Millî Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılında okul güvenliği tedbirlerini genişletiyor. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 24 Eylül 2026'daki açıklamasında okulların fiziki koşulları ve risk durumlarına göre kategorilere ayrıldığını, alınacak önlemlerin her okulda aynı olmayacağını söyledi. Yeni güvenlik tedbirleri arasında okul içi ve çevresindeki kameraların Kent Güvenliği Yönetim Sistemi ile entegrasyonu, kör noktaların kamerayla izlenmesi, turnikeler, acil durum butonları, görevliler için el dedektörleri ve bazı okullarda yüz tanıma sistemleri bulunuyor. Öğrenci servislerinde takip sistemi ve okullara randevusuz ziyaretlerin sınırlandırılması da güvenlik paketinin parçaları arasında.

Okullarda yüz tanıma sistemi kullanılacak mı?

Evet, Bakan Yusuf Tekin'in son açıklamasına göre bazı okullarda yüz tanıma sistemleri okul güvenliği tedbirlerinden biri olarak kullanılacak. Ancak açıklama, Türkiye'deki bütün öğrencilerin yüzlerinin kaydedileceği ve bütün okullarda zorunlu yüz tanıma sistemine geçileceği anlamına gelmiyor.

Tekin, okulların fiziki durumlarına göre farklı güvenlik tedbirlerinin gündeme alındığını ve her okulun belirlenen tedbirler doğrultusunda kategorize edildiğini söyledi. Bakanın sıraladığı güvenlik araçları arasında yüz tanıma sistemi de yer aldı ancak bunun “bazı okullarda” uygulanacağını özellikle ifade etti.

Yüz tanıma sistemi hangi okullarda olacak?

MEB'in 24 Eylül tarihli açıklamasında yüz tanıma sistemi kurulacak okulların isimlerini veya illere göre listesini içeren bir tablo yer almıyor. Bakan Tekin'in açıklamasından, güvenlik önlemlerinin okulun fiziki yapısı ve ihtiyaçlarına göre farklılaştırılacağı anlaşılıyor.

Dolayısıyla “81 ildeki bütün ilkokul, ortaokul ve liselere yüz tanıma geliyor” şeklinde bir uygulama açıklanmış değil. Yüz tanıma, MEB'in okulları risk ve fiziki koşullarına göre kategorilere ayırarak uyguladığı geniş güvenlik tedbirleri arasındaki seçeneklerden biri.

Öğrencilerin yüzleri sisteme kaydedilecek mi?

Bakan Tekin'in açıklamasında yüz tanıma teknolojisinin kimler üzerinde kullanılacağı, öğrencilerin biyometrik verilerinin nasıl kaydedileceği, verilerin nerede ve ne kadar süreyle saklanacağı konusunda teknik ayrıntılar yer almıyor. Bu nedenle sistemin bütün öğrencilerin biyometrik verilerinin merkezi bir veri tabanında tutulacağı biçiminde yorumlanması için şu aşamada yeterli resmi açıklama bulunmuyor.

MEB ayrıca 2026 yılında okullardaki kişisel verilerin korunmasına yönelik tedbirleri sıkılaştırdı. Öğrenci listeleri, okul numaraları, T.C. kimlik numaraları, sınav sonuçları, devamsızlık kayıtları, sağlık bilgileri ve veli iletişim bilgilerinin yetkisiz biçimde paylaşılmamasına yönelik yeni dijital güvenlik kuralları uygulanıyor.

MEB'in yeni okul güvenliği tedbirleri neler?

MEB'in yeni güvenlik modeli yalnızca yüz tanıma sisteminden oluşmuyor. Bakan Tekin'in 24 Eylül'deki açıklamasına göre okullarda risk ve ihtiyaç durumuna bağlı olarak bina içi kamera sistemleri, okul çevresini izleyen kameralar, turnikeler, el dedektörleri, acil durum butonları ve bazı okullarda yüz tanıma sistemleri kullanılacak.

Bakanlık ayrıca okul giriş-çıkışlarının kontrol altında tutulmasını, yaya ve araç trafiğinin birbirinden ayrılmasını, okul çevresindeki kör noktaların aydınlatılmasını ve acil durumda hızlı tahliyeyi engelleyebilecek fiziki eksikliklerin giderilmesini istedi.

Okullardaki kameralar KGYS'ye bağlanacak mı?

Yeni güvenlik modelinin önemli başlıklarından biri kamera sistemleri. Bakan Tekin, okul binalarındaki kamera sistemlerinin Kent Güvenliği Yönetim Sistemi (KGYS) ile entegre hale getirildiğini açıkladı. Okul binasının içinden çevresine kadar kamera altyapısının genişletilmesi planlanıyor.

Tekin ayrıca kamera sistemlerinde kör nokta bırakılmaması üzerinde durdu. Kamera sistemlerinin bağlı olduğu jeneratörler de güvenlik altyapısının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Böylece elektrik kesintisi gibi durumlarda güvenlik sistemlerinin çalışmaya devam etmesi hedefleniyor.

Okullara turnike sistemi mi geliyor?

Turnike de Bakan Tekin'in açıkladığı güvenlik önlemleri arasında yer alıyor. Ancak yüz tanıma sisteminde olduğu gibi turnikenin de bütün okullarda zorunlu olacağına yönelik bir açıklama yapılmadı. Tedbirler okulun koşullarına göre belirlenecek.

MEB'in 2026-2027 eğitim öğretim yılı genelgesinde ise okullardaki giriş ve çıkışların kontrollü biçimde gerçekleştirilmesi açık şekilde isteniyor. Dolayısıyla turnikeler, kontrollü giriş-çıkış sisteminin uygulanabileceği teknolojik araçlardan biri olarak öne çıkıyor.

Okullarda el dedektörü kullanılacak mı?

Bakan Tekin'in açıkladığı tedbirlerden biri de güvenlik görevlileri için el dedektörleri. Bu uygulamanın da okulun güvenlik ihtiyacına göre devreye alınması planlanıyor.

Bakanlık daha önce yayımlanan okul ve çevresi güvenlik tedbirlerinde de okul giriş-çıkış noktaları, kamera sistemleri ve eşya kontrolü gibi fiziki güvenlik önlemlerinin kolluk birimleriyle koordineli biçimde gözden geçirilmesini istemişti.

Okullarda acil durum butonu olacak mı?

Acil durum butonları da yeni güvenlik tedbirleri arasında bulunuyor. Bakan Tekin, okulun kategorisine ve güvenlik ihtiyacına göre acil durum butonlarının kullanılabileceğini açıkladı.

Yeni sistemde okul yönetimleri ile emniyet ve diğer ilgili kamu birimleri arasındaki iletişimin hızlandırılması hedefleniyor. Tekin, en standart güvenlik seviyesindeki okullarda bile Emniyet ve İçişleri Bakanlığı ile bir iletişim noktası bulunduğunu belirtti.

Veliler okula randevusuz girebilecek mi?

MEB'in 2026-2027 genelgesindeki en önemli değişikliklerden biri Okul Randevu Sistemi. Genelgeye göre veli görüşmeleri ülke genelinde bu sistem üzerinden planlanacak. Velilerin randevusuz ziyaretlerine izin verilmeyecek.

Öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin de okula girişine izin verilmemesi istendi. Böylece okula giren kişilerin kontrol altında tutulması ve öğretmenlerle yapılacak görüşmelerin önceden planlanması hedefleniyor.

Öğrenci servisleri takip edilecek mi?

MEB'in güvenlik paketinin okul kapısının dışında kalan bir başka bölümü öğrenci servisleri. Bakan Tekin, öğrenci servislerine takip sistemi kurulduğunu açıkladı.

Okul çevresindeki araç ve yaya hareketlerinin ayrılması da genelgede yer alan tedbirlerden biri. İl ve ilçe düzeyindeki yürütme kurullarının okul çevresindeki riskleri eğitim öğretim yılı başında yeniden değerlendirmesi ve buna göre planlama yapması gerekiyor.

Okul çevresindeki güvenlik nasıl artırılacak?

2026-2027 genelgesine göre okul ve çevresinde ortaya çıkabilecek riskler il ve ilçe yürütme kurulları tarafından değerlendirilecek. Okul çevresindeki güvenlik açıkları, giriş-çıkış alanları, yaya ve araç trafiği, aydınlatma ve acil tahliye imkanları kontrol edilecek.

Okulun veya öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek ihbar ve şikâyetlerin de gecikmeden değerlendirilmesi isteniyor. Olumsuz davranışların suça dönüşmesini önlemek amacıyla eğitim kurumları ile ilgili kamu kurumlarının koordineli hareket etmesi öngörülüyor.

Okul güvenliği için yeni protokolde neler var?

MEB ve İçişleri Bakanlığı öncülüğünde “Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkin Koruyucu ve Önleyici Hizmet ve Tedbirlerin Artırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü” imzalandı. Çalışmaya yedi bakanlık dahil edildi ve uygulamanın 81 ilde koordineli biçimde yürütülmesi kararlaştırıldı.

21 Eylül'de gerçekleştirilen okul güvenliği toplantısına 81 ilin valileri, emniyet müdürleri, jandarma komutanları ve millî eğitim müdürleri de video konferans yoluyla katıldı. Böylece okul güvenliği tedbirlerinin yalnızca okul yönetimleri tarafından değil, kolluk ve diğer kamu kurumlarıyla koordinasyon içinde yürütülmesi amaçlanıyor.

Yapay zekâ okul güvenliğinde kullanılacak mı?

MEB'in güvenlik çalışmaları yalnızca fiziksel tedbirlerle sınırlı değil. Bakan Tekin daha önce yaptığı açıklamada çocukları dijital ortamlardaki risklerden korumak amacıyla yapay zekâ destekli takip, analiz, risk değerlendirmesi ve erken uyarı sistemi üzerinde çalışıldığını duyurmuştu.

Bakanlıklar arasındaki veri entegrasyonunun Bakanlık Yönetim Sistemi ile birleştirilmesi ve risklerin daha erken belirlenmesi hedefleniyor. Ayrıca siber devriye faaliyetlerinin artırılması, riskli dijital platformların izlenmesi, yaş doğrulama ve içerik güvenliği alanlarında yeni uygulamaların geliştirilmesi planlanıyor.

Yüz tanıma sistemi tüm okullarda zorunlu mu?

24 Eylül 2026 itibarıyla açıklanan sistemde tüm okullar için zorunlu yüz tanıma uygulaması bulunmuyor. Bakan Tekin'in kullandığı ifade açık biçimde “bazı okullarımızda yüz tanıma sistemleri” şeklinde. Okulların fiziki koşulları ve ihtiyaçları değerlendirilerek farklı güvenlik kategorilerine ayrıldığı belirtiliyor.

Bu nedenle yeni uygulamayı “Türkiye'deki bütün öğrenciler yüz tanıma sistemiyle okula girecek” şeklinde yorumlamak mevcut resmi açıklamanın kapsamını aşıyor. Kesinleşen nokta; MEB'in kamera, turnike, acil durum butonu, el dedektörü, kontrollü giriş-çıkış ve belirlenen bazı okullarda yüz tanıma gibi tedbirlerden oluşan kademeli bir okul güvenliği modeli uygulamaya başlaması.

Muhabir: Haber Servisi