçilerin katılımı ile bile 200 kişiyi ancak toplayabilen AKP bu yürüyüşlerinde bulunan AKP Genel Başkan Danışmanı Akif Gülle ve AKP Amasya milletvekili adayları, Saadet Partisi konvoyunun kalabalık olmasından rahatsızlık duydular, her nedense!

İddia o ki; Milli İttifak’ın bir sonraki programı olan Merzifon ilçesine hareket ettikleri esnada Merzifon İlçe Emniyet Müdürlüğü’nü arayarak bu coşkuya engel olmak istediler. Milli İttifak konvoyu, daha Merzifon ilçesinin girişine gelmeden, çevre yolunda Merzifon Emniyet Müdürlüğü ekiplerince durduruldu.

Şehir içerisinde konvoy yapmalarının yasak olduğu sözlü beyanı ile Saadet Partisi’nin konvoyu şehre sokulmadı.

Durumu protesto eden partililer, polisin sadece reklâm giydirilmiş araçlara izin vermesiyle protesto gösterilerine son verdi.

***

Milli İttifak’ın Amasya milletvekili adayı Saadet Partili Hasan Arslan yaptığı basın açıklamasında, “Milli İttifak, Saadet Partisi’nin mitinglerini, anonslarımızı ve konvoyumuzu Merzifon’da zalim yöneticiler engellediler. Biraz önce Gümüşhacıköy’den geldik ve hiçbir baskı yok” dedi.

‘Milli İttifak engellenemez’ sloganları atan grup eşliğinde basın açıklaması yapan Hasan Arslan, Emniyet Müdürü’nün ‘hiçbir partiye şehir içinde araç konvoyuna izin verilmediğini’ dediğini belirtti.

“Eğer, şayet yarın herhangi bir siyasi partiye bir yürüyüş izni verilirse Merzifon’u dar edeceğiz inşallah” diyen Arslan, “Biz yine de sükûnetle reklâm giydirilmiş araçlarımızla konvoyumuzu yapacağız. Korkunun ecele faydası yok artık” ifadesini kullandı.

***

Bir seçim de geldi, geçti…

Ama gördünüz değil mi

Türkiye’de siyaset yapmak müşkül mü müşkül!

TEŞEKKÜRLER! MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI O MAĞDURİYETİ GİDERDİ

Önceki yazımda şu satırlara, daha doğrusu bir mağduriyete yer vermiştim;

“Arayan, Dilek Beyleroğlu (Kocuklu).

İzmir/Bergama’dan. Şunları anlattı;

‘15.10.1999 tarihinde Türk Dili ve Edebiyatı / Türkçe öğretmeni olarak Ordu, Gölköy Kale Y.İ.B.O.’ya (Yatılı İlköğretim Bölge Okulu) atandım.

İstenilen evrakları hazırladığım halde başörtülü olduğum ve fotoğraflarımın da başörtülü olduğu gerekçesi ile başvurum kabul edilmedi.

‘Başörtüsüz fotoğraf verirsen ve başörtünü çıkarırsan ya da peruk takarsan başvurun kabul edilir’ dediler. Fakat ben böyle bir yolu doğru bulmadığım için atanamadım.

Daha önce de Milli Eğitim Bakanlığı’nın 47 no’lu telefonundan bu amaçlı 2 defa müracaat ettim. Fakat olumlu sonuç alamadım. Atamamın yeniden yapılmasını istiyorum.’

***

Bildiğim kadarıyla 28 Şubat sürecinde mağdur olan, hakları yenen, başörtüsünden dolayı atanamayan öğretmenler hakkında bazı iyileştirmeler yapıldı. Bazı öğretmenler görevlerine döndü. Ama demek ki hâlâ mağdur olan isimler de var; Dilek Beyleroğlu (Kocuklu) gibi… Bakanlık bir de bu konumda olan, mağduriyete uğramış isimler için de bir düzenleme yapamaz mı, acaba

Dilek hanımın iletişim no’ları var bende. Bakanlıktan isteyen olursa seve seve veririm…”

***

Aradan birkaç gün geçti…

Telefonum çaldı…

Arayan Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu. Şunları anlattı: “Sizin yazınız üzerine tahkikat yaptırdık. Mağduriyete uğrayan Dilek Beyleroğlu (Kocuklu) hanımefendinin atamasını yaptık. Ayrıca bizi uyardığınız ve bir mağduriyeti gidermemize vesile olduğunuz için size de çok teşekkürler…”

Dilek hanımefendinin bu mağduriyeti giderildiği için MEB yetkililerine teşekkür ediyorum.

NOT: Bugün, 8 Haziran 2015, Pazartesi. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!