Kabinedeki bakanlık değişiklikleri arasında Gençlik ve Spor Bakanlığı da nasibini aldı. Önce hayırlı olsun! Bizim amacımız ülke sporunun hem içeride, hem de dışarıda başarıya ulaşması, gençlerin kötü alışkanlıklar yerine spora yönelmeleridir. Bunları sağlayacak kim olursa olsun bizden büyükse ellerinden, küçükse yanaklarından, alınlarından öperiz.
Bakanlıktaki yeni isim Sayın Akif Çağatay Kılıç henüz 37 yaşında. Şeceresi saygı duyulacak cinsten. Kendileri de yurt dışında öğrenim görmüş ve İngilizce ile Almancayı çok iyi konuşuyor Harika! Ne demişler bir dil bir insan, iki dil iki insan... Böyle gider... Halen dünyada en geçerli olan bu iki dili bilmek büyük avantajdır. Bizim Fransızca ne yazık ki üçüncü, hatta İspanyolcadan sonra dördüncü sıraya gerilemiş durumda. Olsun yine de var ya...
Neyse gelelim sadede... Sayın Kılıç, okuduğum özgeçmişinden hareketle, sporla çok iç içe yaşamamış sanki... Tek satır yok sporla ilgili. Belki de mahalle arası icraatı vardır. Bu da bir şeydir. Ayrıca spor bakanlığı için illa da spor yapmak gerekli değildir. Hele hele böylesine bir uluslararası hayat yaşamış bir kişi için.
Şimdi Sayın Bakan’a ilk olarak şu futbol işleriyle ilgili bir iki lafım, daha doğru bir deyişle önerilerim olacaktır. Sayın Kılıç; önce şu Özerk Futbol Yasası diye adlandırdığımız daha doğrusu benim böyle bir sadeliğe indirgeyerek söylediğim yasa ile ilgili çok ama çok önemli bir önerim olacak. Acilen bu yasanın genel kurul oluşum biçiminin değiştirilmesi gerekiyor. Çünkü günümüz yapısı bazı odaklara endeksli çalışmaktan öteye gidemiyor. Değişme öneriniz var da detayınız var mı diye soracak olursanız. Bu genel kurulda devletle alış verişi olmayan insanların bulunması gerekiyor. Bu bir ve bana göre en önemlisidir... Ayrıca şampiyonlardan yedi, diğer birinci lig kulüplerinden beşer üye temsil şartı da kaldırılmalı... Çünkü bu bir ayırımcılıktır. Bence bütün kulüpler eşit sayıda delegeye sahip olmalıdırlar. Detaylar sayısızdır Sayın Bakan... Sizin gibi iki dili iyi bilen bir kişinin, spora uzak kalmış olsa bile ki bunu iyi bilmiyorum, en azından İngiltere, Almanya gibi ülkelerin kitapçıklarını ele alıp, yeni bir model çizmede kendisine rehber yapabileceği de uzak ihtimal değildir. İnanın böyle bir girişim Batı standartlarıyla sonuçlanırsa, bence en büyük devrimlerden biri olur.
Sayın Bakan; tabii ki diğer spor branşlarının da yapılarında değişiklikler kaçınılmazdır. Onlar için de yine Batı rehber olarak alınmalıdır. Özetle, sporumuzun ciddi bir reforma gereksinimi vardır. Yoksa demeç furyasının bir şey kazandırması mümkün değildir. Zaten olmamıştır da... Öylesine ki, inanın, birçok Batı ülkesinde sporsever bu bakanların isimlerini bile bilmez. Ama onların icraatlarını alkışlar. Çünkü spor arenasından elde edilen başarılar, hiç tartışmasız, perde arkasındaki mimarların eserleridirler.