Aslında sizi ülkemize buyur edebilirdik. Çok iyi ağırlamak isterdik. Siz konukseverliği fazla tanımasanız da, Türkler misafirine yemez, yedirir. Atlas yorganlarda, ipek çarşaflarda yatırır. Evet ne kadar isterdik sevdiğimiz peygamber Hz. İsa nın bağlısı olan bir din büyüğünü ağırlamayı. Ona gönlümüzü açmayı. Oturup dostça, kardeşçe konuşmayı. Şu gaddar savaşları bitirmenin yollarını birlikte aramayı. Belki sizin de başınızı eğdiren çağımızın Neron u ya da Hitler i gibi masum halkların milyon metreküp kanlarını akıtan firavun Bush un nasıl engellenebileceği formülünü bulmayı araştırmayı. Dünyayı kasıp kavuran Lut kavminin helakine sebep olan eşcinsellikten daha korkunç, çocuk ve bebek pornosuna karşı beraber hangi önlemleri alabileceğimizi tartışmayı. Yeryüzü ahalisinin hep birlikte can alıcı bir tufana doğru hızla gittiğini. Helakten kurtuluş çarelerini bulmayı ne kadar isterdik.
Ne kadar arzu ederdik, dindar insanlar bir araya gelip sapıklık ve dalalet içerisinde debelenen insanoğlunu kurtarmak için birlikte hareket etmeyi. Sizi bu açmazlara çözüm üretmek için ülkemize, evimize davet etmek, fikrinizi sormak isterdik. Lakin Papa Hazretleri siz sadece evin büyüğüne küfür etmekle kalmadınız. Ülkemizin büyüğü, kainatın efendisi Peygamber Efendimize hakaret ettiniz. İki cihanın güneşine terbiyesizlik eden birini hoş karşılamayı bizden beklemeyin lütfen. Avrupa Birliği hayali uğruna yüzümüze tükürmüş birini ağırlama alçaklığını göstereceğimizi sanmayın. Sizin anlayamayacağınız bir duygudur ama biz Musa Aleyhisselama da, İsa Aleyhisselama da hakaret eden birini muteber karşılamayız. Böyle yaramaz adamların değeri derhal sıfırlanır nazarımızda.
Bu sebeple Papa Hazretleri, bu kadar incittiğiniz, kalbini kırdığınız insanların memleketine hangi yüzle geliyorsunuz. Elbet ülkemde ne kadar İslam karşıtı, Müslüman düşmanı varsa yolunuzu; etekleri zil çalarak beklemekteler. Zira ziyaretiniz gizli Hıristiyanlara güç verecek. Onlar sizi yanlarına alıp kendilerini ülke Müslümanlarına karşı kuvvetli hissetmenin hazzını yaşayacaklar. Kiliselere kayıt yaptırmış, para karşılığında Hıristiyan olmuş zavallıların listesi nicedir ellerinde birikmişti.Onları size sunduklarında zafer sarhoşluğu ile mest olacaklar. Zaten siz de yüz yıldır aynı rüyayı görmüyor muydunuz. Hıristiyanlığın ilk merkezlerinden olan Anadolu nun binde birlere düşmüş Hıristiyan nüfusunun canlandırılması düşü gerçekleşiyor işte. Avrupa Birliği için dayatılan şartlardan biri olan toplumun yüzde yirmi beşinin Hıristiyan olmasının yavaş yavaş gerçekleştiğini gösteren rakamlar sunacaklar size keyifle. Kur an Kurslarına, İmam Hatip okullarına, halkın başörtüsüne düşman olanlar, büyük bir hazla yüzünüzü güldürecek sayılar fısıldayacaklar kulaklarınıza.
Papa Hazretleri, zaten sizin sözcüleriniz tam bir asırdır öylesine özenle çalıştı ki. Gelmişken varoşlardaki çiçekçilere de bir gidiverin. Yılbaşına iki ay kala, şişman, iri kiyim Noel Baba nın şişme tasvirleri ile donattılar dükkanlarını. Okullarımıza bir zahmet uğrayın. Yılbaşı çekilişi yapan çocuklar, Aziz Nikolas kılığına girip, kırmızı cüppe giymiş pamuktan sakalı takılmış bir öğrencinin, öğretmeni tarafından sınıflar dolaştırılarak, heybesine kendi paraları ile alınmış hediyeler konup dağıtılmakta. Ne velilerden, ne öğretmenlerden, ne de müfettişlerden hiç tepki görmeden her yıl tekrarlanmakta. Bir gün çocuğumun okuluna uğramış müdüre sormuştum, Ramazan bayramında bir öğrenciye yeşil cüppe giydirip, Osmanlı sarığı sarıp sınıflarda öğrencilere şeker dağıtabilir miyim diye. Müdür korkudan bayılacak gibi olmuştu. "Ne yapıyorsunuz, laikliğe aykırıdır" demişti. Ne fark eder sadece renkler ayrı, siz de Noel baba yaptığınız çocuğa kırmızı cüppe giydirip hediye dağıtıyorsunuz dediğimde: "Ama hiçbir veliden tepki gelmedi, insanlar Noel babayı seviyor" demişlerdi de ben haksız duruma düşmüştüm. Doğru, Türk işi laiklik, İslamiyet e çok asabi, Hıristiyanlığa ise çok saygılı idi, bunu hepimiz biliyorduk. Ama en sivil kalemiz olan halkımız da o derece sindirilmişti ki. Noel kutlamalarını resmi ideolojinin bir parçası sanacak kadar korkup kabuğuna çekilmiş, ona dokunmayan yılanı bin yıl yaşatma kararı almıştı.
Ülkemde bütün bu olup bitenin acı ile tanığı idim yıllarca. Ekonomisi kasten geri bırakılmış bir ülkenin halkının çok kolay Hıristiyan yapılabileceğini iyi hesap etmiştiniz papa hazretleri. Yoksul insanların demokrasi, özgürlük gibi lüksü olamayacağını da. Elini her inanca ve özgürlüğe uzattığında askeri darbelerle başına gelenleri görmüş iyice fakirleşmişti halkım. Şimdi siz bu sindirilmiş halkın peygamberine küstahça küfür ede ede gelmektesiniz. Nasıl olsa yoksullar, ezilmeye ve baskılara alışıklar yine sizi yani her güçlüyü olduğu gibi krallarvari karşılanacağınızı umuyorsunuz.
Yanılıyorsunuz. Biz bu Pazar günü soylu halkımız, çoluk çocuk Çağlayan da toplanıp hep birlikte özgürlük türküsü söyleyeceğiz. Bütün müstekbirlere haksızlıklarını haykıracağız. Irak ta Filistin de oluk oluk akan kana dur demeyen, zalim Bush a destek veren, zina haramdır uzak durun demeyip komdon fabrikası kuran vatikanın müdürünü ülkemizde görmek istemiyoruz. Gerçek bir din adamı gibi davranmayıp insanların hızla sapıklığa ve helake sürüklendiğini seyreden bir papanın ülkemizden uzak durmasını istiyoruz. Kendi halkına bile yanlış şeyler öğretip, ismetli bir peygamber olan Hz. İsa yı putlaştırarak tanrı vasfı veren birini topraklarımızda istemiyoruz. Alemlerin yaratılmasına sebep olan, karınca yuvalarının olduğu yerden bile kervanını uzaklaştıran rahmet peygamberine terörist diyen bir cahili cennet vatanımızda görmek istemiyoruz.