Adaletin terazisiyle oynamaya kalkanların son durağı yine demir parmaklıklar oldu. Çaresiz kalan veya hukuki süreçleri kendi lehine çevirmek isteyen mağdurların zaaflarını hedef alan şebeke, akıllara durgunluk veren bir senaryoyla sahneye çıktı. Devletin en kritik kurumlarının adını kullanarak korku ve güveni aynı anda aşılamaya çalışan dolandırıcıların maskesi, savcılığın titiz takibiyle düştü.

İnanılmaz Senaryo: "Bakanı Tanıyoruz"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nun yürüttüğü soruşturma, akılalmaz bir tezgahı gün yüzüne çıkardı. Dosyadan yansıyan bilgilere göre; Süleyman Solgun, Gökhan Hüseyin Sarıcı ve Abdullah Doğan isimli şahıslar kurbanlarına kendilerini MİT personeli olarak tanıttı. Şüphelilerin, devletin zirvesiyle, özellikle de bakan ve bakan yardımcılarıyla çok yakın ilişkileri olduğu izlenimi yaratarak ağlarına düşürdükleri kişileri manipüle ettiği kaydedildi.

Hedefte Cinayet Dosyaları Vardı

Vurgunun boyutu sadece sıradan adli vakalarla sınırlı kalmadı. Şebekenin en çok dikkat çeken yöntemi, içinden çıkılması en zor hukuki problemleri, bilhassa da "cinayet vakalarını" tereyağından kıl çeker gibi çözme vaadiydi. Bu yolla mağdurlardan haksız kazanç sağlayan şahısların izi adım adım sürüldü.

İki İlde Dört Adrese Baskın

Kimlikleri ve bağlantıları netleşen zanlılar için düğmeye basıldı. Ankara ve İstanbul'da daha önceden tespit edilen dört ayrı adrese operasyon icra edildi.

Gözaltına alınan üç şüpheli, emniyetteki çapraz sorgularının tamamlanmasının ardından sabah saatlerinde Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan zanlılar, tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

Kaynak: AA