Muhterem Cemaat!

Zamanımızda savaşlar topla tüfekle yapılmıyor. Günümüzün savaşları psikolojiktir.

Psikolojik harp modelini dünyada ilk defa Çin liler uyguladı. Çin Devleti düşman seçtikleri halkı birbirine düşürdüler. Moğollar da aynı yöntemi uyguladılar. Osmanlılar farklı bir yöntemle bu uygulamayı yaptılar. Yaptıkları şu idi: Onlar teba içindeki âlimleri, gönül adamlarını fethedecekleri yerlere önceden gönderdiler. Halk arasında:

"- Ancak Osmanlı tebaası olursanız rahat edersiniz" kanaatini oluşturdular.Bu yalan da değildi. Bu eskilerin lisan-ı hâl dedikleri sözün öze karışmasıdır. Asla sömürmek veya şovenist bir galibiyet arzularını tatmin etmek için değildi.

Muhterem cemaat!

Bugün

Coco Cola ların, Parliament in, Marlboro nun

Mek Danıls (Mc Donalds) ın girdikleri ülkelerde özel bir misyonları vardır. Bunlar Amerikan yaşam tarzına özendirip kimliksiz ve kişiliksiz bir toplum oluşturup yönetmek içindir.

Hâl böyle olunca da daha önce yemediğiniz, içmediğiniz, giymediğiniz garâbet şeyler bile sofranızda veya üzerinizde olmadan yemeğe oturmuyor, onların da yattığı eşyaları kullanmadan aşağılık duygusundan kurtulamıyorsunuz.

Bu psikolojik harbin ta kendisidir. Tarif olarak denir ki:

Dost ve düşman topluluklarının duygularının, düşüncelerinin, davranışlarının, yaşam tarzlarının belli bir hedefi elde etmek için planlanarak, değiştirilmesi psikolojik harptir.

Muhterem cemaat!

Bütün dünyada olduğu gibi bizim toplumumuzda da dindarlaşma süreci var. Böyle bir seyir gayet normaldir.

Ancak bazı odaklar bu süreci tersine çevirmek sevdasındalar.

Şu bilgi meseleyi anlamamıza yardımcı olacaktır. Norveç bir Batı ülkesi. Bu ülke:

Nüfusu beş milyon civarında bir ülke!

Günlük gazete trajı üç milyon.

İki kişiye bir araba düşüyor.

Gayr-i sâfi millî hasıla 25 bin dolar.

Yılda bir milyon civarında kitap satılıyor.

Kültürlü bir toplum.

Zengin bir toplum.

Boşanma oranı % 55.

Gençlerin çoğu uyuşturucu bağımlısı.

Cinayetler gün geçtikçe artıyor.

Bu kadar pastaya rağmen bütün bu olumsuzlukları araştırmak üzere Norveç Parlamentosu "Mânevi DeğerlerKomisyonu" kurdu. Bu komisyon olumsuzlukların dni değerlerin kaybedilmesinden kaynaklandığını rapor etti. Şimdi süratle bu açığın kapatılmasına çalışılıyor.

Muhterem Cemaat!

Manevi potansiyeli olan ülkemizde de bunun eritilmesine çalışılıyor. Bunu yapanlar ülkemize ihanet ettiklerinin herhalde farkındadırlar.

Toplumdaki doğal olan dindarlaşmayı terörist bir hareket olarak algılayanlar yanlış yapıyorlar. Biran evvel kendilerine gelmelerini tavsiye ediyoruz.

Muhterem cemaat!

Bizler Ashab-ı Kehf i iyi anlamalıyız. O güzel insanlar hep kendi doğrularını anlatmışlardır. Asla inançlarına ters bir şey yapmamışlardır.

Aynen Ashab-ı Kehf te olduğu gibi hepimiz doğru bir metodla doğrularımızı anlatalım. İhlaslı ve samimi olalım. Asla menfaatlerimizi önümüze almayalım. Kulluk şuurumuzu kaybetmeyelim. İnanarak yapalım. Özümüz sözümüz birbirine uysun. Böyle yaparsak Allah ın dostları oluruz. Bu hiçbir zaman mahzun olmayacağımız manasına gelir. İnananlara yakışan da budur.