Seksen bir ile seksen bir dev heykel dikilirse. (Dikildikten sonra şaşırmanız bir işe yaramaz.) Yırtık başörtüsü modası memleketi kasıp kavurursa. (Yırtık başörtüsü de mi olurmuş demeyin, yırtık pantolon modası olacağı aklınıza gelir miydi?)

Teneffüs saatleri ders saatlerini geçer ve teneffüslerde yoklama alınırsa.

Diyanet’e tarihinde ilk kez bir kadın başkan yardımcısı atanması karşısında ‘zinhar olmaz!’ fetvaları verilmeye başlanırsa. (Allah korusun bu kadınlar çıkıp sonra kendi ilmihallerini kendileri yazmaya kalkarlar(!)) ‘Kemalist İslamcılar Anıtkabir’de buluşuyor’ gibi bir afişle karşılaştığınız zaman. (İslamcılık sermaye ile tanıştı, siyasete karıştı, laiklikle barıştı Atatürkçülükte yarışsa ne olur ki?)

HELAL PARA SEKTÖRÜ

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi açıklamış: “Helal paranın yüzde sekseni gayrimüslimlerin.”

Dünyada iki milyar Müslüman’a bu piyasada sadece yüzde yirmi kalıyor. İnsan sormadan edemiyor, peki haram paranın yüzde kaçı Müslümanların?

Helal sektörü diye bir sektör var bugün dünyada. Bu sektöre büyük oranda gayrimüslimler hâkim.

Gerçekleştirilmesi düşünülen ‘Helal Ürünler Fuarı’na büyük oranda ABD , Avusturya ve Brezilya gibi ülkelere ait firmalar katılma başvurusu yapmışlar.

Haram sektörünün büyük bir bölümünü ellerinde tutan kapitalist ülkeler ‘helal’ sektörünü de tamamen ele geçirmek için durmaksızın çalışıyorlar.

GÖR BAK DAHA NELER OLACAK

Yıllar önce eski muhafazakâr TGRT televizyonu billboardlara ‘Gör Bak Daha Neler Olacak’ nevinden afişler asmıştı.

Yeni dönemin müjdesini bu şekilde veren kanal çok geçmeden ülkenin meşhur dansözleriyle mütedeyyin izleyicinin karşısında arz-ı endam etmişti.

Ne zaman bu tarz iddialı reklâm spotları duysam işkillenirim. Yine inançlı insanların bilezik paralarını iç edecekler diye içten içe kuşku duyarım.

‘Gör bak daha neler olacak’ ifadesi, ‘bu daha bir şey değil size yapacağımı biliyorum’ sözünün kamuflaj giymiş şekli.

O gün bugündür sürpriz yapmak bahanesiyle bu tür yaygaralar koparan kişiler hep bu milleti kutsal(!) idealleri uğruna dolandırmaktan bıkmamışlardır. Dünyada da bu sömürü odaklarının temsilcileri hiç eksik olmamıştır. Suudi Arabistan ’ın önce ‘ılımlı İslam’a döneceğini açıklaması ve ardından Suud baş müftüsünün Siyonizm’le savaşmanın caiz olmadığı fetvasını vermesi ileride bu sürprizlerin(!) nereye uzanacağını kestirmeyi zorlaştırıyor.

Ani değişimler hep bir projenin sinsi ayak sesleridir. Lütfen ayak izlerini takip etmeyelim, basıp geçelim.

YÜZÜM ŞİMDİ CUMHURİYET

Eray Sarıçam genç bir şair.

Kitabında doğum tarihi yazmadığına göre sanırım o kadar da genç değil.

Gerçi kendisi ile TÜYAP kitap fuarında tanıştık. Yine de ben o kadar genç mi yoksa genç değil mi anlayamadım kalabalıktan.

Çünkü kalabalığın çoğu gençti.

Bu yüzden Eray da genç miydi şimdi unuttum. İyisi mi yeni çıkan kitabına bir bakayım. ‘Yüzüm şimdi cumhuriyet’ iyi bir şiir kitabı ismi.

Ama yine de bu Eray’ın genç olduğunu göstermiyor. Kitabının ‘Ebabil’ yayınlarından çıkmış olması da öyle.

Hah şimdi şurada buldum:

“Sana da yer yok büyük Türk şiirinde korkarım benim gibi / Ve hâlâ kusursuz bir şiir yazamıyorum yaşım yirmi üç / Senden bahsedemiyorum ortalığı dağıtmadan / Beğenirsen bu şiir senin olsun cancağızım / Beğenmezsen ne âlâ.”

Ne mi derim?

Okuyun derim artık, bu genç şairi. Genç olduğundan zerre şüphe duymadan.