Dünyaya teker teker geliyoruz, teker teker gidiyoruz. Meydanlarda binlerce insan arasında dururken teker teker nefes alıyor nefes veriyoruz. Bin baş bir yerde olsa her birinin başı ayı ayrı ağrıyor.

Baş ağrısı olmaması için herkes kendi  başının çaresine bakmakla görevli. Ahirette de herkes kendi yaptığından sorumlu olacak.

Doğumuna ve ölümüne engel olamayan, basit bir ağrıya bile dayanamayan  insan, malına, makamına, rütbesine, otoritesine, gücüne  dayanarak Yaratanına karşı baş kaldırmasın. "Bana kimsenin gücü yetmez" demesin (Beled 5) Ana rahmindeki küçüklüğünü hatırlasın. Karnında taşıdığı gübreyle övünmesin. Sırtına giydiği kürkü hayvanın biri  beş sene giydiği halde  hayvanlıktan kurtulamadı.

"Yığınlarca mal tüketir de kurtulamaz" (Beled 6) imansızlığını, isyanını, tutunduğu yeri, harami köşkünü kaybetmemek için korumalara tomar tomar dolar dağıtır. Yetkililere rüşvet verir ama yine de kader kişinin yakasını bırakmaz. Bazıları aleme ibret olsun diye Nemrut, Firavun, Karun gibi  dünyada canlandırılır ve tarihin direklerine  ibret levhası olarak asılır.

Dünyayı 2000 li yıllarda  "mafya ile medya yönetecek" diyen baba Bush un sözü  doğru değildir.

Sözün doğrusu . "Dünyayı ya Rahmani  vahiy veya  şeytani vesvese yönetecek." Otoriteyi elinde tutan Firavun,  servete sahip Karun ve bilime hükmeden Haman üçlü çetesi Rahmanın vahyine göre hareket eden Hz. Musa karşısında yok olmuşlardır.

Mukaddes belde Mekke de  Hz. Muhammed i  öldürme kararı alanlar yok oldular.

Mekke mukaddes belde diye yeşilini yolmayan, bitini öldürmeyen çevreci Ebu Cehil ve yandaşları Allah Resulünü öldürmeye  teşebbüs ederler.

Kerbela da  Hz. Hüseyin i şehit eden Yezid in  adamları hacda ihramlı iken  bit öldürebilir miyiz diye  Hasanı- Basri ye  takva sorusu sorarlar.

Fransa nın Strazburg kenti yakınlarındaki  Struthaf kampında  Hitler in komutanı çevreye önem verdiğinden kış boyu ısınmak için bir tek ağacı kestirmemiş ama 50 bin Yahudiyi yakmış ve kamptaki askerlerini ısıtmış.

Şeytani vesveseye kulak veren kim olursa olsun aynısını yapacaktır.

Sözün özü. Şeytani vesveseyle hareket eden, Rahmana kulak tıkayanlar her asırda olacak ve Allah ın kulu olanları kendilerine kul yapmaya çalışacaklar.

Bizlere iki göz, bir dil  ve iki dudak veren, doğru yolu da eğri yolu da gösteren Allah ın  yolunda yürürüz. (Beled 8, 9, 10) paragözlere karşı karagöz oluruz. Gözdağı verenlere gözü pek davranırız. Göz boyayanlara karşı açıkgöz oluruz.  Bu halkı gözden çıkaranları, güvenmeyenleri gözden düşürürüz.  Aç gözlülere karşı tok gözlü oluruz. Gözü doymayan hazine soyguncularına göz açtırmayız. İlim için göz nuru dökeriz, günahlarımızı göz yaşıyla yıkarız.

Zorluklara göğüs gereriz. Yolumuz yokuşa sürülse gönlümüzle iniş yaparız. Boyunlara vurulan boyundurukları kırarız. Fakiri ve yetimi kollarız. İman yolunda sabrı ve merhameti tavsiye ederek yolumuza devam ederiz.

Şeytanın vesvesesine kapılanların, yakıp yıkanların sahip oldukları yıkıcı güç, bizim gönlümüzde bir serçenin kanadını saran adamın gücü kadar yer bulamaz. Korkutarak kendilerini sevdiremezler.