Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz
Efendimizin doğum gecesinin yıl dönümüne yaklaşıyoruz. İnşaallah Pazartesi
gününden itibaren ülkemizde ve dünyanın her tarafında Kutlu Doğum Haftası
başlıyor. Her zamandan daha çok Peygamber Efendimizi anacağız ve anlayacağız.
Peygamberimiz Miladî 20 Nisan a tekâbül eden günde
doğmuştur. Efendimizin dünyaya gelişleri olan Mevlid-i Nebevi şerefli bir
zaman parçası olarak asırlardan beri Mevlid Kandili olarak kutlanmaktadır.
Hz. Peygamber Efendimizin doğumu ile ilgili Süleyman
Çelebi tarafından kaleme alınan Vesiletü n-Necat isimli şiir, Mevlid adıyla
asırlardır, milletimiz tarafından, sevinçte ve tasada okuna gelmiştir. Böylece
Peygamber sevgisi etrafında bir kültür ve milli ruh olmuştur.
Hz. Muhammed (S.A.V) senede bir defa doğumu münasebetiyle
değil, O her zaman ezanlarda, namazlarda, zikirlerde ve daha birçok yerlerde
anılır. Şüphe yok ki, o, insanlık için bir önder, Allah ı sevenler ve O nun
rahmetini ümit edenler için güzel bir örnektir.
Allah, Peygamber Efendimiz için bize: O, sizin örneğiniz
ve önderiniz buyuruyor. Tek rehber olan Hz. Muhammed (S.A.V) e hiç insan:
Televizyonunu kapatır mı
Gazetesini kapatır mı
Milli Eğitimini kapatır mı
Dairesini kapatır mı
Kalbini kapatır mı
Kafasını kapatır mı
Caddesini kapatır mı
Sokağını kapatır mı
Evini kapatır mı
Köşesini kapatır mı
Mısırlı bir yazar Türkistan geceleri adlı kitabında
şöyle bir tespitte bulunuyor:
Batı Türkistan dan sonra Doğu Türkistan Çinliler
tarafından işgal edilince, ilk defa Müslüman halkı benliklerinden koparmaya
çalıştılar. Önce Çinli göçmenler getirilip yerleştirildi. Denildi ki:
Bir Çinli, Müslüman kıza talip olduğu zaman Müslüman buna
evet diyecek. Bu baskı neticesi Müslümanlar isyan edip silaha sarıldılar.
Çinlileri perişan ettiler. Zafere ulaşılacağı an Ruslar Çinlilerle anlaştılar
ve Doğu Türkistan a girdiler. İki komünist ülkenin kıskacına giren Müslümanlar
zor durumda kaldılar. Komünistler yerleşim merkezlerini ele geçirdi.
Kırdakilerin şehir ile irtibatı kesildi.
Ruslar müthiş bir propagandaya giriştiler. Gençlerin
kafalarındaki modeli değiştirmeye başladılar. Mücahidler bu defa Rus ve Çin
komünistleriyle savaşırken bir cephe daha açıldı. Olayları sınıf çatışması
şeklinde yorumlayan kendi evlatlarına karşı savaşmak zorunda da kaldılar.
Peygamber modelini kafalardan silerken başımıza böyle bir belanın gelmesini
hesap etmeliyiz.
Bu vesile ile şu hususun hatırlatılmasını özellikle bugün
zaruri görüyorum:
Seyrettiğiniz televizyonda, okuduğumuz gazetede ve birçok
programlarda bizlere yuvamıza ve yavrularımıza ahlâksızların yaşantısı model
olarak sunuluyor. Bu rastgele olan bir şey değildir.
Yuvalarımızda yavrularımızla Peygamberimizi model alalım.