Mekkelilerden bile önce Müslüman olan Habeş Kralı Necaşi‘nin torunları Somalililer, bu günlerde yaşadıkları insanlık dramında sadece Müslüman milletlerden yardım talep ediyorlar.
Enerji Bir-Sen Genel Teşkilat Sekreteri Mehmet Doğan, İHH ile birlikte başta Memur-Sen olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından gönderilen yardımların dağıtımına bizzat katılmak ve bölgedeki durumu görmek için Güney Afrika‘nın Kenya Somali sınırı giderek yardım faaliyetlerinde bulundu.
Yardımların dağıtılması ve bu ülkelerde yaşanan insanlık dramıyla ilgili izlenimlerini paylaşan Mehmet Doğan, 650 bin mültecinin yardım beklediği Daadap Kampı‘nda ve bölgesinde kalarak, yardımların dağıtılması organizasyonlarına katıldığını, bu süre içinde büyük bir insanlık dramına şahit olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler 20 yıldır kalıcı çözümler üretemediği, belki de üretmediği su ve enerji olmadığı için insanların çaresizlik içinde olduğunu belirten Doğan; "Somali‘de büyük bir insanlık dramı yaşanıyor. Yaşanan bu dram bütün Müslüman milletler için çok büyük bir imtihandır" dedi.
Kafa karıştıran soru işaretleri
Somali‘de organ kaçakçılığı ile ilgili birçok iddianın ortaya atıldığını dile getiren Doğan; "BM bunlara ya ses çıkarmıyor, ya da bu insanlık ayıbına göz yumuyor" dedi. BM bulunduğu yardım yapılan her ülkede organ kaçakçılığı ile ilgili haberlerin kamuoyuna yansıyarak ayyuka çıktığını, 19 Ağustos 2011 tarihli yayımlanan bir makalede birçok haberde bütün bu oyunların gözler önüne serildiğini anlatan Doğan, iddiaların gerçekten mide bulandırıcı olduğunu söyledi.
Doğan, bölgede hafızlık kurumunun hala işlerliğini devam ettirdiğini de kaydederek, "Daadap kampının dört büyük kamp alanından İFO 1-2, Hegedere, Degehaley kamplarının her birinde erzak dağıtımının ne kadar büyük bir sabır, tevekkül, olgunluk ve düzen içinde gerçekleştiğine tanık olduk. Bu aç- biilaç insanlar, bize ne kadar minnettar olduklarını ifade ederken aynı zamanda kendileri açısından çok daha önemli gördükleri bir ihtiyaçlarından bahsettiler. Göç yaşamadan önce hafızlık eğitimine başlayan çocukların hafızlıklarının yarım kalması, en büyük sorunları. Bunun için adına "duksi‘‘ dedikleri hafızlık için çalı çırpıdan odaları yapılması gerekiyormuş. O zaman fark ettik ki, buradaki yetişkinlerin ve çocukların çoğu hafız. Her türlü çaresizliklerine rağmen, Müslüman olmayanlardan yardım kabul etmeme hassasiyetlerini sürdürmeleri de bir başka ibretlik duruş olarak karşımızda" dedi.
Mekkelilerden önce Müslüman olan Somalililer
Doğan, bölgede yaşanan insanlık dramına rağmen de insanların dini vecibelerini yerine getirdiğini de söyleyerek, bu konuda hiçbir zaman taviz vermediklerini söyledi. Doğan, "Somalililer her türlü zorluğa açlığa göğüs germiş, dinlerini açlığa susuzluğa rağmen misyonerlere, emperyalizme canları pahasına olsa satmayan. Dünyada ki Müslümanlara örnek olacak bahtı kara, insanı kara Afrika‘nın tavizsiz olarak İslami yaşayan yüzleri kalpleri, gönülleri aydınlık nurlu din kardeşlerimiz. Çok samimi davranıyorlar. "Bizler Kral Necaşi‘nin torunlarıyız" diyorlar. "Mekkelilerden önce Müslüman olduk" diyorlar. Hani hatırlarsınız; İslam‘ın yayıldığı ilk yıllarda Habeşistan Kralı Mekke müşriklerinin zulmünden dolayı Habeşistan‘a hicret eden seksen kadar Müslüman‘a sahip çıkmış, Mekke müşriklerine teslim etmemişti Kral Necaşi. Hazreti Cafer‘in okuduğu Meryem suresini dinlemiş, "sizin dininiz ile benim dinim arasında şu çizgi kadar bir fark var" demişti. Efendimize hediyeler göndermiş, bilahare Müslüman olduğunu bildirmişti" dedi.




