Latin Amerika'da siyaset sahnesi dev bir kırılmaya tanıklık etti. Sandıktan zaferle çıkan sağcı lider Keiko Fujimori, Başkent Lima'daki Ulusal Kongre binasında düzenlenen törenle başkanlık kuşağını göğsüne taktı. Ülke tarihinin seçimle göreve gelen ilk kadın devlet başkanı unvanını kazanan Fujimori için bu an, yalnızca kişisel bir zafer değil, çeyrek asırlık fırtınalı bir siyasi mücadelenin de taçlandığı an oldu.
Kongre'de Yemin Etti, Söz Verip Görevi Devraldı
Devlet liderlerinin adeta çıkarma yaptığı törende kürsüye çıkan lider, anayasaya bağlı kalacağını ilan etti. Fujimori yemininde, "Peru Siyasi Anayasası'na ve yasalarına uyacağıma, bunları uygulayacağıma yemin ederim. Tüm Peruluların, özellikle de tarihsel olarak dışlanmış kesimlerin fiziksel ve manevi bütünlüğünü gözeteceğim. İnanç özgürlüğüne saygı duyarak, Katolik Kilisesi'nin Peru'nun kültürel ve ahlaki oluşumundaki önemini tanıyacağım. Güvenli, müreffeh ve birleşmiş bir ülke için çalışacağım" ifadelerini kullandı.
Tören salonunda uluslararası protokol de bir hayli hareketliydi. İspanya Kralı VI. Felipe'nin yanı sıra Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, Bolivya Devlet Başkanı Rodrigo Paz, Şili Devlet Başkanı Jose Antonio Kast, Ekvador Devlet Başkanı Daniel Noboa, Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura, Panama Devlet Başkanı Jose Raul Mulino, Paraguay Devlet Başkanı Santiago Pena ve Uruguay Devlet Başkanı Yamandu Orsi salondaki yerini alarak yeni başkanı yalnız bırakmadı.
Çeyrek Asır Sonra "Fujimorizm" Yeniden İktidarda
7 Haziran'da yapılan seçimin ikinci turunda solcu rakibini yaklaşık 50 bin oy farkla geride bırakan Keiko Fujimori'nin zaferi, eski Devlet Başkanı Alberto Fujimori'nin bıraktığı mirası da yeniden başkente taşıdı. Babasının Kasım 2000'de patlak veren büyük yolsuzluk skandalı sonrası Japonya'dan faks çekerek istifa etmesinden tam 26 yıl sonra "Fujimorizm" hareketi Peru'da yeniden direksiyona geçti.
İnsanlığa karşı işlenen suçlar ve yolsuzluk davaları nedeniyle 25 yıl hapis cezasına çarptırılan babasının siyasi çizgisini kararlılıkla savunan Keiko Fujimori, bu noktaya kolay gelmedi. 2011, 2016 ve 2021 seçimlerinin son turlarındaki kıl payı yenilgilerin ardından vazgeçmeyen, kampanya finansmanındaki usulsüzlük ve kara para aklama iddiaları yüzünden 2018-2020 yılları arasında yaklaşık 1,5 yıl demir parmaklıklar arkasında gözaltında kalan lider, dördüncü denemesinde muradına erdi. Üstelik son dönemki seleflerinin aksine, parlamentoda görevi rahat yürütmesini sağlayacak güçlü bir sandalye desteğini de arkasına alarak koltuğa oturdu.
Suçla Mücadelede "Bukele" Modeli
Çiçeği burnunda liderin ajandasında ise oldukça sert başlıklar yer alıyor. Güvenlik tarafında babasının dönemini aratmayacak bir tavır sinyali veren Fujimori, suçla mücadelede orduya daha fazla yetki tanınacağını ve cezaevi rejiminin sıkılaştırılacağını kaydetti. Bu alanda El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele'nin tavizsiz politikalarını örnek aldığını açıkça ifade ediyor.
Ekonomide ise piyasa dostu bir rotaya girilmesi hedefleniyor. Madencilik sektörünün önündeki bürokratik engelleri kaldırma sözü veren yeni yönetim, yabancı sermayeyi ülkeye çekip istihdamı artırmayı planlarken, maden gelirlerinin bir kısmını doğrudan vatandaşa aktaracak sosyal yardım paketlerini de masada tutuyor.



