Örgütten kaçarak emniyet güçlerine teslim olan 3 PKKlı bazı açıklamalarda bulunmuşlar.  Bu açıklamalar medya tarafından, "PKKlı teröristlerden çok itiraflar" başlığı altında verildi.

Bizim medyayı şok eden itiraflar neler

"Amerikalılar Kandile 2 kamyon M-16 getirdi" şeklinde kısacası PKKya Amerikanın silah temin ettiği şeklinde sözler.

Ayrıca kandırılıp Kandil Dağı na kampa getirilen genç kızlara tecavüz edildiği, kampta örgüt üyelerine şiddetli baskı uygulandığı ve bu baskıya dayanamayan bazı örgüt üyelerinin intihar ettiği şeklindeki açıklamalar medyada yer aldı.

Peki Amerikanın PKKya silah dahil her türlü desteği verdiğini ilk defa mı duyuyoruz Bu bilinmyen bir şey miydi Yıllardan beri sürüp giden bu destek herkes tarafından bilindiği halde üç itirafçının bilinen gerçekleri tekrarlamış olmasının "şok" olarak nitelendirilmesi gerçeği saptırmak anlamına gelmez mi

Medyayı ve kamuoyunu asıl şok etmesi gereken husus Amerikalıların PKKya silah desteği vermesi değil, terör örgütüne destek veren bu eli kanlı katillerin dost ve müttefik (!) olarak nitelendiriliyor olması değil midir Bu haberlere rağmen hala Amerikaya ciddi hiçbir karşılık verilmemiş olması esas bizi şok etmeli değil midir .

Demek istediğim o ki PKKdan kaçanların söylediklerinin hiçbirisi yeni ve bilinmedik şeyler değil.. Tüm halkımız bunları yıllardan beri biliyor. Yıllarca Çekiç Güçün PKKyı besleyip büyüttüğünü de biliyoruz. Bu ülkeyi yönetenler de biliyor ama, teröristleri destekleyenlere karşı hala elleri kolları bağlı duruyorlar. Düşmanımızın dostlarını dost olarak millete takdim etmeyi sürdürüyorlar. İşte esas sorun burada ve bu zihniyettedir. Medyayı şok etmesi geren bu zihniyettir, PKKitirafçılarının söyledikleri değil.

Haberle ilgili olarak bu kısa değerlendirmenin ardından konuyla ilgili kendisine soru yöneltilen Dışişleri Bakanı Gül şunları söylüyor:

"Ben burada(Kayseri) olduğum için Dışişleri Bakanlığı gerekli resmi tutanakları verir, askeri yetkililer de gerekli raporları verir. Gereğini yaparız, ister ABD olsun, ister bir başka devlet olsun bundan hiç kimsenin tereddüdü olmasın."

Ne demek hiç kimsenin tereddüdü olmasın

Şimdiye kadar ABDnin PKKya destek verdiğinden haberiniz yok muydu Bu gerçeği üç PKKlı itirafcının açıklamalarından mı öğrendiniz Eğer böyle ise vah benim ülkeme, vah benim insanıma..

Şahsen bizim bildiklerdimizi Erdoğan ve Gül başta olmak üzere tüm ilgililerin bildiğinden eminiz.. Bir şeyden daha eminiz o da tüm bilgilere rağmen Türkiyenin ABDye bu konuda ciddi bir baskı kuramadığıdır.

Bu arada aylardan beri PKK terör örgütüne karşı sınır ötesi operasyonun gereği vurgulanıyor ama bir türlü bu yönde adım atılamazken ve Türkiyede sınır ötesi operasyon tartışmaları devam ederken terör örgütü Kandil Dağında kamplarının yerini değiştiriyor. Bırakın Amerika ya haddini bildirmeyi biz izinsiz Kandil Dağına bir operasyon bile yapamıyoruz. Biz böyle iken yukarıya aldığım hemen yanı başına verilmiş olan "İran Kandili bombalıyor" başlıklı haberden kısa bir bölüm aktarmak istiyorum.

"Terör örgütü PKKnın uzantısı olan Kürdistan Özgür Yaşam Partisine (PJAK) yönelik operasyonlarını sıklaştıran İranın Kandil Dağını bombalamaya başladığı ileri sürüldü."

İran bunu ilk defa da yapmıyor. Geçtiğimiz aylarda da çeşitli defalar Kandil Dağı nı bombaladığını biliyoruz.. İran Kadil Dağını bombalarken ABDnin iznine ihtiyaç duymuyor, sıra bize gelince böyle bir ihtiyaç ortaya çıkıyor.

Terörle mücadele konusunda bizim esas sorunumuz işte burada ortaya çıkıyor.  Körü körüne Amerikan dostluğunu sürdürmek. Amerikaya karşı öyle bir dostluk sergiliyoruz ki Amerikan çıkarları uğruna kendi çıkarlaramızdan vazgeçiyoruz.. Bu kafa ve anlayış ile terörle mücadelede nasıl başarılı olunacak