Medyada zaman zaman kaynağı belli olmayan dış haberler
yer alıyor. Bu haberler bazen nefsimizi okşar nitelikte, bazen de Türkiye yi
belli bir çizgiye çekmeye yönelik oluyor. Çoğu zamanda bu nitelikteki haberler
düşünülen bir hedefe varmak için nabız yoklamak anlamına gelebiliyor.
Söz gelimi ABD ve İsrail in Türkiye ye biçtiği rol
konusunda dünkü gazetelere yansıyan haberlere bakıldığında işin aslını ilk
bakışta görmek mümkün değildi. Bir tarafta İsrail-Filistin sorununda
Türkiye nin arabuluculuk yapmasının istendiği, öbür tarafta ise İsrail in
Türkiye nin arabuluculuğuna kesinlikle karşı olduğu belirtiliyordu. Aslında
İsrail in Türkiye nin arabulucu olmasını istemesi bir yana Filistin ile kalıcı
bir barış imzalamak niyetinde olmadığını söylemeye bile gerek yok. Belki İsrail
Filistin ile görüşmeleri bir takım devletleri araya sokarak bazı tavizler elde
etmek için istiyor görünüyor olabilir.
Haberlerin özünü ise ABD nin Ankara nın Ortadoğu barış
masasına dönmesini istediği oluşturuyordu. Dönecek de ne olacak sorusunun
cevabını ise ABD nin Türkiye nin Filistinlilerin birleşmesi için devreye
girmesini istediği hedeflediğiydi. İlk bakışta Türkiye eğer Filistinlilerin
birleşmesini sağlayabilirse, İsrail karşısında pazarlık güçlerinin artacağı
akla gelebilir. Yani Türkiye nin devreye girmesi Filistinliler lehine bir
gelişmeye zemin hazırlayabilir diye düşünülebilir. İyi de ABD, İsrail in
istemediği bir şeyin peşinde koşabilir mi Bu soruya ABD-İsrail ilişkilerini
bilenlerin evet demesi mümkün olabilir mi Kaldı ki, haberler biraz dikkatli
okunduğunda ABD nin Türkiye den esas istediği şeyin Hamas ın masaya
oturabilmesi için şiddeti reddetmesi ve İsrail i tanıması hususunda Türkiye ve
Mısır ın bu konuda katkı vermesi istendiği görülüyor. Bunları isteyen ve
Türkiye ye ulaştıran ABD Dışişleri Bakanı Kerry Kısacası Kerry, Hamas ın
teslim olmasını sağlamak için Ankara nın aracılık yapmasını istiyor. Yoksa
Filistin-İsrail arsında kalıcı bir barışın sağlanmasını değil. Zaten aksi bir
arabuluculuğu İsrail de açıkça reddediyor.
Bu arada Kerry nin temaslarında esas üzerinde durduğu
konu Türkiye-İsrail ilişkilerinin çok daha ileri boyutlara götürülmesi, böylece
ABD ve İsrail belirledikleri yeni Ortadoğu barış sürecini bu yolla hayata
geçirmek istiyorlar.
Bu arada Kerry İsrail ile Türkiye nin ABD nin hayati
müttefikleri olduğunu söylüyor ki, bize göre böyle bir yaklaşım inandırıcı
olmaktan çok uzak. ABD nin Ortadoğu da hayati olarak nitelendirilebilecek bir
tek müttefiki vardır o da İsrail dir. Artık bunu bilmeyen ve görmeyenin kaldığını
sanmıyorum. Böyle olmasaydı İsrail kuruluşundan bu yana işlediği cinayetler
hususunda ABD nin hep destek vermesi mümkün olabilir miydi
Kısacası, ABD; İsrail in Türkiye den özür dilemesini
sağlamasının ardından buna karşılık Türkiye den beklentilerini hemen masaya
getirmiştir. Bu beklentilerin başında Suriye, Irak, Mısır ın ABD ve İsrail in
istediği şekilde dönüştürülmesinde Türkiye den bir takım istekler ve
beklentiler gelmektedir. Bu isteklerin diplomatik bir üslup içinde isteniyor
olması kimseyi aldatmamalıdır. Özelliklede İsrail in özür dilemesi bir dize
gelme olarak algılanmamalıdır. İsrail ölmüş değil, ölü numarası yapmaktadır.
Son hamleyi yapmak için fırsat kollamaktadır.
Son olarak Kerry nin barış süreci ile ilgili
değerlendirmesine temas etmek istiyorum. Süreçle ilgili olarak Kerry, Türk
hükumetinin çabasına hayranız. Cesaret ve kararlılık gerekli diyerek sanki
terör örgütünün arkasında yıllardan beri kendileri yokmuş havası estiriyor.
Halbuki daha başlatılan süreç ciddi bir sonuç vermiş değil. Özellikle Kandil
sürekli yeni bahaneler ve istekler ileri sürmektedir. Bu cesareti de ABD den
aldığını söylemek yanlış olmaz sanıyorum.