Peygamber kendi başına geleceği bilmez.

Fakat Allah geleceği bilir.

Geleceğin sahibi olan Zat ona gelecekle ilgili bazı bilgileri ilham, rüya veya vahiyle (buradaki vahiy Cebrail’in verdiği bilgilerdir) veya bilemediğimiz başka bir yolla bildirebilir...

Bu nedenle toptancı yaklaşımla “peygamber geleceği bilmez” hem yanlış bir yaklaşım ve hem de olayı anlamamaktır…

Peygamberin bu konuda birçok sahih hadisleri olduğu gibi zayıf hadisleri de vardır. Zayıf hadisleri eleyebiliriz ama sahihleri kabul etmek lazım...

Sonuçta Kur’an’da da gelecekle ilgili birçok ayet vardır. Bu ayetleri gönderen yüce Zat Resulüne neden bilgi vermesin...

Peygamber geleceği bilmez görüşü Mutezile’nin görüşüdür.

Biz Allah, dilerse Resulüne gelecekle ilgili bilgi verebilir. Kimse onun mülkünden tasarrufunu sınırlandıramaz, görüşündeyiz.

Peygamberin Allah’tan haber getirdiğine, cennet ve cehennem ile ilgili haberlerine inanıyoruz da neden iş gelecekle ilgili olunca duruyoruz.

Hâlbuki gelecekle ilgili bilgiler bazen hiç de salih olmayan hatta kafir insanlara bile (Notradamus’un kehanetleri çok popüler) gösterilebiliyor. Bunun haberlerini ve bilgilerini biliyoruz.

İş Resulullah olunca bu kadar kasılmamızın anlamı yoktur.

Kur’an’da da gelecekle ilgili birçok ayet vardır. Bu ayetleri gönderen yüce Zat Resulüne neden bilgi vermesin?...

Sonuçta Allah, bizim içinde bulunduğumuz zamanın dışındadır. Onun yanında geçmiş ve gelecek birdir.

Bunu birçok insan anlamıyor ama başlarını kaldırıp gökyüzüne baktıklarında gördükleri bazı yıldızların aslında olmadığını ve belki de binlerce yıl önce yok olduğunu bilmiyorlar. Çünkü bize onların ışıkları yıllar sonra geliyor. Biz onları gördüğümüzde ve var kabul ettiğimizde aslında onlar yok...

Bu konu ayrı bir konu...

Resulullah (sav), kendi başına bilmez bildirilmedikçe...

Sahih rivayetleri kabul edeceğiz. Zayıf rivayetler tartışılabilir...

NOT

Bu konuda Hz. Ebubekir gibi olunmalıdır. Ona senin arkadaşın bu gece semaya çıktığını Kudüs ’e gittiğinin söylüyor denildiğinde “O söylüyorsa doğrudur” demiştir.

SORU

Akli değil nakil bilgi istiyoruz hocam

Ibrahim Halil Er

Cennet ehli ve cehennem ehli ile ilgili birçok rivayet var Kütübü Sitte’de

“Gaybı bilen O’dur. Gaybını, razı olduğu rasulden başkasına bildirmez” (Cin, 26-27)

Hz. Yusuf şöyle buyurmuştur: “Size rızık olarak hangi yemek geleceğini daha gelmeden, ben size haber veririm” “Bu, Rabbimin bana öğrettikleri şeylerdendir” (Yusuf, 37) ayeti peygamberlere bu tarz bilgilerin verildiğini gösterir.

Bu ayet de Allah’ın beşerlere bile bazı bilgileri ilettiğini ispatlar: “Hiçbir beşer için, Allah’ın, bir vahiyle veya perde arkasından konuşması veyahut bir elçi gönderip de izni ile ona dilediğini bildirmesi dışında konuşması yoktur.” (Şûra, 51)

“Ben size, Allah’ın lütfuyla sizin bilmediğinizi bilirim demedim mi?” (Yusuf, 93-96)

Kur’an’daki Hızır kıssası da gaybın bilgisinin Allah tarafından bazı kullarına bildirildiğini anlatır: “Orada kullarımızdan bir kul buldular ki, ona katımızdan bir rahmet vermiş ve tarafımızdan bir ilim öğretmiştik. Musa ona “sana öğretilenden bir irşad olarak, bana öğretmen için sana tâbi olabilir miyim?” diye sordu.

O dedi: “Sen benim yanımda bulunmaya dayanamazsın. İçyüzünden haberdar olmadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin?”

Musa, “İnşallah sen beni sabreder bulacaksın, dedi. Hiçbir işte sana karşı gelmeyeceğim.”

O dedi ki: “Eğer bana uyacaksan, ben sana ondan bahsedip de bir söz söyleyinceye kadar hiçbir şey hakkında bana sual sorma.”

Böylece yola koyuldular. Gemiye bindiklerinde O, gemiyi deldi. Musa, “İçindekileri batırmak için mi gemiyi deldin?” dedi. “Andolsun ki, büyük bir şey yaptın.” O, “Sen benim yanımda bulunmaya sabredemezsin demedim mi?” dedi. Musa, “Unuttuğum için beni kınama; seninle olan arkadaşlığımı da zorlaştırma” dedi.

Yine yola koyuldular. Bir erkek çocuğa rast geldiklerinde onu öldürdü. Musa dedi ki: “Bir can karşılığında kısas olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün! Doğrusu, pek kötü bir şey yaptın.”

O, “Ben sana benimle beraberliğe sabredemezsin demedim mi?” dedi.

Musa dedi: “Eğer bundan sonra sana bir şey daha soracak olursam, benimle arkadaşlık etme. O zaman, benden ayrılmakta mazur sayılırsın.”

Yine yola koyuldular. Nihayet, bir belde halkına vardılar. Onlardan yiyecek istediler. Onlar ise, o ikisini misafir etmekten kaçındılar. Orada, yıkılmak üzere bulunan bir duvara rast geldiler. O, duvarı doğrultuverdi. Musa dedi: “İsteseydin, bu yaptığın işe karşı bir ücret alırdın.” O, “İşte bu, seninle benim ayrılışımızdır” dedi. “Şimdi sana, sabredemediğin şeylerin içyüzünü bildireceğim:

“O gemi, denizden geçimlerini sağlayan birtakım fakirlere aitti. Ben, onu kusurlu hale getirmek istedim. Çünkü arkalarında, bulduğu her sağlam gemiyi gasbeden bir hükümdar vardı.

Çocuğa gelince; onun anne- babası mü’min kimselerdi. Bu çocuğun, ileride anne ve babasına isyan etmesi ve onları inkâra sevk etmesinden korktuk. İstedik ki, onların Rabbi, kendilerine huy temizliği bakımından daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk versin.

Duvar ise, o şehirdeki iki yetim çocuğa aitti. Ve altında onlara ait bir hazine vardı. Babaları ise, salih bir kimse idi. Rabbin istedi ki, onlar yetişkin çağa gelince hazinelerini oradan çıkarsınlar. Bütün bunlar, Rabbinden bir rahmet eseridir. Yoksa ben kendi reyimle yapmış değilim. İşte, sabredemediğin şeylerin açıklaması budur.” (Kehf, 65-82)

Bu ayetler de Resullerin gaybı kendi başına bilemeyeceğini anlatmaktadır. (Ben gaybı da bilmem.) [Enam 50, Hud 31]

(Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır.) [Enam 59]...

(Allah size gaybı bildirmez; fakat dilediği Peygamberine gaybı bildirir.) [Al-i imran 179]

(Allah gayba kimseyi muttali kılmaz; ancak dilediği Peygamber müstesna. Çünkü her Peygamberin önünden ve ardından gözcüler salar.) [Cin 26, 27]

SORU

Allah’ın bilgisini Resulüne bildirmesi ile resulün gaybı bilmesi karıştırılıyor sanıyorum

İbrahim Halil Er

Evet. Başta da belirttim. Resullah tabi ki kendiden bir şey bilmez Allah bildirmedikçe...

SORU

Evliyaya kim bildiriyor peki gaybı ?

Ibrahim Halil Er

Yukardaki ayette geçti

“Hiçbir beşer için, Allah’ın, bir vahiyle veya perde arkasından konuşması veyahut bir elçi gönderip de izni ile ona dilediğini bildirmesi dışında konuşması yoktur.” (Şûra, 51)

mesela sıradan insan bile bazen gördüğü rüyaları gerçek olur. Bunlar gelecekle ilgili bazı bilgilerin Allah tarafından iletilmesidir.

SORU

Bana Allah bildirdi şöyle böyle olacak diye ortaya çıkanlar da zaten bunu diyor.

İbrahim Halil Er

Onları takmayın. Böyle bir bilgiye sahip olanlar salih olur. Mütevazı olur. Riyadan uzak olur. Bu bilgiyi güç ve nüfuza kanalize etmez, ehline açıklar, Bu tür insanların ameline bakacaksınız şekline değil...

Genelde bu tur bir bilgi herkese açıklanmaz. Bana şöyle oldu böyle oldu, denilmez. Bu sadece ehline açıklanır, yani gizli kalır... Böyle açıklamada bulunanlar şan şöhret peşinde koşanlardır, onlardan hayır ummayın...