Küresel ticaret sistemini kendi çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirmeye çalışan Amerika Birleşik Devletleri, gözünü Güney Amerika’ya dikti.
ABD Ticaret Temsilciliği (USTR) tarafından yapılan skandal açıklamada, Brezilya’nın çeşitli ürünlerine yüzde 25 gümrük vergisi uygulanacağı duyuruldu.
Trump yönetiminin "Önce Amerika" (America First) politikası adı altında yürüttüğü bu hamle, bağımsız devletlerin ticaret yapma özgürlüğüne yönelik yeni bir müdahale olarak değerlendiriliyor.

- BAHANELERLE EKONOMİK KISKACA ALIYORLAR!
USTR tarafından bir yıllık "soruşturma" adı altında yürütülen süreç, aslında ekonomik bir kuşatmanın altyapısını oluşturuyordu.
Açıklamada, Brezilya'nın "Amerikan işçilerine, çiftçilerine ve şirketlerine haksız rekabete neden olduğu" iddia edilerek, karar için sudan bahaneler sıralandı.
ABD'nin Brezilya'yı hedef almasına gerekçe gösterdiği o maddeler şunlar:
- ABD'li teknoloji şirketlerine "siyasi sansür" uygulanması (teknoloji devlerinin dayatmalarına karşı duruş).
- Yolsuzlukla mücadele uygulamalarında geri adım atılması.
- Yasa dışı ormansızlaşma iddiaları.
- Etanol pazarına erişim engelleri.

- "ÖNCE AMERİKA" MASKESİYLE HEGEMONYA!
Konuya ilişkin küstah ifadeler kullanan ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, "Amerikan ekonomik çıkarlarını haksız ticaret uygulamalarına karşı korumak, Başkan Trump'ın 'Önce Amerika' politikalarının temelidir" diyerek, dünyanın geri kalanının refahını hiçe sayan bu anlayışı açıkça itiraf etti.
Greer, Brezilya'yı "haksız ticaret uygulamaları" ile suçlayarak tehditkâr bir dille şu ifadeleri kullandı:
“Bugünkü adım, Amerikalı işçilerin ve şirketlerin eşit şartlarda rekabet edebilmesini sağlamak amacıyla bu haksız ticaret uygulamalarını ele almak için gereklidir. Geçtiğimiz yıl boyunca Brezilya ile yürütülen kapsamlı müzakereler bu meseleleri çözüme kavuşturmadı ancak bu soruşturmada tespit edilen sorunlarda uzun zamandır ihtiyaç duyulan değişiklikleri gerçekleştirmek için Brezilya ile müzakerelere devam etmeye açığız.”

- BAĞIMSIZ ÜLKELERE EKONOMİK TEHDİT!
ABD'nin bu kararı, bir ülkenin kendi iç hukukunu ve ticari düzenlemelerini, Washington’un "kriterlerine" göre şekillendirmesi için bir şantaj aracı olarak kullanılıyor.
360'tan fazla kamuoyu görüşü aldıklarını iddia eden USTR'nin, aslında sadece kendi tekellerinin (Big Tech) çıkarlarını korumak için Brezilya'yı ekonomik kıskaca aldığı gözlerden kaçmıyor.
Brezilya hükümetinin, küresel bir zorba gibi davranan ABD'nin bu "vergi sopası" karşısında nasıl bir tavır alacağı merakla beklenirken, yaşanan bu gelişme Washington'un dost-düşman ayırmaksızın kendi hegemonik düzenini korumak için her türlü baskıyı uygulayabileceğinin somut bir kanıtı oldu.




