BAŞLIĞI daha sert bir cümleyle size sunabilirdim. Ama

ilerleyen satırlarda açmayı daha uygun gördüm. Tabii bu yazacaklarım bazılarını

çok şaşırtacaktır. Olsun bilgilendirmek bizim asli görevimizdir. O halde

başlayalım.

Efendim; cumartesi sabahı, yani dün sabah ekran karşısına

geçtiğim sıralarda şöyle bir NTV Spora bakayım dedim. Biri erkek diğeri bayan

olan iki Gezici spor yazarı karşılarına bir zamanların Futbol Federasyonu

Başkanı ve CAS üyesi Levent Bıçakçı yı almışlar soru yağdırıyorlar. Kadir Has

Üniversitesi bünyesinde oluşan  ve çok

yararlı olması muhtemel bir proje dillendirilirken birden aklıma çok ama çok

önemli bir anı geldi. Kulağımı yayına kapadım ve gözlerimi kapayarak filmi

oynattım.

Seneyi çok iyi hatırlamıyorum. Ama Fenerbahçe,

Hollanda nın PSV takımıyla çarşamba akşamı, Saraçoğlu nda resmi bir Avrupa maçı

oynayacaktı. Şampiyonlar Ligi ne ait bu oyunda, transferdeki arıza sebebiyle

Deniz Barış ın oynama şansı olamazdı. Çünkü o arıza sebebiyle Deniz in lisansı

federasyon tarafından dondurulmuştu. Yani Deniz hiç bir biçimde, hangi

kategoride olursa olsun, resmi müsabaka oynayamazdı. Ancak ne var ki,

Fenerbahçe nin büyük(!) yöneticileri federasyona resmi yazı ile başvurarak,

Deniz i bu maçta oynatmak istediklerini ve bunun mümkün olup olmadığını

sordular. Cevap; evet oynatabilirsiniz biçimdeydi. Yani Levent Bıçakçı ve o

günkü TFF ikinci başkanı Şekip Mosturoğlu (ikisi de hukukçu) Oynatabilirsiniz

diye yazıya yine yazıyla cevap göndermişlerdi. Bizim Tahir Kum da, o zaman

Türkiye de yazardı, gece eve giderken gazeteye uğrar... Şöyle bir yarınki

sayfalara bakarken bu haberi görür ve çılgına döner. Hemen sayfaya şu manşeti

kondurur gecenin yarısında; Yapma be Fener! Ve Deniz in oynaması halinde

Fenerbahçe nin, sonuç ne olursa olsun hükmen yenik sayılacağını yazar. Deniz

kadrodadır. Maçın oynanacağı günün öğlen saatlerine doğru Türkiye

Gazetesi ndeki haber okununca Deniz kadrodan çıkartılır ve maçı da Fenerbahçe

3-0 kazanır. Ya işte böyle, NTV deki müthiş erkek-bayan ikili. Keşke bunu da

sorsaydınız Levent Bey e... 

VE TRT ÜÇ

Cuma akşamı da TRT-3 te Deniz Gökçe ve Cem Dizdar ı biraz

izleyeyim dedim. Sunucu da 24 ün eski müdiresi Derya hanımdı. Baktım, bizim

Deniz de cesaret zırhından sıyrılmış kimleri övmüyor, korumuyor ki... Eh, öyle

olunca da Çarşılı Cem Dizdar da uyuyor ona... Hem de edebiyatla... Derya hanım

mı Diyor ki, Aziz Bey, başkanlık süresi içinde sadece Tanju Çolak a jübile

yapmış... Eh der tabii ki... Bilgi haznesi o kadar... Aradım bu TRT-3 ü... Tık

yok. Hadi normal TRT yi arayayım dedim. Onda da tık yok. Saat de daha 23 .00

falan... Yahu, ülkenin tek resmi kanalı banka gibi saat 17.30 da paydos mu

ediyor Çok önemli bir gelişmeyi devletimize bildirelim desek, havagazı... Size

soruyorum; müdür, müdür vekili, kim varsa sorumlu olan, devletin kanallarında

saat 23.00 de kapı duvar olur mu be Hadi devlet kanalı dedik ama bu kadar da

değil yani... Amacım sadece doğru bilgiyi ulaştırmak ve destek olmaktı.

Fenerbahçe de, Aziz Bey de Tanju ya jübile yapmaktan son anda vazgeçtiler...

Sene mi; 1998... Dünya Kupası oynanırken... 

VE FB TV

Orada ne vardı demeyin. Mersin le oynanan kupa maçı

öncesi yapılan programda spiker arkadaş, Fenerbahçe hem ligde, hem de kupada

şampiyonluk iddiasını sürdürüyor demez mi Ne yaptın be arkadaş Aziz Bey

duymasın bunu... Hani, Kupada hiç bir iddiamız yoktur. Herkes bunu böyle

bilsin diye kendi sesi ve kendi görüntüsünden açıklamamış mıydınız