Peygamber Efendimiz bir hadisi şeriflerinde, Musa

Aleyhisselamın kavmine, Yahudilere yazıklar olsun buyuruyor. Bu suçlu

kimselere yapılan bir tehdittir. Yahudiler için bir başka hadisi şerifte de,

onlar güya Allah ı aldattılar, Allah a karşı hileli davrandılar buyruluyor.

Kur an a göre beni İsrail lanetlenmiş bir kavimdir. Çünkü onlar birçok

Peygamber öldürdüler. Yahya Aleyhisselamı ve Zekeriya Aleyhisselamı öldürdüler.

Yahya Aleyhisselam, İsa Alehisselamın teyze oğludur. Yahya Aleyhisselamın

döneminde, İncil geldiği için Tevrat ın hükümleri kaldırılmıştı.  O da İncil e göre hüküm veriyordu. Bundan

dolayı bir olayda yakın akraba evliliğine izin vermedi. Yalnız evlenmek isteyen

iki Yahudi, Yahya Aleyhisselamı krala şikayet etmişti. Kral da evliliğe izin

vermesini istedi. Yahya Aleyhisselam ise Allah ın emrini çiğneyemeyeceğini

söyleyince,  çok genç yaşında öldürüldü.

Aynı şekilde Zekeriya Aleyhisselamı da bir çınar ağacının içinde öldürdüler. Peygamber

öldürmelerinden dolayı Allah onlara lanet etti. Tabi bu ilk suçları, daha sonra

mazlumlara para için zulmettiler. Tefecilik yaptılar. Haramı helal saydılar.

Allah a eli bağlı dediler. Büyücülük yaptılar. Zekeriya Aleyhiselam Allah ın

oğludur dediler. Ayrıca Yahudi milleti defalarca tövbesinden dönmüştür. Şimdi

de dünyanın başına beladırlar. Allah onların zulmünden tüm insanları emin

kılsın.

HADİS TEN ŞÜPHE ETMEK AKAİDİ BOZAR

Halk içinde öyle sözler var ki, söylendiğinde aynen

isabet ediyor. Ne diyor halkımız, yarım doktor candan yarım hoca imandan eder .

Şimdi günümüzde dinde reform konusunu bazı ilahiyat hocalarına ihale ediyorlar.

Milletten korkmasalar namazı kaldıracak adamlar. Namaz, salât, dua demektir.

Salat zaten Kur an da da dua anlamında var, cenaze namazı ile ilgili

olarak...Dua da ne zaman olursa olur diyorlar. Ancak o öyle olmaz. Peygamber

Efendimizin fiilen uygulaması var. Efendimiz beş vakit namazı rükûsuyla

secdesiyle kılmış, tevatürle günümüze kadar gelen uygulamaları var. Peygamber

yanlış mı yaptı yani Haşa... Bu insanlar hadisi de kabul etmedikleri için,

şüpheli diyorlar. Böyle acayip fikirler Allah muhafaza Müslüman ı imanından

eder 

MÜSLÜMAN İŞİN HİKMETİNİ DÜŞÜNMELİ

Halka farz-ı kifayeve emr-i ma ruf yapmak, biz hocalara

farz-ı ayndır. Biz, vatandaşa dini öğretmek zorundayız. Öğretmezsek, beş vakit

namazdan sonra da hesap vereceğiz. Hocanın ufkunun geniş olması lazım,

tecrübeli olması lazım. Yalnız kitaplara bağlı, kapalı kalmaması lazım.

Gittiğimiz yerlerde malum şimdiki tv ler, görsel iletişim araçları çok

yaygınlaştı, televizyonun girmediği ev yok. Böylelikle dünyanın her tarafındaki

her fikir, her olay evimize geliyor. Böyle bir durumda, Müslümanların bilgili

olmaları lazım, artık ninemden duyduğuma göre, dedem de hacı idi gibi

sözlerin devri geçti. Bir Müslüman ın, kendi inancını, Müslümanlığını

koruyabilmesi için doğru bilgiye ulaşması gerekir, bu da yetmez, zaten vatandaş

sorguluyor. Gittiğimiz yerlerde vatandaş neden diyor. Bu soruları kim

soruyor; komutan soruyor, adam Müslüman, İslam a da saygılı fakat izah istiyor.

Sorguluyor yani hükümleri. Hakim sorguluyor, doktor, mühendis sorguluyor,

vatandaş da sorguluyor. Bugünün insanı neden ve niçin sorularını soruyor, buna

gerek duyuyor, çünkü her fikir kendisine ulaşıyor. Zaten Müslüman sorgulamalı

ve işin hikmetini öğrenmelidir. Böylece imanını kuvvetlendirir.

HAK MEZHEP 4 TEN FAZLADIR

Zamanında İranlılar Müslüman olmuş, Mecusilikten bir sürü

şeyler getirmiş, Afrikalı Müslüman olmuş, bir sürü şey getirmiş, bunları bir

çırpıda atamıyor, bunlardan bir çırpıda kurtulamıyor. Türkler de Müslüman olmuş

ama Şamanizm den bir sürü şeyler var. Bu milletler, İslam a bunlarla gelmişler.

İşte bu nedenle İmam-ı Azam Hazretleri döneminde Bağdat ın bir mahallesinde bir

şeye  haram denilirken, öbür mahallede

helal deniyordu. İşte o zaman bu büyük imamlar ortaya çıkmışlar. Bu olayları

Kur an ve Sünnete göre, yanlıştır ya da doğrudur diye gerekçeleriyle

cevaplamışlar, açıklamışlar. Bunlar bir kişi değil. Bizin şimdi İslam âleminde dört

tane mezhep peşinde gidiyoruz. Dört tane değil, çok var. Çok büyük olanlar 29

tane sayılıyor. Çok değerli âlimler. Olayları kendileri doğrudan doğruya Kur an

ve hadisten yorumlayan, hüküm çıkaran 29 kişi sayılıyor. Daha da çok da, meşhur

olanları bunlar. Ama zamanında ses getirmiş, çevre edinmiş, vefat ettikten

sonra yokolup gitmişler. Dört tanesi böyle olmamış, İslam alemi bu dördünün

peşinde kümelenmiş. Mezhepler böyle meydana gelmiş. Yani bu adamlar ben mezhep

kuracağım diye ortaya çıkmamış. İnsanlar bakmışlar ki görüşleri Kur an ve

Sünnet ışığında isabetli

Mezheplerin görüşleri bu şekilde meydana gelmiştir. Bu da

Kur an a uygundur. Kur an-ı Kerim de Bilmiyorsanız, zikir ehline sorun

(Enbiya 7) buyuruluyor. Kur an-ı Kerim de böyle iki yerde ayet vardır.