Şunu iyi bilelim ki: En büyük olan ALLAH Teâlâ nın kelâmı

Kur an-ı Kerîm, nerede bulunursa orası kıymetli ve değerli olmaktadır. Mesela:

Kur an-ı Kerim in kendisine indirildiği Peygamber, sevgili Peygamber (S.A.V.)

Efendimiz Peygamberlerin en büyüğü; indiği ümmet, bizler ümmetlerin en

hayırlısı; indiği ay en büyük ay, onbir ayın sultanı; indiği gece, kadir gecesi

bin aydan daha hayırlı; indiği yerler Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere

en kutsal yerler olmuştur.

Bu sebeble biz de Kur an-ı Kerîm i okur-okutur, O nun

ahlâkıyla ahlâklanır, O nu şahsî hayatımıza, ev hayatımıza ve iş hayatımıza

hakim kılarsak, biz de ALLAH Teâlâ nın kıymetli ve değerli bir kulu,

Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin de kıymetli ve değerli bir ümmeti olmuş

oluruz.

Kur an-ı Kerim in Ramazan ayında yeryüzüne inmeye

başlaması yanı sıra, âlemlere rahmet olarak gönderilen, yaratılmışların en

faziletlisi, ALLAH Teâlâ nın en sevgili kulu, insanlık için en yüksek ahlâk örneği

Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed (S.A.V.) Efendimize peygamberlik görevi de bu

ayda verilmiş oluyor.

2- İslam ın beş şartından biri olan orucun, Ramazan

ayında tutulması farz kılınmıştır. . Cenab-ı Hak şöyle buyurur:

... Artık sizden her kim o Ramazan ayına erişirse onun

orucunu tutsun...

ALLAH Teâlâ, insana köklü bir irade terbiyesi veren,

nefsin bitmeyen arzularına karşı koyma alışkanlığı kazandıran, dinimizin

çizdiği çerçevede yaşayabilme ruh olgunluğuna ulaştıran, kötülüklerden

arındırarak adeta melekleştiren ve ALLAH Teâlâ ya yaklaştıran orucu, bu aya

tahsis etmek suretiyle, Kur an-ı Kerîm in indirilmeye başlanmasının hatırasını

ebedileştirmiştir.

3- Bin aydan daha hayırlı olduğu Kur an-ı Kerimde açıkça

bil-dirilen ve Mü minler için ALLAH Teâlâ nın en büyük lütuflarından biri olan

Kadir Gecesi bu ayın içinde bulunmaktadır. Bu mübarek gecede melekler

yeryüzüne inerek bütün Mü minleri selâmlar.

Kalblerimize nûr, toplumumuza huzur, evlerimize mutluluk,

sofralarımıza bereket getiren mübarek Ramazan ayı, mü minler için manevi değeri

pek büyük bir rahmet mevsimidir.

Merhameti sonsuz olan Yüce Rabbimiz bu rahmet mevsiminde,

her zamankinden daha çok kullarının dualarını kabul eder, günahlarını bağışlar,

işledikleri hayırları, yaptıkları ibadetleri fazlasıyla mükâfatlandırır.

İşte bu özellikler ve manevi güzelliklerle dolu Mübarek

Ramazan ayını, şanına layık bir şekilde ibadet ve iyiliklerle

değerlendirdiğimiz takdirde kazancımız büyük olacak, ebedi saadet yurdunun

kapıları bize açılacaktır.

Evet, ilahi rahmetin bütün Mü minleri kuşattığı mübarek

Ramazan ayını, çok iyi değerlendirmeli, Yüce Rabbimizin lütuf ve rahmetinden

azami derecede faydalanmaya çalışmalıyız.

İmam Rabbani (K.S.) Hazretleri, Mektubat isimli

eserinde şöyle buyuruyor:

Bilinmelidir ki, Ramazanı şerif ayı çok büyük bir aydır.

Bu ayda, namaz, zikir, sadaka gibi yapılan her nafile ibadet Ramazan ayının

dışında yapılan bir farzı edaya denktir. Bu ayda bir farz eda eden ise, diğer

aylarda yetmiş farz eda etmiş gibidir. Kim bu ayda bir oruçluyu iftar

ettirirse, günahları affolur, kendisi cehennemden azat olur ve iftar ettirdiği

kişinin ecrinden bir şey eksilmeden, bir mislini de iftar ettiren alır.

Bu ayda, kölesinin ve işçisinin işini hafifleteni ALLAH

Teâlâ affeder ve cehennemden azad eder. Ramazan ayı girdiğinde Resûlullah

(S.A.V.) Efendimiz, bütün esirleri salar ve isteyene izin verirdi.

Mübarek Ramazan-ı şerif ayı, bütün hayırları ve

bereketleri kendinde toplamıştır. Bu ayda hayırlara muvaffak olan kişiyi,

senenin tamamında ALLAH Teâlâ muvaffak kılar. Her kim bu ayı kalb huzuru ile

geçirir ve bu ayın hayır ve bereketlerinden nasibini alırsa, senenin tamamını

kalb huzuru ile geçirmeğe muvaffak olur ve bu ayda bulunan bütün hayır ve

bereketlere nail olur. Bu ay, kalp huzuru olmaksızın, dağınıklık üzere geçerse

bütün sene dağınıklık üzere geçer. O halde bu ayı ganimet bilerek bunda kalb

huzurunu kazanmaya çok çalışmak lazımdır.