Oral Çelik hayatını kaybetti. Türkiye'nin yakın tarihinde adı Abdi İpekçi suikastı, Mehmet Ali Ağca ve Papa II. Jean Paul'e yönelik silahlı saldırı dosyalarıyla gündeme gelen Çelik, Ankara'da tedavi gördüğü Hacettepe Üniversitesi Hastanesinde 30 Ağustos 2026'da yaşamını yitirdi. 1959 doğumlu olan Çelik 67 yaşındaydı. Hakkındaki birçok iddia yıllar boyunca Türkiye ve Avrupa'daki yargı süreçlerine konu olurken, Çelik çeşitli davalarda beraat etmiş, bazı suçlamalar ise zamanaşımı nedeniyle düşmüştü.
Oral Çelik kimdir?
Oral Çelik, 1959 yılında Malatya'nın Hekimhan ilçesine bağlı Girmana köyünde dünyaya geldi.
Lise öğrenimini Malatya'da tamamladıktan sonra Sivas Eğitim Enstitüsüne kaydoldu. 1970'li yılların sonlarında ülkücü hareket içerisinde faaliyet gösterdi.
Çelik'in adı bu dönemde Malatya'daki çeşitli şiddet olaylarına ilişkin iddialarla gündeme geldi. Sol görüşlü öğretmen Nevzat Yıldırım'ın öldürülmesi ve bazı bombalı eylemlere ilişkin dosyalarda adı geçen Çelik, 12 Eylül 1980 askerî darbesinden önce İstanbul'a geçti.
Sonraki yıllarda ise Türkiye'nin yakın tarihindeki en çok tartışılan iki olayla bağlantılı suçlamaların odağında yer aldı.
Oral Çelik neden öldü?
Çelik'in son günlerinde Ankara'daki Hacettepe Üniversitesi Hastanesinde tedavi gördüğü belirtildi.
Kaynakta aktarılan bilgilere göre damar pıhtılaşması ve beyin kanaması teşhisi konulan Çelik yoğun bakıma alındı.
Doktorların müdahalelerine rağmen sağlık durumu düzelmeyen Oral Çelik, 30 Ağustos 2026 tarihinde hayatını kaybetti.
1959 doğumlu Çelik, yaşamını yitirdiğinde 67 yaşındaydı.
Abdi İpekçi suikastı
Oral Çelik'in kamuoyunda geniş biçimde tanınmasına yol açan en önemli dosyalardan biri, Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi'nin 1979 yılında öldürülmesiydi.
Çelik, İpekçi cinayetinin planlanmasına ilişkin suçlamalarla karşı karşıya kaldı ve adı Mehmet Ali Ağca ile birlikte anıldı.
Ayrıca Ağca'nın Maltepe Askerî Cezaevinden kaçırılmasında rol oynadığı da ileri sürüldü.
Ancak Çelik hakkındaki bu iddialarla daha sonra Türkiye'de yürütülen yargılama sonucunda beraat kararı verildi.
Dolayısıyla hakkındaki suçlamalar ile mahkemelerin verdiği nihai kararların birbirinden ayrılarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Mehmet Ali Ağca bağlantısı
Oral Çelik ile Mehmet Ali Ağca'nın adı uzun yıllar farklı soruşturma ve iddialarda birlikte geçti.
Çelik'in, Ağca'nın Maltepe Askerî Cezaevinden kaçışında rol oynadığı ileri sürüldü. Çelik ise ilerleyen yıllarda basına verdiği bazı röportajlarda Ağca'yı cezaevinden kendisinin kaçırdığını söyledi.
12 Eylül sonrasında yurt dışına çıkan Çelik'in Bulgaristan ve İsviçre'de bulunduğu, bu dönemde Abdullah Çatlı ve Mehmet Ali Ağca ile temaslarını sürdürdüğü kaynakta aktarılan bilgiler arasında.
Bu bağlantılar, özellikle Papa II. Jean Paul'e yönelik saldırı sonrasında uluslararası soruşturmaların da konusu oldu.
Papa II. Jean Paul saldırısı
Papa II. Jean Paul'e yönelik saldırı, 13 Mayıs 1981'de Vatikan'daki Aziz Petrus Meydanı'nda gerçekleşti. Mehmet Ali Ağca'nın ateş açtığı saldırıda Papa yaralandı.
Oral Çelik'in adı da saldırıya ilişkin soruşturmalarda gündeme geldi. Çelik hakkında saldırının organizasyonunda rol oynadığı ve Ağca ile birlikte hareket ettiği yönünde iddialar ortaya atıldı.
Kaynak metinde Çelik'in Interpol tarafından “ikinci tetikçi” olarak arandığı ve Ağca'ya ateş etme emrini verdiğinin iddia edildiği belirtiliyor.
Çelik daha sonra İtalya'da Papa suikastı bağlantılı yargı sürecinden geçti ve beraat etti.
Burada önemli bir tarih ayrıntısı bulunuyor: Kaynak metindeki “30 Mayıs 1981” ifadesinin aksine Papa II. Jean Paul'e yönelik Mehmet Ali Ağca saldırısı 13 Mayıs 1981 tarihinde gerçekleşti.
Avrupa yılları
Oral Çelik, 12 Eylül döneminin ardından Türkiye'den ayrıldı ve uzun yıllar Avrupa'da yaşadı.
Kaynakta Çelik'in Bulgaristan ve İsviçre'de bulunduğu, daha sonra Fransa'da yakalandığı belirtiliyor.
Avrupa'da geçirdiği yıllar boyunca hakkındaki farklı soruşturma ve davalar nedeniyle adı uluslararası kamuoyunun da gündemine geldi.
Bu süreç Çelik'in 1990'lı yıllarda önce İtalya ve İsviçre'deki yargı süreçleriyle, ardından Türkiye'ye dönüşüyle devam etti.
Fransa'da yakalanması
Oral Çelik, 14 Kasım 1986'da Fransa'da yakalandı.
Yakalandığı sırada “Bedri Ateş” adına düzenlenmiş sahte kimlik kullandığı belirtilirken, uyuşturucu kaçakçılığı suçlaması kapsamında burada cezaevine girdi.
Kaynakta verilen bilgilere göre Fransa'da 4 yıl hapis cezası çekti.
Gerçek kimliğinin ortaya çıkmasının ardından Çelik'in başka ülkelerdeki dosyaları da yeniden gündeme geldi.
İtalya'daki yargılama
Çelik, 1993 yılında İtalya'ya iade edildi.
Buradaki yargılama Papa II. Jean Paul'e yönelik suikast girişimiyle bağlantılı iddialar açısından kritik önem taşıyordu.
İtalya'da yürütülen dava sonucunda Çelik hakkında beraat kararı verildi.
Bu kararın ardından Avrupa'daki hukuki süreçleri sona ermedi ve Çelik İsviçre'ye gönderildi.
İsviçre süreci
İtalya'daki davanın ardından Oral Çelik, İsviçre'nin Basel kentine iade edildi.
Burada uyuşturucu suçlamasına ilişkin bir başka yargılama süreci yürütüldü.
Kaynakta yer alan bilgilere göre Çelik bu davadan da beraat etti.
Avrupa'daki uzun yılların ardından ise Türkiye'ye iade süreci başladı.
Türkiye’ye nasıl iade edildi?
Oral Çelik'in Türkiye'ye dönüşü 14 Eylül 1996 tarihinde gerçekleşti.
Kaynakta Çelik'in kendi talebi doğrultusunda Türkiye'ye iade edildiği belirtiliyor.
Türkiye'ye getirildikten sonra Abdi İpekçi cinayetine ilişkin dosya nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandı.
Çelik'in yıllardır kamuoyunda tartışılan iddialara ilişkin Türkiye'deki en önemli yargı süreci de böylece başladı.
Abdi İpekçi davasından beraat
Oral Çelik'in Türkiye'ye dönmesinin ardından görülen Abdi İpekçi davası 1997 yılında beraat kararıyla sonuçlandı.
Kaynakta, davadaki bazı tanıkların Çelik'i teşhis edemediği ve önceki ifadelerde değişiklikler yaşandığı aktarılıyor.
Mahkeme sürecinin sonunda Çelik beraat ederek tahliye edildi.
Hakkındaki ruhsatsız silah taşıma, cezaevinden adam kaçırma ve silahlı çete üyeliği gibi diğer iddiaların ise zamanaşımı nedeniyle düştüğü belirtiliyor.
Ağca’yı hapisten kaçırdı mı?
Mehmet Ali Ağca'nın Maltepe Askerî Cezaevinden kaçışı yıllarca Oral Çelik hakkındaki en çok tartışılan başlıklardan biri oldu.
Çelik, sonraki yıllarda gazetecilere verdiği röportajlarda Ağca'nın cezaevinden kaçırılmasında kendisinin rol aldığını ifade etti.
Bu açıklamalar, yıllar önceki dosyaların yeniden tartışılmasına neden oldu.
Çelik'in Papa II. Jean Paul'e yönelik saldırının arka planına ilişkin açıklamaları da dikkat çekti. Papa saldırısının arkasında Bulgaristan'ın değil, İtalyan askerî istihbarat teşkilatı SISMI'nin bulunduğunu ileri sürdü.
Bu açıklamalar Çelik'in kendi iddialarıydı ve kesinleşmiş yargı bulguları olarak değerlendirilmemeli.
Ticaret hayatı
Çelik, 1997'de tahliye edilmesinin ardından yaşamını ağırlıklı olarak Malatya'da sürdürdü.
Aynı yıl evlenen Çelik'in inşaat, nakliyat ve güvenlik gibi farklı sektörlerde şirketler kurduğu belirtildi.
Böylece 1970'lerin sonundan 1990'ların ortalarına kadar ağırlıklı olarak soruşturmalar ve davalarla gündeme gelen Çelik, sonraki dönemde iş dünyasındaki faaliyetleriyle de kamuoyunun karşısına çıktı.
Malatyaspor Başkanlığı
Oral Çelik'in yaşamındaki dikkat çeken dönemlerden biri de spor yöneticiliğiydi.
Çelik bir dönem Malatyaspor Kulübü Başkanlığı görevinde bulundu.
Malatya'daki ticari faaliyetlerinin yanında kulüp yönetiminde de görev üstlenen Çelik, böylece spor kamuoyunda da adından söz ettirdi.
Siyasete de girdi
Çelik'in kamuoyundaki faaliyetleri ticaret ve sporla sınırlı kalmadı.
2002 yılında bağımsız milletvekili adayı olarak seçimlere katılmayı denedi.
Bu girişimiyle siyasette de yer almaya çalışan Çelik, sonraki yıllarda ise özellikle geçmişindeki tartışmalı olaylara ilişkin verdiği röportajlarla gündeme geldi.
Oral Çelik’in hayatındaki önemli tarihler
Oral Çelik'in yaşam öyküsünde 1959 yılı doğum tarihi olarak öne çıkarken, 1979'da Abdi İpekçi cinayetiyle bağlantılı suçlamalar nedeniyle adı kamuoyunun gündemine geldi.
1981'de Papa II. Jean Paul'e yönelik saldırının ardından uluslararası soruşturmalarda adı geçti. 1986'da Fransa'da yakalanması, Avrupa'daki uzun yargı sürecinin önemli dönemeçlerinden biri oldu.
1993'te İtalya'ya iade edilen Çelik, buradaki yargılamanın ardından beraat etti. İsviçre'deki sürecin sonrasında 1996'da Türkiye'ye döndü, 1997'de Abdi İpekçi davasından beraat etti.
Çelik'in hayatındaki son tarih ise 30 Ağustos 2026 oldu. Ankara'da tedavi gördüğü Hacettepe Üniversitesi Hastanesinde yaşamını yitirdi.
Oral Çelik’in ölümü
Oral Çelik'in 67 yıllık yaşamı, Türkiye'nin yakın tarihindeki tartışmalı olaylarla kesişen çok sayıda başlık barındırdı. Abdi İpekçi cinayetinden Mehmet Ali Ağca'nın cezaevinden kaçışına, Papa II. Jean Paul saldırısına ilişkin iddialardan Avrupa'daki yargılamalara kadar birçok dosyada adı geçti.
Çelik hakkında yıllar boyunca çok sayıda iddia ve suçlama gündeme gelirken, İtalya'daki Papa saldırısı bağlantılı yargılamadan ve Türkiye'deki Abdi İpekçi davasından beraat etti. Diğer bazı suçlamalar ise zamanaşımı nedeniyle düştü.
Cezaevi sonrasında Malatya'da ticaretle uğraşan, Malatyaspor Başkanlığı yapan ve 2002'de bağımsız milletvekili adayı olan Oral Çelik, damar pıhtılaşması ve beyin kanaması nedeniyle tedavi gördüğü Hacettepe Üniversitesi Hastanesinde 30 Ağustos 2026'da hayatını kaybetti.





