Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine olsun.
Ülkemiz ve bölgemiz açısından çok önemli bir seçimi geride bıraktık. 7 Haziran’da yapılan bu seçimin manasını doğru okumak, doğru neticeler çıkarmak için gereklidir. 7 Haziran seçimleri; iki farklı zihniyet, iki farklı siyaset anlayışı arasında geçen bir mücadele olmuştur.
Bu zihniyet ve siyaset anlayışlarından birisi, Milli Görüş ve onun hakkı üstün tutan siyasetini yürüten Saadet Partisi’dir. İkincisi ise Batıcı Görüş ve bu dünya ile İşbirlikçilik zihniyeti ve bu zihniyetin kuvvet ve menfaati üstün tutan siyasetini temsil eden AKP, CHP, MHP ve HDP grubu partileridir. Bu partiler, batının ülkemizde oynattığı Demokratur oyunun aktörleri konumundadır.
Nedir demoratur
Irkçı emperyalizm, 350 senedir dünyada kendi sistemini yürütüyor. Büyük İsrail’i kurup bütün insanları kendilerine köle yapmak için çalışıyor. İnsanları sömürmek için faizci kapitalist sistemi kurdular ve doları dünya parası yaptılar. 13 katlı piramitte gösterilen işbirlikçiler düzenini kurdular. Bir ellerinde dolar, bir ellerinde işbirlikçiler, bunlar vasıtasıyla dünyaya hâkim olacağız diye çalışıyorlar. İsrail’in sözünden çıkmayan ABD’nin önderliğinde yeni bir dünya kurdular. Amerika dediğimiz, Büyük İsrail’dir. Şu anda bütün dünya sömürülüyor. Bu sömürü düzenini bir demokratur oyunu ile yürütülüyor.
Demokrasi: Halkın kendi kendisini yönetmesi, milli çıkarları istikametinde, kendi huzur ve hürriyeti için, kendi özgür iradesiyle istediği idarecileri seçmesidir.
Demokratur ise, dış güçlerin, televizyonlar, yandaş teşkilatlar ve sivil oluşumlar marifeti ile halkı yönlendirip, işbirlikçi partileri iktidara getirmesi, yani halkın yönetime alet edilmesidir.
Yaşadığımız son 7 Haziran seçimleri bir demokrasi değil, bir demokratur olayıdır. Irkçı Emperyalizm, BOP hedefine ulaşmak için bu yeni dönemde dört partinin meclise girmesini, Milli Görüş’ün tek temsilcisi Saadet Partisi’nin meclis dışı kalmasını arzu etmiş ve seçimi de istediği gibi sonuçlandırmayı bir kez daha başarmıştır. Demokratur oyununun yeni aktörü HDP’dir. HDP nasıl meclise taşınmıştır Seçim sonuçlarına bir bakış yapalım.
AKP, 2011 seçimlerinde 21.399.082 oy almış, 347 milletvekili çıkarmış iken, 2015 seçimlerinde 18.863.832 oy alarak 258 milletvekili çıkarabilmiş, bir önceki seçime göre 69 milletvekili kayba uğramıştır.
CHP, 2011 seçimlerinde 11.155.972 oy almış, 135 milletvekili çıkarmış iken, 2015 seçimlerinde 11.518.404 oy alarak 132 milletvekili çıkarabilmiş, bir önceki seçime göre 3 milletvekili kayba uğramıştır.
MHP, 2011 seçimlerinde 5.585.513 oy almış, 53 milletvekili çıkarmış iken, 2015 seçimlerinde 7.519.103 oy alarak 80 milletvekili çıkarabilmiş, bir önceki seçime göre 27 milletvekili daha fazla çıkarmıştır.
HDP, 2011 seçimlerinde 2.819.917 oy almış, 35 milletvekili çıkarmış iken, 2015 seçimlerinde 6.058.150 oy alarak 80 milletvekili çıkarabilmiş, bir önceki seçime göre 45 milletvekili daha fazla çıkarmıştır.
AKP, iki seçim arasında % 9’luk bir oy kabına uğramıştır.
MHP, bir önceki seçime göre 1.850.207, HDP ise, 3.041.462 daha fazla oy almış ve bu partiler fazla oyların tamamına yakınını AKP’den almıştır.
HDP’ni barajı aşmasına en büyük katkıyı AKP vermiştir. AKP yöneticilerinin ve REİSİN, HDP aleyhinde nefret içerikli söylemleri, HDP’nin meclise girmesinde etkili olmuştur. TRT, havuz ve diğer medya grupları HDP’nin barajı aşıp meclise girmesinde önemli derecede rol oynamıştır. Çözüm sürecinin görünmeyen ilkeleri gereği, AKP’ye oy veren mütedeyyin Kürt kökenli seçmenler HDP’ye oy vermeye mecbur bırakılmıştır.
MHP ve HDP’nin aldıkları ilave oyların toplamı 4.891.669 yapmaktadır. Demek oluyor ki AKP bir önceki seçimde aldığı 4.891.669 oyu MHP ve HDP’ye hediye etmiştir.
Burada dikkat edilmesi gereken şey, bu seçimlerde biri Türk Milliyetçisi, diğeri Kürt milliyetçisi iki partinin kazançlı çıkması ve aynı sayıda milletvekili ile temsil ediliyor olmalarıdır.
Bu seçimler neticesinde Türkiye, siyaseten bölünmüştür. Basında yer alan BOP haritasının Türkiye kısmı, bu seçimler ile ufak arızalarla siyaseten şekillenmiştir. Bu seçimler, BOP için önemli kazanımlar sağlamıştır. Yeni kurulacak olan koalisyon hükümeti, ileriki dönemlerde atılması gereken adımların sıkıntısız atılması için halkın gazını alacak bir koalisyon olacaktır muhtemelen. Bu koalisyon ancak, AKP-
MHP koalisyonu olabilir. Bekleyeceğiz ve göreceğiz.
Saadet Partisi
Saadet Partisi bu seçimlere BBP ile ittifak yaparak girmiştir. SAADET-BBP ittifakı 2011 seçimlerinde 866.705 oy almış iken 2015 seçimlerinde 949.893 oy almış, 68.992 daha fazla oy alarak oylarını artıran üçüncü parti olmuştur. Saadet Partisi bu oyu, TRT, havuz ve diğer medya gruplarının yok saymasına, AKP ve taşıyıcı fanatik grupların anlaşılmaz düşmanca saldırı ve aleyhte düşmanca tavırlarına rağmen almıştır. Mülkün sahibi Allah’tır. Allah mülkünü dilediğine verir. Her şey, Allah’ın yaratmasıyladır. Bir millet müstahak olduğu idareyi bulur. Bu seçim neticelerini, milletin yöneliş ve manevi durumuna uygun olarak yaratan Allah’tır. Bu seçimlerde bütün Milli Görüş kadroları canla başla çalışmış, vazifelerini ciddiyetle yerine getirmişler ve inandıkları hak ve adalet esaslarını topluma anlatmışlardır. İslamsız Saadet olmaz demişlerdir. Buna rağmen millet bu çağrıya değil, işbirlikçi partilerin saadete AB kıstaslarına uyarak ulaşabiliriz çağrısına itibar etmişlerse, elbette ki Allah milletin yönelişine uygun bir neticeyi yaratacaktır. Allah kullarını dünyada imtihan ediyor. Kula ise karakter ve cibilliyetine uygun işler kolaylaştırılıyor. Bu seçilerin tek kazananı Saadet Partisi’nin temsil ettiği mananın zaferi için çalışan kadrolar ve Saadet Partisi’ne her şeye rağmen oy verenlerdir. Bu gerçeği ileride göreceğiz vesselam.