Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz biz ümmetine hayırlı dualar etmiştir, bizim de O na salât ve selâm getirmemiz, Sünnetini uygulamamız, O nun yolundan ve izinden gitmemiz gerekir. Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz bizlere çok açık şekilde haramın azabının, helâlin hesabının olduğunu bildirmiştir. Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz çalışmayı, rızkını aramayı emretmiş; asalaklıktan, tembellikten, dilencilikten, istemekten çekindirecek öğütler vermiştir. Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz bizi dalkavukluktan, meddahlıktan, çok övücü olmaktan yalakalıktan, tabasbustan, yağcılıktan men etmiştir. Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz bize âhir zaman fitnelerini ve alâmetlerini bildirmiş, onlara karşı uyarmıştır.
Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz: "Emaneti olmayanın dini de yoktur" (İbn-i Hibban, İman, No: 194, 1/422) buyurarak emanete hıyanet etmenin kişiyi dinden imandan çıkaracak çok büyük bir günah ve isyan olduğunu haber vermiştir. Veyl emanetlere hıyanet edenlere!.. Veyl, işleri, vazifeleri, memuriyet ve makamları ehil ve layık olanlara değil de eşe dosta, akrabaya, arkadaşa, partiliye, hemşehriye veren hâinlere!..
Hz. Muhammed (S.A.V) Efendimiz, bütün âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir.
a- Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz Mü minlere rahmettir. O, dünyaya ümmetim diyerek teşrif etmiş, Mîrac da Rabb inden ümmetinin af ve mağfiretini dilemiş, hayatı boyunca bize bizden yakın olmuş, ebedî âleme irtihal ederken de, "Ümmetim, ümmetim diyerek irtihal etmiş, kıyamet gününde de mü minlere şefaatçi olacağını müjdelemiş bir Peygamberdir. Ebû Hureyre (R.A.)den rivayete göre Sevgili Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz: Ben mü minlere kendilerinden daha yakınım. (Buhari; Kefale: 5, Müslim, Feraiz: 4) buyurmuştur.
Yüce Rabbimiz; Kur an-ı Kerim de: "ALLAH Resûlü, mü minlere kendi canlarından daha yakındır." (Ahzab sûresi: 6)
"Mü minlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir..." (Tevbe sûresi: 128) buyurmuştur. Âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerden anlaşılacağı üzere ALLAH Resûlü, bize kendi nefsimizden daha yakındır. Nasıl olmasın ki, biz çoğu kez nefislerimizden kötülük görürüz. Halbuki, O ndan hep iyilik, kerem, merhamet, şefkat ve mürüvvet gördük. O, ilâhî rahmetin mümessilidir. Bu sebeple, elbette bize bizden daha yakındır. Bize şefkatli ve merhametlidir. Bakın Ebû Hureyre (R.A.)den rivayete göre Sevgili Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz ne buyuruyor:
"Kim, borçlu olduğu halde vefat ederse, o borcun ödenmesi bana aittir. Bir mal bırakırsa o varislerinindir." (Müslim, Feraiz: 14, 3/1237)
Dünya ve âhirette ALLAH Resûlü, mü minlere kendilerinden daha yakın olma keyfiyetiyle bir rahmettir. O nun bu rahmet yönü ebedlere kadar da devam edecektir.
b- Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz, devrindeki münafıklar için de rahmet olmuştur. Münafıklar, bu engin rahmet sayesinde dünyada azap görmediler. Camiye geldiler, Müslümanların içinde dolaştılar ve Müslümanların istifâde ettiği bütün haklardan istifâde ettiler. ALLAH Resûlü onlar hakkında perdeyi yırtmadı. Onların çoğunun iç yüzünü biliyordu. Hatta bunları Huzeyfe (R.A.)ya söylemişti de, (Buharî, Fezâilü l-Ashâb:20; İbn Esir, Üsdü l-Ğâbe, 1/468) Rivayete nazaran, bundan dolayı da Hz. Ömer (R.A.), Huzeyfe (R.A.)yi takip eder, O nun kılmadığı cenaze namazını O da kılmazdı. (İbnEsir, Üsdü l-Ğâbe, 1/468)