DÜNKÜ yazımın sonlarında önemli bir transfer girişiminden

söz edeceğimi belirtmiştim. Bir okurum da Sakın Mevlut Erdinç meselesine

benzemesin. Dörtlerden biri alacak diye yazmıştınız şeklinde konuya yaklaşmak

istemiş. Bu okurum şunu bilsin ki ben bu konuda tek satır bile yazmadım.

Sanırım beni başka bir meslektaşla karıştırmış.

Neyse gelelim asıl meseleye... Bundan ne kadar zaman önce

bilemem, kesin tarih da veremem, ama Fenerbahçe Arda Turan a neredeyse

formasını giydirecekmiş. Çok mu pahalıydı derseniz... Mesele de şu üçgen içinde

hal edilecekmiş. Bugün bu ülkede ünlü televizyon kuruluşlarından birinin

sahibinden 10 milyon avro, yine bugün yeni bir televizyon genç sahibinden bir

on milyon avro daha ve de en son olarak giyilecek formanın sahibinden bir o

kadar, etti mi 30 milyona avro Arda ya da sekiz milyon avro... Ancak ne var ki

Arda nın kulübü Atletico Madrid, hatırlarsanız, Oyuncumun sözleşmesi var. Onu

bir yere vermem deyip, hem sözleşmeyi uzatmış, hem de Arda nın bonservis

bedelini arıttırmıştı.

Şimdi ise ilgi çekici bir gelişme oldu ve son Real Madrid

yenilgisi İspanyol basını ve Diego Simeone tarafından Arda nın sırtına

yüklendi. Yani bu ne demek mi Şu demek; film yeniden başa sarılıp, bizlere

sunulabilir  Bakın Mevlut la ilgili tek

satır yazmadım ama bunları yazdım. Bekleyelim ve görelim...

Oğuz Adnan Kılıç adlı bir okurum Alex olayını kısaca dile

getirip, Habertürk teki birinin Alex in ne haltlar ettiğini yazdığını bana

hatırlatmış. Peki, Oğuz kardeş; bu arkadaş bugüne kadar neredeymiş Mesleğe

yeni mi başlamış Alex le Fenerbahçe birlikteliği, oynadığı-oynamadığı yıllar

toplanırsa neredeyse 10 yılı aşkın... Yoksa gizli toplantıların bile özel

davetlisi olduğu bu zat ortamın kralı tarafından uyarılarak mı bunları yazmış

Siz okurların çoğunluğu bilgi kıtlığı yaşadığınızdan bunları dile

getiriyorsunuz. Haksız da değilsiniz. Ne yani işi gücü bırakıp, kapı önlerinde,

oda içlerinde mi dolaşacaksınız Tavsiyem odur ki, yazarınızı iyi seçin! Düz,

dimdik, cesur mu buna dikkat edin!

Ve son olay... Fenerbahçe nin Ankara daki şubesi, oranın

patroniçesi Yasemin Duru tarafından ifade edildiğine göre,  30-40 kişilik bir grup tarafından saldırıya

uğramış. Cam çerçeve kırılmış, kapılar indirilmiş, bilgisayarlar tahrip edilmiş.

Yasemin hanım olayın 20.00 den sonra meydana geldiğini ve o saatte içeride

kimse bulunmamasının bir şans olduğunu dile getirmiş. Ancak ne var ki

ifadesinde, bu grubun kapıları açın diye tehdit savurduğunu da dile getirmiş.

İçeride kimse yoksa bunu kim duymuş acaba Bir soru daha; bu kadar kalabalık

bir grup ortalığı yangın yerine çeviriyor, ama ne polis ve de başka bir

güvenlik birimi meydanda yok mu Yoksa bu şube dağ başında mı Civardaki

arabaların ve bazı kişilerin de zarar gördüğü ifade edilmiş. Peki, bu kişiler

de mi acil durumda emniyeti aramamış Bu saldırı işi, bu defa maç sonrası değil

maç öncesi oldu. Ancak maçın oynanacağı yer mi şaşırıldı acaba Neyse yine de

geçmiş olsun! Rize deki saldırı için bir veya iki kişi deniyordu. Bu defa 30-40

kişiden söz ediliyor. Bu kalabalığa rağmen ya yine faili meçhul kalırsa