Siyaset felsefecisi, özgürlükçü sosyalist ve toplumsal
özyönetimin savunucusu ünlü Rus asıllı Amerikalı Siyonist Murray Bookchin,
Öcalan ın Kenya da yakalanmasından sonra PKK nın terör ile hiçbir yere
varamayacağını dolaylı olarak Öcalan a bildirip, kendi çözüm teorisini
uygulamasını tavsiye etmiş, hatta kendisine ait Toplumsal Ekolojinin
Felsefesi , Özgürlüğün Ekolojisi ve Toplumu Yeniden Kurmak adlı kitapları
okumasını önermişti.
Siyonist Murray Bookchin in bu mesajı Kürdistan Halk
Kongresi nin 2004 yılında yapılan ikinci genel kurulunda okundu. Bookchin in,
Demokratik Ekolojik ve Cinsiyet Özgürlükçü Toplum Projesi ufak tefek
değişikliklerle Öcalan tarafından yeniden kaleme alınıp, 2005 yılında kurulan
KCK tarafından yürütülmeye başlandı. Bookchin in 2006 da ölümü PKK tarafından
yirminci yüzyılın en büyük sosyoloğunun ölümü olarak duyurulurken, Öcalan da,
Bookchin in öğrencisi olduğunu ifade etmekten kaçınmadı.
Daha önceden amargi (özgürlük-başa dönüş)
Sümerogramı ndan yola çıkarak, Ziggurat tapınağındaki yapılaşmayı da inceleyen
Öcalan, Murray Bookchin in, Kantonal Yönetim fikrinden hareketle, Demokratik
Konfederalizm i benimsediğini belirterek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin
merkeziyetçi anlayışına karşı, Sümerlerin uyguladığını iddia ettiği Demokratik
Cumhuriyet şekline dönüşmesi gerekliliğini öne sürmeye başlamıştır.
KCK, sivil başkaldırış (serhildan) başta olmak üzere bir
dizi kararlar alarak aktif şekilde şehirlerde faaliyet alanlarını genişletmeye
başladı. Dole Koge Kampı nda eğitilen gençler, Öcalan ın yeni fikirlerini
öğrenip bölgelerinde tatbik etmeye başladılar. Hakkâri, Şemdinli, Cizre,
Nusaybin, Silopi gibi yerleşim alanları pilot uygulama alanları olarak seçildi.
Burada asıl önemli nokta, İsrail ve dünya Siyonizm inin
PKK hareketine verdiği destektir. Buna en büyük neden ise, PKK nın seküler bir
yapıya sahip olması ve dini bir motife ait olmamasıdır. İsrail, Güneydoğu
Anadolu ve Kürtlerin Rojova olarak adlandırdıkları Kuzey Suriye de, Kürt etnik
temele dayalı etnik demokrasi (ethnocracy) esaslı bir yapılanmayı
yeğlemektedir. Bu konuda, Neocons ların yürütmekte oldukları çalışmalar da göz
ardı edilmemelidir.
Bu arada, Tamara Traubman ın , Yahudi ve Kürtler
Arasındaki Büyük Benzerlik (A Great Genetic Resamblance Between the Jews and
the Kurds) adlı makalesinin 21 Aralık 2011 de Haaretz te yayınlanması ve
American Society of Human Genetics tarafından yayınlanan, Ortadoğu da Baskın
Gen Grupları ve Yahudilerin Y Kromozonu Bileşimi adlı çalışma ile Kürtler
arasında bir eklemlenme ortaya konmaya çalışılması, Hitler Almanya sının
uygulamalarını çağrıştırır niteliktedir.
Uluslararası Siyonistlerin ve İsrail in, Güneydoğu ve
Kuzey Suriye konusundaki ısrarcı tutumları, Arz -ı Mevud (Eretz Israel)
hedefinin bir parçası olsa gerek. Ayn el Arap (Kobani) ın bu haritanın köşe
noktasında yer alması ise dikkat çekicidir. Suriyeli muhalif Kürtlerin YPG
tarafından Kuzey Suriye den Kuzey Irak a göçe zorlanması da bu amaca matuftur.