Ramazan ister istemez insan hayatında sükûneti, çok
düşünüp az konuşmayı hâkim kılıyor. Buna rağmen bizim gibi işi gereği günlük
gelişmeleri takip etmek, onları yorumlayıp okuyucuları ile paylaşmak olanlar
isteseler de kendilerini bu karmaşanın dışında tutamıyorlar. Söz gelimi
Cumhurbaşkanı adaylarının netleşmesi ile birlikte gündemin başına bu konu
oturdu. Aslında ortada sürpriz bir durumda yok. CHP ve MHP yıllardan beri
sürdürdükleri tavırlarına uygun bir davranış sergileyerek siyaset dışından bir
aday bulup millete, Bunu seçin dediler. Hâlbuki cumhurbaşkanını milletin
seçmesi düşüncesinin hedefi siyasete siyaset dışı dayatmaların son bulmasıydı.
Belli ki söz konusu iki parti eski alışkanlıkları ve anlayışlarında bir
değişiklik yapabilmiş değiller. Cumhurbaşkanı adaylarının netleşmesinin hemen
ardından gündeme bu defa da muhalefet tarafından Erdoğan ın Başbakanlıktan
istifa etmesi istekleri geldi. Erdoğan ın seçim kampanyasını hem Başbakan hem de
Cumhurbaşkanı adayı olarak yürütmesinin yarışta adaletsizliğe yol açacağını
bunun için Erdoğan ın hemen Başbakanlıktan istifa etmesi gerektiğini
belirtiyorlar. Buna karşılık gerek Başbakan gerek AK Parti sözcüleri
Başbakan ın istifa etmesini gerektiren yasal bir zorunluluk olmadığını
söylüyorlar. Aslında iki tarafın söylediği de doğru. Yüksek Seçim Kurulu nun
yaptığı açıklama ile Cumhurbaşkanlığı na aday olan Başbakan ın görevinden
istifa etmesini gerektiren yasal bir durum söz konusu olmadığı ifade edildi.
Ancak, daha kısa bir süre önce belediye başkanlığına aday gösterilen bakanların
görevlerinden istifa etmiş/ettirilmiş olmaları ve Cumhurbaşkanlığı yarışında üç
aday içinden birisinin başbakanlığın sağladığı imkânları kullanarak kampanya
yürütmesinin adaylar arasında yarışta dengesizliğin ortaya çıkmasına sebep
olacağı da bir gerçek. Bunu söylerken Başbakan ın ille de istifa etmesi
gerektiğini söylüyor değilim. Kaldı ki, Başbakan Erdoğan istifa ederek seçim
kampanyasını yürütse de yarışa epeyce önde başlamış bulunduğu için Başbakanlık
makamının sağlayacağı imkânlara ihtiyacı olmadığı ortada. Bu bakımdan yarışta
görünür dengenin sağlanması adına bunu yapabilirdi. Başbakan ın da bunu bildiği
kanaatimdeyim. Olay seçim yarışında avantaj sağlamaktan çok, istifası ile
partide birtakım tartışmaların Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonraya
ertelenmesine yönelik olabilir.
Eğer Erdoğan şimdi istifa edecek olursa, vekâleten bir
başbakan atanması, bunun yanında partide genel başkan vekilliğinin gündeme
gelmesi kaçınılmaz. Kim ne derse desin, Başbakan Erdoğan arkadaşlarına nasıl
bir mana yüklerse yüklesin kendisi Köşk e doğru yol alırken önümüzdeki sene
yapılacak seçimlerde üç dönem sebebiyle birlikte yola çıktığı arkadaşlarının
tamamı siyaset dışı kalacaktır. Eğer bir tüzük değişikliği yapılmazsa bu durum
ister istemez bir takım kırgınlıklara, burukluklara yol açacaktır. Buna bir de
Başbakanlık beklentisi içinde olanların hayal kırıklığı eklenince AK Parti
içinde Erdoğan ın istemediği bir takım erken kulisler ortaya çıkabilir. Gerçi
medyaya yansıyan haberlere göre sanki şimdiden kimin başbakanlığa vekâlet
edeceği, kimin genel başkanlığa vekâlet edeceği, ileride kimin genel başkan ve
başbakan olacağı hep bir takvime bağlanmış görünüyor olsa da masa başında
yapılmış planlar aynen işlerlik kazansa bile sosyal olaylarda farklı istek ve
beklentiler kaçınılmazdır.
***
Bugün çok önemsediğim bir başka konuya da kısaca temas
etmek istiyorum. Türkiye nin uzun menzilli bölge hava ve füze savunma sistemi
tedariki kapsamında açmış olduğu uluslararası ihalede hem en uygun fiyatı Çin
firması vermiş hem de ortak üretim teklifinde bulunmuş olmasına rağmen, ABD nin
karşı çıkması sonucu bu ihalenin iptal edilerek yeni ihalenin 31 Ağustos ta
yapılacağı yönündeki haberleri dikkat çekiciydi. Çünkü bu haberler Türkiye nin
ABD nin istemediği bir ihaleyi sonuçlandırmamış ve anlaşmayı imzalayamamış
olduğu anlamına geliyor ki, bana göre bu konu Cumhurbaşkanı kimin olacağından
çok daha önemlidir. Konu üzerinde ileride geniş bir şekilde duracağım. Şimdilik
olayın yoğun gündem arasında kaybolup gitmemesi için bu kadar hatırlatmakla
yetiniyorum.