Sanki korktuğumuz başımıza gelecek!

NATO ülkelerini korumak(!) amacı ile Kürecik de kurulan füze

kalkanı sistemi nasıl yakın komşularımızla aramızın açılmasına vesile olduysa

yine NATO topraklarını(!) korumak amacı ile yerleştirilmek istenen Patriot

füzeleri de komşularımız ile aramızın iyiden iyiye açılmasına yol açacağa

benziyor!

Topraklarımızda NATO amaçlı(!) olarak kurulan bu sistemler

ve yerleştirilecek füzeler komşularımızı hayli tedirgin etmişe benziyor!

Rusya huzursuz!

İran huzursuz!

Suriye huzursuz!

Irak huzursuz!

Komşularımız diyor ki:

Kurulacak bu sistemler bölgedeki tansiyonu artırmaktan başka

bir şeye yaramaz! Ve de bölgedeki sorunları arttırır! Bölgesel savaşa neden

olabilir!

Komşularımız ülkemize yerleştirilecek Patriot füzeleri

hakkında böyle kaygılanırken bizimkilerde halkta oluşacak negatif görüşlerin

önüne geçmek için “Mülkiyeti NATO’nun ama tetik bizim elimizde olacak” gibi

açıklamalarda bulunuyorlar!

Yani demek istiyorlar ki NATO bu füzeleri kendi keyfine göre

kullanamayacak, biz istediğimiz zaman tetiğe basacağız!

Bu söylediklerine vatandaş olarak bizim karnımız tok ama

acaba kendileri inanıyorlar mı dersiniz Yani mülkiyeti NATO’da olan bir

silahın kullanım hakkının bize verileceğine kendileri inanıyorlar mı Bize

kalırsa pek inanmıyorlar!

Çünkü bu “tetik bizde olacak” açıklamasının hemen ardından

bir başka açıklama yapma ihtiyacını daha duydular!

İkinci açıklamaların da patriotların kumandasının “Müttefik

kuvvetler de” olacağını vurgulamak zorunda kaldılar!

İlk açıklamalarını adeta tekzip eder durumda olan bu ikinci

açıklamayı masumlaştırmak içinde Türkiye’nin de müttefik kuvvetlerin içinde yer

aldığını belirterek durumu idare etmeye çabaladılar!

Nihayetinde “risk kalkınca giderler” diye konuyu toparlamaya

çalışıyorlar! Evet, patriotların ülke topraklarına yerleştirilecek olması

beraberinde bin bir türlü sorunu da getiriyor!

Böyle bir durumda iktidarın yöneltilen eleştirileri dikkate

almayarak zıtlaşmak yerine “Bu insanlar bize ne diyor ” diye kulak vermesinin

gerektiğine inanıyoruz!

Devir zıtlaşma değil uzlaşma devri!