KIŞ bastırıp havalar soğudukça iç çatışma ve terör

sebebiyle yerlerini terk etmek zorunda kalan milyonlarca insan için çile daha

da yoğunlaşıyor. İster Suriye içinde yer değiştirenler, ister komşu ülkelere

sığınanlar için barışın bir an evvel sağlanması gerekiyor. Ne var ki, yakın

zamanda Irak ve Suriye de barışın geleceği pek görülmüyor. Bu arada, TSK nın

terör örgütü PKK ya karşı yürüttüğü operasyonlarla örgütün direnişini kırdığı

haberleri de insanları fazlaca sevindirmiyor. Çünkü Kandil ve Türkiye sınırları

içindeki sığınakları tahrip edilen terör örgütünün kışı geçirmek için Suriye ye

PYD nin kontrolü altındaki Kobani ye geçtikleri haberleri medyada yer alıyor.

Kobani nin ABD ve koalisyon güçleri, Rusya, Kuzey Irak yönetimi ve hatta

Peşmerge nin ülkemiz üzerinden ellerinde silahları ile Kobani ye geçmelerine

izin veren Türkiye nin desteği ile IŞİD den kurtarılarak PYD ye teslim edildiği

düşünüldüğünde özellikle Suriye de yaşananların pek çok planın iç içe geçtiği

bir tezgâh olduğu açıkça görülür. Başta ABD olmak üzere sömürgeci güçlerin

sahneye koyduğu plan bölgeyi yaşanmaz hale getirdi. Bu arada terör örgütlerine

de bir korunma alanı oluşturuldu. Bu hatırlatmanın ardından, Kış uykusunu

Kobani de geçirecekler. PKK, ABD korumasında başlığı atında verilen habere bir

de bu gözle bakmakta sanıyorum yarar var.

Aslında PYD nin PKK nın Suriye ayağı olduğu ülkemizi

yönetenler tarafından sıkça dile getiriliyor. Artık herkes biliyor ki,

Suriye deki çatışmalarda ABD, PYD yi partner, bir diğer ifadeyle kara gücü

olarak görüyor ve kullanıyor. Öte yandan Kobani PYD tarafından kurtarılmış

bölge olarak (Kanton) ilan edilmiş durumda. Netice itibariyle, PKK terör

örgütünün ortaya çıkışından bugüne geçen süre içinde başta ABD olmak üzere

Batılı ülkeler bu terör örgütüne her türlü desteği verdiler. Bugüne

gelindiğinde bu desteğin çekildiği ya da çekileceğine dair bir açıklama söz

konusu değil. Çünkü Hıristiyan dünya Irak ve Suriye söz konusu olduğunda terör

örgütü olarak IŞİD i görüyor ve mücadelede sadece bu örgüte yönelik. Böyle

olunca da ilan edilmemiş bir şekilde PKK ve PYD ye alan kazandırılıyor.

Bu arada Kobani nin IŞİD tarafından ele geçirilmesinin

ardından 200 bin dolayında Kürt mayınlı bölgeyi aşarak ülkemize sığınmış ve bu

sığınmacılara elden gelen yardım sağlanmıştı. Son zamanlarda 100 binin üzerinde

Kobanili evlerine geri dönmüşler. Geri dönüş öncesinde tamamen tahrip olmuş

Kobani nin biraz olsun oturulabilir hale getirilmesi için insani yardım

kapsamında Türkiye den 3 bin ton yardım malzemesi gitmiş. Ayrıca yıkılan

hastane, okul ve camilerin onarılmasının yanı sıra Kobani nin inşası için

Türkiye üzerinden 16 bin ton inşaat malzemesi gönderilmiş durumda. Gerek insani

yardımların gerek inşaat malzemelerinin elbette gönderilmesi gerekirdi. Ancak,

Türkiye nin bu insanca yaklaşımına rağmen eğer Kobani PKK militanlarına kışı

geçirmeleri için sığınak olarak tahsis edilmiş olacaksa bu kendi kendimizi

vurmamız anlamına gelmez mi En hafif ifadesiyle Türkiye nin insanca

yaklaşımına çirkin karşılık vermek anlamına gelmez mi Çünkü artık biliniyor

ki, PKK lı teröristler bir süreden beri Kobani yi eğitim ve barınma kampı

olarak da kullanıyorlardı. Şimdi ise kışı geçirme ve bahara hazırlanma

yerleşkesine çevirmiş olmayacaklar mı

Bu arada Hüda-Par Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu nun PKK

saldırıları yüzünden evlerini terk etmek zorunda kalan 10 bini aşkın

vatandaşımızın Kuzey Irak a göç etmek zorunda kaldığı açıklamasının da üzerinde

özellikle durulması, söz gelimi Şemdinli den PKK teröründen kaçan bu insanlar

Türkiye nin diğer bölgelerine dağılmadı da neden, Kuzey Irak Kürt yönetimi bölgesine

gidiyorlar sorusunun cevabının araştırılması gerekmez mi