Nisa sûresi, 36. ayet-i kerimesinde:

  ALLAH Teâlâ ya

ibadet edin. O na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya, babaya, ak¬rabaya,

yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, ya¬nınızdaki arkadaşa,

yolda kalmışa ve ellerinizin sahib olduğu kö¬le, cariye, hizmetçi ve işçi gibi

kimselere iyilik edin. Bunları yaparken mütevazı olun, güzel sözlü davranın.

Çünkü muhakkak ALLAH Teâlâ, kendini beğenen ve daima böbürlenen, övünen kimseyi

sevmez. Buyuran Cenab-ı Hak, Mü minlere şu on görevi vermektedir:

1- İnsana herşeyi esirgemeden vermiş olan Allah Teâlâ ya

ibadet etmek ve O na hiçbir şeyi ortak koşmamak.

2- Anaya, babaya saygıda kusur etmemek ve onlara karşı

evlatlık görevini yapmak. Evlatlık görevinin, kulluk görevinin hemen peşinden

zikredilmesi üzerinde dikkatle düşünülmelidir. Üstelik bu sıranın daha birçok

âyet-i kerime ve hadîs-i şeriflerde de gözetilmesi son derecede mânalıdır.

3- Akrabayı koruyup gözetmek ve onlara iyi davranmak.

Yukarıda sözünü ettiğimiz önem sırası burada da söz konusudur. Ana babadan

sonra kendilerine karşı ahlâkî sorumluluk taşıdığımız kimseler akrabalardır.

Tanımadığımız birine yaptığımız yardım bir iyilik sayıldığı hâlde, akrabaya

yapılan yardım iki iyilik sayılmaktadır.

4- Yetimlere sahip çıkmak. Kendilerini himâye eden

yakınlarını kaybetmiş olan yetimlere kol kanat germek, onlara sahip çıkmak

insânî bir görevdir.

5- Fukaraya yardım etmek. Zaruri ihtiyaçlarını giderecek

maddî imkâna sahip olmayanların sıkıntısını gidermek, bu imkâna sahip olanların

ALLAH Teâlâ ya şükran borcudur.

6- Yakın komşuya iyilik etmek. Evi bize yakın olan veya

hem yakın komşu, hem akraba, hem de din kardeşi olan kimselere el uzatmak Allah

Teâlâ yı hoşnut eder.

7- Uzak komşuya iyilik etmek. Evi uzak olan veya

akrabalık bağı bulunmayan yahut müslüman olmayan kimselere de yardım etmeyi

dinimiz tavsiye etmiştir.

8- Yanındaki arkadaşa yardım etmek. Okul arkadaşı, sanat

arkadaşı, yol arkadaşı, hatta hayat arkadaşı olan kimseleri koruyup kollamak

makbul birer ibadettir.

9- Yoldan gelen kimseye ve misafire ikram etmek.

Memleketine veya gitmekte olduğu yere ulaşabilecek imkânı bulamamış kimselere

yardımcı olmak, onları yurtlarına yuvalarına kavuşturmak ne güzel bir

iyiliktir.

10- Köle ve câriye gibi himayeye muhtaç olanlara yardım

etmek. Kölesi ve câriyesi bulunanlar, onları kendi kardeşleri ve birer ALLAH

emaneti sayacak, yediğinden onlara da yedirecek, giydiğinden giydirecektir.

En am sûresi, 151 ila 153. ayet-i kerimelerinde de

Cenab-ı Hak şöyle buyurmaktadır ki, bu ayet-i kerimelerde bulunan emirlere On

emir veya on vasiyet denilir ki, bunlar bütün peygamberlerin şeriatlarında

mevcuttur.

  De ki: Gelin

Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O na hiçbir şeyi şirk

koşmayın, ana-babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin,

sizin de onların da rızkını biz veririz; kötülüklerin açığına da gizlisine de

yaklaşmayın ve ALLAH Teâlâ nın yasakladığı cana haksız yere kıymayın! İşte

bunlar ALLAH Teâlâ nın size emrettikleridir. Umulur ki düşünüp anlarsınız.

Rüşd çağına erişinceye kadar, yetimin malına, sadece en

iyi tutumla yaklaşın; ölçü ve tartıyı adaletle yapın. Biz herkese ancak gücünün

yettiği kadarını yükleriz. Söz söylediğiniz zaman, yakınlarınız dahi olsa

adaletli olun, ALLAH Teâlâ ya verdiğiniz sözü tutun. İşte ALLAH size, iyice

düşünesiniz diye bunları emretti.

Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. Başka

yollara uymayın. Zira o yollar sizi ALLAH Teâlâ nın yolundan ayırır. İşte

sakınmanız için ALLAH size bunları emretti.