Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz bize, ebedî mutluluğa erişmemiz, kurtulmamız, Cennete girmemiz için; kendisini annemizden, babamızdan, eşimizden, çoluk çocuğumuzdan, en yakın dostumuzdan daha fazla sevmemizi öğütlemiştir. O bu sevgiye muhtaç değildir, biz O nu sevmeye muhtacız.
Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz bize merhametli olmayı, insanlara ve hayvanlara ve bitkilere zulm etmemeyi sıkı sıkı tenbih etmiş, bu yolda bize örnek olmuştur.
"Merhamet etmeyene merhamet edilmez" (Buhârî, Edeb: 18) buyurarak bizi uyarmıştır.
Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz bizi haram yeme konusunda uyarmış, haramın; yiyeni ve edineni cehenneme sürükleyeceğini, azaba sebep olacağını bildirmiş, helâl ve tayyib şeyleri kazanmamızı, yememizi sıkıca öğütlemiştir.
Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz, âdil olmamızı emretmiştir.
Hırsızlıktan yakalanmış olan Kureyş kabilesinin seçkin bir kadınını afvetmesi için şefaat dileyenlere, Hz. Aişe (R.Anha) validemizden rivayete göre:
"Muhammed in kızı Fatıma hırsızlık yapmış olsaydı, hiç tereddüt etmeden ona da cezasını verirdim" (Müslim, Hudud: 2, Buhari, Hudud: 11, Ebu Davud, Hudud: 4) buyurmuş, istenilen şefaatı kabul etmemiş, böylece adalet ve eşitliğe bağlılığın örneğini vermiştir.
Resûlullah (S.A.V) Efendimiz eline imkân geçse de, mütevâzi ve kanaatli hayattan ayrılmamış, bütün ömrü boyunca et ile buğday ekmeğini bir arada doyasıya yememiştir.
Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimizin bize getirdiği kurtarıcı şeriatta her türlü faiz kesinlikle haram kılınmış, ALLAH a iman edenler ve ebedî mutluluğa kavuşmak isteyenler faizden kaçınmak konusunda kesin şekilde uyarılmıştır.
Ahmedî şeriatta parayı yığıp istif etmek, depolamak yani kenz yapmak haramdır. Paranın yeterli miktarı geçinmek için, geri kalan kısmı ticaret, sanayi ve diğer iş sahalarında sermaye olarak, bir kısmı da ALLAH a malî ibadet yapmak, sâlih ameller işlemek için kullanılacaktır.
Resûl-i Kibriya Aleyhisselâtü Vesselâm Efendimiz parayı sevmezlerdi, kendisi için para biriktirmezlerdi, vefatlarında parası çıkmamıştır. Zaten O, Hz. Aişe (R.Anha) validemizden rivayete göre:
"Bize varis olunmaz, bıraktığımız sadakadır" (Buhârî, Ferâiz:3, Humus:1, Cidâd: 80, Meğâzî:14, Tefsir, Haşr:3, Nafakat: 3, İ tisam 5; Müslim, No: 1757; Tirmizî, Siyer: 44; Ebu Dâvud Harac: 19; Nesâî, Fey:1) buyurmuştur.
Abdullah b. Amr (R.A.)den rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz,
"Rüşvet alan da, veren de ateştedir" (Taberani, el-Mu cemu l-Evsat, No: 2047, 3/29; Deylemi, Firdevs, No: 3314, 2/284) buyurmuştur.
Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz, insanların nimetlere en çok şükr edeni, zahmetlere en fazla sabr edeni idi. Bize bu konuda da örnek olmuşlardır.
Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz bizi aldatıcı, kahpe, yalancı dünya konusunda uyarmış; dünya oyuncaklarının ve tuzaklarının bizi ALLAH yolundan alıkoymaması için çok güzel öğütler vermiştir.