Başlangıçta virüs ile mücadele konusunda siyasiler ortak bir noktada buluşmuşlardı. Özellikle muhalefet Sağlık Bakanlığı’nın sergilediği mücadeleye destek vermişti. Aslında bu destek hala sürüyor. Ne var ki, bazı kraldan fazla kralcı iktidar yanlısı gazeteler bu ortak noktada buluşmayı içlerine sindirememişler ki, adeta karşılıklı yanlış arama dedektifliğine soyundular. Derdim kim ne yazdı, kim yanlış yaptı onları tespit ve ilan etmek değil. Herkes kendisini biliyor zaten. Özellikle CHP’nin bu ay sonu yapılacak olan kongresi bazı gazeteler tarafından malzeme haline getirildi. Öylesine ki, CHP, Merkez Yönetim Kurulu’nun (MYK) ay sonu yapılacak olan kurultayı erteleme kararı aldığı haberleri ile salgına rağmen CHP’nin kurultayı yapacağı haberleri aynı gün basında yer aldı. Hem de karşılıklı ithamlarla.

Millet olarak doğal afetler karşısında oluşturduğumuz birlik ve beraberlik virüs salgını karşısında oluşan olumlu gelişme toplumsal barışı sağlarken, oluşan bu hava en azından birlikte mücadeleye zemin hazırlarken, ne yazık ki, çok geçmeden virüs salgını da siyasi polemik konusu haline getirildi. Kısacası sağlanan birlik beraberlik duygusu bazı medya unsurlarını rahatsız etmiş olacak ki, karşılıklı saldırıları yeniden başlattılar. Bu arada sadece iktidar yanlısı bazı gazeteler değil, CHP yanlısı bazı gazeteler de bir takım bahaneler bularak iktidara yönelik bir saldırı başlattılar. Hâlbuki şu günler benim partim senin partini döver kavgasının yapılacağı günler olmamalı. Çünkü böyle bir tavır birlik ve beraberliğe zarar verir. Yapılması gereken husus mücadele konusunda fikri olanların bunu ortaya koymasıdır. Şahsen işin başından itibaren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya teşekkürlerimi sundum. Ama bu durum bir yanlış gördüğüm zaman onu da görmezden geleceğim anlamına gelmiyor. Önemli olan doğruya doğru diyebilmektir. Sırf muhalefet yapmak için bir takım asılsız iddialarla bir tarafı suçlamak değildir. Çünkü uzun zamandır iktidar kanadından kaynaklanan kamplaştırıcı tavır sebebiyle toplumda insanlar gruplara ayrıştırıldı. Bu ise insanlar arasındaki ilişkiyi zayıflatıyor. Bundan da kimsenin bir yararı olmuyor.

Bu noktada Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman’ın ABD’ye yaptığı ziyaret sırasında gördüklerini ve yaptığı tespiti aktarmak istiyorum:

 “Hakkını vermek gerekirse;

Koronavirüsten dolayı acil durum ilan edilmesine rağmen Newyork John F. Kennedy Havalimanı’na girdiğimde değil termal kamara, bir tek el dezenfektanı bile göremedim.

Ancak, Türkiye’ye döndüğümde İstanbul Havalimanı’nda ise başta termal kamera, sağlık görevlilerinin ilgisi ve alınan tedbirler memnuniyet vericiydi.

Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca’yı da arayarak yapılan çalışmalardan dolayı teşekkürlerimi ve süreç içerisinde olası endişelerimi paylaştım. İçerisinden geçtiğimiz bu zorlu süreçte Sağlık Bakanlığı’nın çalışmalarına destek vermeli ve koordinasyona zarar vermeyecek dayanışmayı büyütmeliyiz.”

Yukarıdan beri dikkat çekmeye çalıştığım polemikten vazgeçmemiz gerektiğini gösteren bu örnek sanıyorum meramımı anlatmaya yeterlidir.