Soru: Osmanlı İslam devleti ve hilafeti niçin geriledi ve

battı .. Bu sorunun tam cevabı şimdiye kadar verilememiştir. Batışın dinî,

siyasî, kültürel sebepleri vardır.

1. Devleti, Hilafeti, mülkü ayakta tutacak; Sokollu ve

Barbaros gibi vasıflı elemanlar yetiştirilemedi.

2. Sultanlar Fatih, Yavuz, Kanunî ayarında olamadı.

3. Emanetler ehliyetli kimselere verilemedi.

4. Yeniçeriler ve ordu bozuldu. Ordu siyasete bulaştı ve

karıştı.

5. Tanzimat tan sonra Avrupa nın ve Batı medeniyetinin

zararlı ve yıkıcı tarafları da benimsendi.

6. Bilhassa 19 uncu asırda zenginler ve seçkinler lüks ve

israflı bir hayat sürmeye başladı.

7. Fransız ihtilalinden sonra gayr-i Müslim tebaa

arasında ayrılık ve istiklal rüzgârları esmeye başladı.

8. Gizli Yahudiler, Müslüman postuna bürünüp devlet

teşkilatına sızdı.

9. Hürriyet kavramı putlaştırıldı.

10. Osmanlı devletinin yıkılması ve en kötü şekilde

tasfiyesi, Hâtemül Hulefa Sultan Abdülhamidin tahttan indirilmesi olmuştur. O,

ölüm yılı olan 1918 e kadar devletin başında kalmış olsaydı,  yıkılış ve tasfiye daha az zararla

olabilirdi.

11. Japonlar 1945 te iki atom bombası yediler ve kayıtsız

şartsız teslim oldular ama Osmanlı devleti gibi yıkılmadılar. İmparator başta

kaldı ve kısa zamanda toparlandılar. Osmanlı devletinin batışından sonra

Türkiye, Hahambaşı Haim Nahum Doktrini ve Lozan ın gizli protokolları uyarınca

bir sömürge haline geldi.

12. Osmanlı devletinin ve hilafetinin yıkılışında

(niyetleri kötü olmasa da) büyük sorumluluk payı Sünnîlerindir. Aldatıldılar,

aldandılar, kandırıldılar. Aldanmak da bazen bir suçtur.

 

İkinci yazı

Nasıl Anlatmalı Bilmem ki

İYİ niyetli temiz insanlara aşağıdaki gerçekleri nasıl

anlatmalı bilmem ki

Birinci gerçek: Dünya hayatının bir sınav olduğunu ve

akıllı insanların var güçleriyle bu sınavı kazanmak için çalışmaları,

çabalamaları gerektiğini,

İkinci gerçek: Dünya hayatı sınavında başarılı

olamayanların çok büyük ebedî felaketlere ve zararlara uğrayacağını,

Üçüncü gerçek: Sahih bir imana sahip olmak gerektiğini,

Dördüncü gerçek: İmandan sonra, beş vakit namaz kılmak

gerektiğini,

Beşinci gerçek: Bütün mü minlerin tek bir Ümmetin

parçaları olduğunu,

Altıncı gerçek: Her mü minin, Kur ana Sünnete Şeriata

fıkha uygun şekilde zekat vermesi gerektiğini. Tüzel kişilere (Vakıflara,

cemaatlere, tarikatlara, cami yaptırma derneklerine ve benzeri kuruluşlara)

zekat verilemeyeceğini,

Yedinci gerçek: Dinî, imanî, şer î, ahlakî konularda

bilenlerin bilmeyenleri uyarmasının, aydınlatmasının, bilgilendirmesinin

gerektiğini. Bu vazifeyi yapmazlarsa sorumlu ve suçlu olacaklarını,

Sekizinci gerçek: Her Müslümanın, zamanındaki İmam a biat

ve itaat etmesi gerektiğini. Böyle yapmadan ölürse, sanki cahiliyet ölümüyle

ölmüş gibi olacağını,

Dokuzuncu gerçek: Her Müslümanın kendisini kurtaracak

kadar ilmihal, faydalı ve zarurî ilim öğrenmesinin farz olduğunu,

Onuncu gerçek: Her Müslümanın her gün ilimde, irfanda,

ibadette, iyilikte, büyük cihatta hayırlı işlerde bir önceki günden daha ileri

olması gerektiğini

Yukarıda saydığım hususları milyonlarca kardeşimize

kimler, nasıl anlatacaklar ..

24.08.2013