İKTİDAR sözcüleri tarafından yapılan açıklamalar iktidarın çok önemli bir zaafını ortaya koyuyor! Bu zaafın adını “dostunu düşmanını iyi tanıyamamak” olarak koymak mümkün! İyi niyetlerinden hiç şüphemiz yok ama devlet yönetimi bu kadar iyi niyeti(!) kaldırmıyor galiba!
Çözüm süreci ile ilgili olarak yaptıkları açıklamalar bu yöndeki kanaatimizi güçlendiriyor! Diyorlar ki:
“Terör örgütü çözüm sürecini güçlenmek ve silahlanmak için kullandı!
Her şeyden haberimiz vardı!
Çözülecek diye ümitle bekledik!”
Benzer tavrı bugün adını “paralel yapı” olarak koydukları yapılanmaya karşı da sergilememişler miydi Önce dört kolla sarılıyorlar! Kendi tabirleriyle “Ne isterlerse” veriyorlar! Sonra da “aldatıldık, kandırıldık” diye ağlaşıyorlar!
Dün “paralel yapılanmayla” ilgili bu tür şikâyetleri vardı bugün de “terör örgütü” ile ilgili olarak buna benzer yakınmaları dillendiriyorlar! Hem terör örgütünün “çözüm sürecini” kendi çıkarları için istismar ettiğini bileceksiniz! Hem her şeyden haberiniz olacak! Hem “çözülecek” diye ümitle bekleyeceksiniz! Ve hem de bunu da çok önemli bir iş yapmış gibi bugün dile getireceksiniz! İktidar sözcülerinin yaptıkları açıklamalar iktidarın “dost ve düşmanlarını” tanımakta çok önemli bir sıkıntı yaşadığını ortaya koymuyor mu Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi iyi niyetlerinden şüphemiz yok ama devlet yönetimi bu denli “iyi niyet” yanılmasını kaldırmıyor! En azından bu denli yanılmaların bir faturasının olması gerekmez mi Yani devlet yönetenlerin bu tür yanılmaların ardından “Biz dost düşman tayininde biraz özürlüyüz” deyip kenara çekilmeleri gerekmez mi
Yani istifa müessesesini çalıştırmaları şart değil mi Oysa onlar kendilerinde hiç kusur aramıyorlar ve hep başkalarını suçluyorlar! Birilerinin bu arkadaşlara sadece “iyi niyetli” olmanın devleti yönetmek için yeterli olmadığını hatırlatması lazım! Tamam, “iyi niyet” sahibi olabilirler ama bu iyi niyetin(!) ülke yönetimin de ne tür zararlara yol açtığı görülmüyor mu