Müslüman, hayatının her alanında kendisi için belirlenmiş

kurallara uyan ve sınırları aşmamak için olanca gücüyle cehd eden kişidir. Bu

yüzden gözü açık olmak, bir yandan helal dairesinde kalmaya gayret gösterirken

diğer yandan helallerin içine sızdırılan haramlardan sakınmak zorundadır. Bu

elbette zordur ve her bir Müslüman Allah ın halifeliği vazifesini

üstlendiğinden zora talip olmalıdır.

Zora talip olan Müslümanlar olarak bizler, ibadetlerden

temizliğe, yemekten sofra düzenine kadar her konuda hassas davranmaya, titizlik

göstermeye mecburuz. Ciltler dolusu kitaplar yazılmış, türlü türlü araştırmalar

yapılmış olsa dahi her an ayakta tutmamız, sürekli tekrar edip gündemimize

oturtmamız gereken hassasiyet konularımızdan birisi de hepimizin malumu olan

yediğimiz içtiğimiz şeylerin temizliği, helalliğidir.

Çünkü herkesin Kaçınmamız imkânsız diye düşündüğü ve

hangi marketten ne aldığına önem vermediği, yediği şeylerin içinde kullanılan

malzemelerin helal ya da haram oluşuna hiçbir önem göstermediği ve bu böyle

devam edip gittiği için haramların günden güne yaygınlaştırıldığı günümüzde,

belki de bu konuyu gündemde tutmak ve olabildiğince hassas davranmak en önemli

sorumluluğumuz haline gelmiştir.

Evet, sağlığımız için zararlı olan zehirleri durmadan

araştırıyor, hem sürekli olarak kendi gündemimizde tutuyor hem de etrafımıza

duyurmaya gayret ediyoruz. Bu bağlamda Allah Rasulü nün (s.a.v.): Şurası

muhakkak ki, haramlar apaçık bellidir, helaller de apaçık bellidir. Bu ikisi

arasında (haram veya helal olduğu) şüpheli olanlar vardır. İnsanlardan çoğu

bunları bilmez. Bu durumda kim şüpheli şeylerden kaçınırsa, dinini de ırzını da

terbiye etmiş olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse harama düşmüş olur; tıpkı

koruluğun etrafında sürüsünü otlatan çoban gibi ki her an koruluğa düşebilecek

durumdadır... (Buhari, İman: 39) uyarısını da aklımızdan hiç çıkarmıyoruz.

Maalesef günümüzde belli başlı haramlar dışında kalan

diğer pek çok şey Şüpheli olarak karşımıza çıkmaktadır. Hiç kimse bizim

karşımıza Buyurun bir parça domuz diyerek haramı çıkarmıyor. Yahut şişelerin

içine açık açık koyduğu alkolü bize sunmuyor. Fakat bu haramlar, helallerle

karıştırılarak ve az miktarda kullanılarak geliyor hep önümüze.

Bazen yediğimiz bir çikolatada Jelatin (E441) oluyor bu

şüphenin adı. Ya domuzdan ya sığırdan elde edilebileceğini görüyoruz

araştırınca. Eğer yalnızca jelatin yazıyorsa zaten elimize bile almıyoruz.

Ama sığır jelatini diyorsa o zaman da Acaba bu sığır helal yollarla mı

kesildi endişesi taşıyoruz. Çünkü öyle değilse o da haram oluyor bizim için. Ancak

bu kesimin nasıl yapıldığını araştırma imkânımız olmadığından dolayı

görebildiklerimizle amel etmek mecburiyetinde kalıyoruz.

Aynı şekilde Mono&digliseridleri (E471) gördüğümüz

zaman yine ürperiyoruz harama bulaşmaktan. Çünkü ya bitkisel ya hayvansal

oluyor ve hayvansal ise yine domuzdan elde ediliyor. Bir kremanın, bir

margarinin, kremşantinin, kahveli toz içeceklerin içinde rahatlıkla

görebileceğimiz bu maddeyi yine Şüpheliyi bırak, şüphe vermeyene bak

(Tirmizi, Kıyamet: 60) hadis-i şerifini hatırlattığı için terk etmek zorunda

olduğumuzu anlıyoruz!

Dolayısıyla içinde krema, kremşanti, margarin kullanılan

hiçbir hazır gıdayı; hazır pastaları, kurabiyeleri, börekleri gönül

rahatlığıyla yiyemiyor, bir yerde ikram edilse ne yapacağımızı bilemez bir halde

bocalıyoruz. Oysa birçok ülkede yasaklanan margarin yerine tereyağı kullanıyor

yahut kremşantinin ya ev usulleriyle yapılabilecek olanını ya da helal olanını

tercih ediyor olsak Ne kadar zor olursa olsun, bu hassasiyetimizin sevincini

yaşayacağız...

Evet, maalesef bu konu artık hayatımızın çok acı bir

gerçeği haline geldi. Gün geçmiyor ki bu maddelerin kullanıldığı alanlar

çoğalmasın. Piyasaya sürülen her yeni ürünle; gıdadan kozmetiğe, ilaçtan

oyuncağa, mobilyadan temizlik maddelerine...

Hayatımız daha da zorlaşmaya başlıyor ve çok daha fazla

dikkat etmemiz gerekiyor. Belki çoğu şeyden fedakârlık yapmak zorunda

kalacağımız ama neticesini ahirette almayı umacağımız, bu dünyada vazgeçtiğimiz

lezzetlerin asıl olanını cennette tatmayı dileyeceğimiz bu önemli konuda,

Rabbimiz bize helalleri ve haramları ayırt ederek gereğini yapabilmeyi ve

şüpheliden de uzak durabilmeyi nasip etsin inşallah...