Obama sanki İsrail ziyaretinde kendisini affettirmenin

gayreti içinde görüntüsü verdi. Başkanlığa seçilmesinin arkasından bazıları

O nun mazlumların yanında olacağı düşüncesini dile getirmişlerdi. Ama bugün

sanıyorum yanıldıklarını görmüşlerdir. Çünkü başkanlığının ilk döneminde

İsrail i ziyaret etmeyişinin affedilemez bir suç olduğunu birileri Obama ya

anlatmış olacak ki, önceki ABD başkanlarından daha ileri giderek ABD ile

İsrail in ebedi müttefik olduğunu vurgulama ihtiyacı duydu. Ebedi ittifak

sözünün aynı zamanda bu ittifakı hiçbir gelişmenin bozamayacağı anlamına

geldiğini belirtmeye bile gerek yok.

Elbette Obama ya da ABD nin İsrail e nasıl baktıkları,

İsrail i ebedi müttefik görüp görmedikleri kendilerini ilgilendirir ama bu

ittifakın aynı zaman bir dinler arası ittifakı da ifade ettiği düşünülürse,

İslam a karşı Haçlı-Siyonizm ittifakının oluştuğunu ve bu ittifakı tarafların

kısa zaman içinde bozmaya niyetli olmadıklarını İslam dünyasının görmesi ve

buna göre gerekli adımları atması gerekiyor. Bu adımların başında da son bir

asır boyunca gündemden çıkartılmış olan İslam Birliği geliyor. Rahmetli Erbakan

Hoca bu birlik uğruna ömrünü verdi ve önemli adımlar attı. Atılan adımların

takip edilmesi bile İslam Birliği nin oluşmasına yetecektir. Önemli olanın

İslam dünyasının buna mecbur olduğunu görmesidir. Aslında bir asrı geçen bir

süre boyunca İslam dünyasının emperyalist güçlerin sömürü alanı olduğu

gerçeğini, yeni bir dünyanın oluşması ve bu dünyanın belirleyicileri arasında

Müslüman ülkelerin bulunması mecburiyeti açıkça görülüyor. Ne var ki, şu ya da

bu yolla beyinleri yıkanmış bir takım yöneticiler bu dünyaya yönelik çıkarları

uğruna İslam dünyasına yönelik Haçlı saldırılarının bitmediğini görmezden

geliyorlar.

Bu arada özellikle İsrail in Hıristiyan dünyasının

bölgemize bir hançer gibi sapladığını bilmek,Obama nın konuşmasında ABD-İsrail

ittifakının sonsuz oluşunu vurgulamasını buna göre yorumlamak gerekiyor.

Bu noktada ABD yönetimi üzerinde bu ülkedeki Yahudi lobisinin

etkisini bilmekle birlikte İsrail ne yaparsa yapsın ABD nin kendisini bu ülkeyi

desteklemek mecburiyetinde hissetmesini sadece bu lobinin etkisine bağlamak

eksik olur. O zaman ABD yi Yahudi lobisinin yönettiğini söylemek gerekir ki, bu

da işin abartıldığı anlamına gelir. Bu noktada ABD nin İsrail i ebedi müttefik

ilan etmesinin bir sınırının da olduğunu düşünüyorum. Bu sınır bölgemizdeki

petrol yataklarının sonuna gelinmesidir. Diyebiliriz ki, İsrail bölgemize

yerleştirilirken olmasa bile zaman içinde bölge ülkelerinin bu yolla sürekli

meşgul edilmesi gerçeği ortaya çıkmıştır. Böylece ABD ve yandaşları emperyalist

ülkeler bölgenin zenginliklerini daha kolay ele geçirme imkânı bulmuşlardır.

Bunun sonucu olarak İsrail, Hıristiyan dünyasının koruyucu şemsiyesi altına

girerek nihai hedefleri doğrultusunda çalışma imkânı bulmuştur. Kısacası

İsrail-ABD ebedi ittifakı karşılıklı çıkarları ifade ediyor. Bu bakımdan ne

Filistin halkının ne de İslam dünyasının İsrail e karşı bugünkü uluslararası

yapı içinde bir yaptırım uygulaması söz konusu olacaktır. Emperyalist ülkelere

ve İsrail e dur diyebilecek tek güç İslam dünyasıdır. İslam dünyasının silkinip

kendisine gelmesi bu yolda önemli bir adım olacaktır. Ancak, hemen belirteyim

ki bu silkiniş hamlesi sanıldığı kadar kolay ve bedelsiz değildir. Öncelikli

olarak İslam ülkeleri başlarındaki uşaklardan kurtulmak durumundadır. Kimileri

koltuklarını korumak ve böylece sahip oldukları maddi ve manevi gücü elden

çıkarmamak adına, kimileri korkularından teslimiyeti tercih ediyorlar. Korku

zincirlerinin kırılması dünyanın yeniden şekillenmesi olacaktır. Dilerim bu gün

çok uzaklarda olmasın.