Beşiktaş, Brugge karşısında ilk maçı pisi pisine 2-1 kaybetti. Peki, bizim temsilcimiz maçı çok mu iyi oynadı Kenardan Beşiktaş takımı iyi yönetildi mi Maçın taktiksel yönetiminde Biliç doğruları yaptı mı Oyuncuların fiziksel duruşları ne merkezdeydi

Bu soruların ışığında Brugge’de oynana ilk maçı analiz edelim. Beşiktaş, rakibinin lig ve Avrupa kupaları oyunlarını iyi izlemiş ki, oyun alanında genişlik ve derinlik bırakmadan oynamaya kurgulanmıştı. Bunu da fizik gücü yettiği kadar uygulayabildi. Belçika takımı, karşısında savunmasına yığılacak veya tam tersine favori gösterildiği için gaza gelip rakibe oyun oynama sahaları bırakacak bir rakip olup olmadığını bir türlü çözemedi.

Devrede içeri bir Avrupa Kupası deplasman maçında alınabilecek en iyi sonuçlardan biriyle girildi. Şimdi ikinci yarı Belçika takımı yüklenecek miydi Bu arada Demba Ba’nın giderek imdat isteyecek duruma gelişine Biliç ne gibi bir çözüm düşünüyordu Gökhan Töre’ye, “Sen çok fazla gerilere gelip top alma... Bunu yaptığın zaman işi bitirecek  vuruşu da yapamıyorsun, pası da veremiyorsun. Dolayısıyla kale yakın yerlerde driplinge olayı gir” ikazı yapılacak mıydı Geri dörtlüye bir Franco aşısı yapıp, Necip’i öne çıkartarak Oğuzhan gevelemesine son verilecek miydi

Evet, Gökhan Töre rakip kaleye yakın bir yerde topu alıp, rakiplerinin önünden geçerek harika bir vuruşla golü yaptı. Bu Biliç’in ikazı sonucu muydu, yoka öylesine kendiliğinden mi gelişti. Demba Ba hayalet oyununu oynamaya devam ediyordu. Ne de güzel olmuştu, rakip geriye düşmüştü. Kim bilir belki de derinlik bırakarak risk alacaktı. Hani Pektemek koşularıyla, fiziksel müdahaleleriyle daha mı yıpratıcı olurdu Belçika takımı bunu görüp savunmasını başka gollere kapatmak adına mı davranırdı Hayır, çıkmaya başladılar bile... Nihayet Oğuzhan alındı ama, Necip hala stoperde idi. Üstüne üstelik rakip sahaya bir siyahi canavar sürdü. Ve Biliç hala uykudaydı. Öyle bir buldozerin karşısına Ersan’ı dikip, Franco neden oyuna alınmıyordu ki Aaa o da ne Olcay çıkıp yerine Pektemek girmez mi Ve maçı 2-1 kaybettik. Dua edelim de, o siyahi canavar oyuna daha erken alınmadı. Duam edelim de yaptığım ve yapmadığımız değişiklikler rövanşa altından kalkılamaz bir yük altına sokmadı. Tolgay’ın da önü doğru bulunmaz bir Hint kumaşı olduğu da ortaya çıktı. Demek mi bu maçta, hele hele oyunun Beşiktaş lehine oluştuğu ilk bölümlerde Sosa ve Atiba olsaymış Olimpiyat Stadı’ndaki rövanşta nargile bile yakılırdı.

Şimdi 2-1 var. Yani 1-0’lık bir galibiyet bile yetecek. Ama Atiba şart... Ama Sosa da öyle... Ancak ne var ki Beşiktaş’ın bizim ligdeki ara maçından sonra yeni bir perşembeyi kaldıracak fiziksel durumu ne merkezde olacak Ya da... Ben bilmem Biliç bilir! Pardon, bir de Liverpool maçının seyircisi gerekir gibi...