Bismillâhirrahmanirrahîm;
SEÇİMLER sonrası Saadet Partisi ve Gelecek Partisi milletvekilleri bir araya gelerek, Saadet Partisi çatısı altında, Saadet Partisi TBMM Grubu’nu kurdular. Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nin, Türkiye’nin sorunlarını bir an önce çözmek için kurdukları Meclis grubu, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Grup, TBMM’deki ilk toplantısını 6 Temmuz Çarşamba günü yaptı. Grupta iki partinin genel başkanları birer konuşma yaptılar.
Saadet Partisi 21 yıldır TBMM’de “grup olarak” temsil edilemiyordu. Bu yüzden ilk yapılan toplantıya büyük bir heyecan dalgası hâkimdi. Gelecek Partililer de bu coşkuya eşlik ettiler. Gelecek Partisi, halkımızın bunaldığı bir dönemde, büyük bir feraset örneği gösterdi. Saadet Partisi’nin özgül ağırlığını gördü; yüksek bir fedakârlık örneği ortaya koydu. Bu sebeple, Gelecek Partisi Genel Başkanı, eski Başbakan, Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’na ve yönetimlerine teşekkür ediyorum.
Her iki genel başkan da temel konularda ortak mesajlar verdi. “Önce ahlâk ve maneviyat merkezli bir duruş ortaya koyacaklarını”, çalışmalarda “hayra motor, şerre fren olma” esasını benimsediklerini açıkladılar. Saadet Partisi Meclis Grubu’nda konuşan Genel Başkan Temel Karamollaoğlu, “Siyaseti servet ve mevki edinme değil; kitleye hizmet üretme fırsatı kabul ettiklerini” belirterek şöyle devam etti:
“Siyaseti zatlarına mahsus kudret zemini olarak görenler bizimle uzlaşamazlar. Kudret sahibi olmaya değil; adaleti hâkim kılmaya, millete hizmet etmeye geliyoruz.”
HAKK’I ÜSTÜN TUTACAĞIZ
SAADET Partisi’nin grup olarak Meclis’te temsil edilmesi büyük bir ihtiyaçtı. Bir partinin, Meclis grubuna sahip olması şöyle avantajlar getiriyordu:
Her hafta Meclis’te yaptığınız grup toplantısı TV’lerden canlı yayınlanıyor. Partinizi geniş kitlelere tanıtıyorsunuz. Anayasa Mahkemesine başvuru hakkınız doğuyor. Meclis grup başkanı ve başkan vekilliklerine sahip oluyorsunuz. Bakanlıklarda komisyon üyelikleriniz oluyor; bütçenin yapılmasında söz sahibi durumuna geliyorsunuz. İdare amirliği ve kâtip üyelikler de var.
Zaten Saadet Partisi, en ciddi, planlı, disiplinli çalışan bir teşkilâttır. Gelecek Partisi’nden gelen milletvekilleriyle birlikte daha da güçlendiler. Saadet Partisi Grubu’nun sahneye çıkışı muhteşem oldu. Hepimize ümit ve güven verdi. İnanıyoruz ki, bu birliktelik muhterem Erbakan’ın da ruhunu hoşnut etti. Çünkü başlangıç toplantısında Erbakan Hoca’mızın siyasi mesajları öne çıktı. Hakkı yenilmiş büyük bir liderin başlattığı büyük dava yerde kalmayacak, gelecek nesillere de aktarılacaktı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, grup konuşmasında, Parlamento çalışmalarını 5 temel ölçü ile yapacaklarını açıkladı: “1. Güçlü Türkiye, 2. Müreffeh Türkiye, 3. Üreten Türkiye, 4. Özgür Türkiye, 5. Öncü Türkiye.” Bilge Başkan, hükümeti de şöyle uyardı: “Gelin, israftan vazgeçin! Yolsuzluk ekonomisini terk edin. Atamalarda adam kayırmayı bırakın!” Pehlivan mindere çıkışından belli olur denir ya! Saadet Partisi grubu başlangıç çıkışında güzel bir imtihan verdi.
İNSAN MERKEZLİ SİYASET
GEÇMİŞTEKİ Millî Görüş’ün 4 partisi ile bugünkü Saadet Partisi, hep “insan merkezli” bir siyaset izlediler. İlk günden beri davalarından vazgeçmedi; güce boyun eğmediler; makamlara aldanmadılar. Kendi partilerine oy versin, vermesin; halkın tamamına hizmet etmeyi esas aldılar. Her vatandaşı birinci sınıf insan olarak gördüler. Adaleti herkes için istediler. Mülkün adaletle ayakta kalacağının farkındaydılar. “İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır” ilkesiyle çalıştılar.
Genel Başkan Temel Karamollaoğlu, yapıcı muhalefet anlayışını benimsediklerini; iktidarı düşündürecek, yanlış icraatlarını bıraktıracak adımlar atacaklarını söyleyerek şunları anlattı:
“Millî Görüşçü olmak Hakk’ı üstün tutmakla olur. Bize karşı, edeple bağdaşmayan, ahlâkî olmayan sözler ettiler. İftiralar attılar. Grup kurmamız Meclis’te müzakere etme imkânını sağlayacak. İsraf, yolsuzluk ve yanlış politikalardan vazgeçmedikçe Türkiye ekonomisi düzelmez. Âdil devlet, insanca yaşam ve âdil paylaşım hedefimizdir. Heba edecek zamanımız yoktur.”
Saadet Partisi iktidardan ümidini kesenlerin umudu olacak. Çünkü milletimizi temsil eden tüm siyasi partilerle konuşup, anlaşıp, uzlaşabilen tek partidir. Bu anlamda Saadet Partisi Meclis Grubu sürükleyici bir fonksiyona sahip olacaktır.
Sekiz ay sonra yerel seçimler var. Meclis, Ekim ayına kadar tatile girse de, bu seçim süresi altın kadar kıymetli bir değere sahiptir. Milletimiz hak ve adaleti; efsanevî Milli Görüş Belediyeciliği’ni özlemiştir. “Rüşvet alan da, veren de mel’undur” sözünün belediyelerin girişine asıldığı günleri… Ey Millî Görüş kadroları! Gözler üzerinizde! Hepinize kolay gelsin!”