SURİYE iç savaşı
beş yıldır devam ediyor. Esad rejiminin değişmesini isteyen bir grup muhalifin
protesto gösterisiyle başlayan yumuşak güç kalkışımı, giderek silahlı güç
kalkışmasına dönüştü. Sivil başkaldırı askeri başkaldırıya dönüşünce ilk önce
ABD nin sonra da ABD ye güvenerek Türkiye nin olaya müdahil olması sonucu
Suriye iç savaşı iç savaş olmaktan çıkarak bölgesel bir savaşa doğru gitmeye
başladı. ABD başta muhalifleri destekledi. Türkiye de ABD nin desteğine
güvenerek muhalifleri desteklemeye, hatta muhaliflerin ileri gelenleriyle
İstanbul da toplantı yapmaya kadar vardırdı işi. Ne zaman ki muhaliflerin
Müslümanca düzen istediğini gördü ABD, o zaman desteğini durdurdu. Desteğini
durdurmakla kalmadı kendi çıkarlarına göre ki ABD desteklerken de kendi
çıkarlarına göre destekliyordu, olayı perde arkasından izlemeye/yönetmeye
başladı. Bu arada Esad ın en fazla altı ay dayanacağını Türkiye ye inandırdı.
Türkiye ABD ye göbek bağıyla bağlı olduğu için ABD politikalarına uygun hareket
etmesi şarttı. Böylece ABD yapımı BOP un, sahibinin elini ateşe sokmadan Suriye
ayağı da başarıyla gerçekleşecekti. Burada önemli bir etken göz ardı edildi.
Aslında göz ardı edilmedi de ABD daha önce Gürcistan ve Ukrayna konusunda altında
kaldığı için Suriye de üste çıkmak istiyordu. Neydi bu etken Doğu blokunun
ağası Rusya! ABD, karşı güç Rusya ya Gürcistan ve Ukrayna sahasında
kaybetmişti. Suriye de ise kaybettiği itibarını elde etmek istiyordu. Sonuç
olarak muhaliflerin yumuşak güçle başladıkları başkaldırı iki büyük askeri
gücün bilek güreşi yapması düzlemine geldi. Gelinen noktada Suriye iç savaşının
neden ve nasıl çıktığı bile unutuldu neredeyse! Dünyanın bütün terör örgütleri
Suriye de cirit atmaya başladı. Esad Rusya ya gitti resmen kendi ülkesini
bombalamasını istedi. Ertesi gün Rusya Suriye de çeşitli yerleri bombalamaya
başladı. Rusya bombardımanı halen sürüyor. Sürüyor sürmesine de egemenliği
altına aldığı Suriye de, egemenliğine tehdit olarak gördüğü her unsuru yok
etmek için hedef ayrımı yapmıyor. İşte bu hedef ayrımı yapmamasına Türkiye yi
de dâhil etmeye ramak kala olan oldu. Türkiye sınırını ihlal etmesiyle Osmanlı
tokadı Rusya nın suratında patladı. Nedir bu Osmanlı tokadı
Rusya savaş uçağıyla pervasız bir şekilde Türkiye
sınırını ihlal edince, Türk Silahlı Kuvvetleri F-16 savaş uçağıyla Rus savaş
uçağını düşürdü. Rus savaş uçağının düşürülmesinden sonra Rusya devlet başkanı
Putin tam bir Moskof gibi hareket ederek düşmanca açıklamalar yaptı.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gereken cevabı gerekli bir şekilde verdi.
Putin Türkiye nin özür dilemesi gerektiğini söyledi, Erdoğan ise Türkiye
sınırını ihlal ettiği için Rusya nın özür dilemesi gerektiği cevabını verdi.
Putin eski bir Moskof gibi hareket ederek Rusya da Türk işadamlarını
tutuklattırdı ve Türk mallarını Rusya ya taşıyan tırları Rusya ya sokmadı.
Bunun üzerine Türkiye Dışişleri, Rus büyükelçisini çağırdı. Bu arada Rusya,
Doğu Akdeniz e savaş gemisiyle uzun menzilli füze sistemleri gönderip
konuşlandırdı. Rusya nın yüz yıl öncede kalan Moskof ruhu hortlamış bulunuyor.
Buna karşılık Türkiye ne yapmalı
Türkiye saldırgan politika izlemelidir. Çünkü Rusya bu
saatten sonra dostane politikalardan anlamaz. Suriye ateşi ülkemize düşmeden
Türkiye hükümeti saldırgan önlemler almalıdır. Artık bu mesele milli bir
meseledir. Rusya, Suriye deki ateşi ülkemize taşımaya çalışıyor. Türkiye
hükümeti sıkı irade göstermelidir. Gerekirse Bayırbucak Türkmenlerini korumak
için kara harekâtı başlatmalıdır. 1974 te Kıbrıslı Türkleri katliamdan
kurtarmak için Kıbrıs adasına çıkan Türk ordusu, Kızıldağ a da çıkabilir. Bu
güç var. Ordu olarak da millet olarak da var! Yeter ki siyasal irade olsun!
Suriyelilere biz bakıyoruz bize kim bakacak, hiç
kimse! Çünkü bizim bu topraklardan başka
gidecek yerimiz yok. Türk milleti başka milletlere benzemez; Rusya bunu
bilmelidir!