2012 yılının Temmuz ayında Sinop Dikmen’de yaşanan sel felaketinden birkaç ay sonra bir dostumun ısrarıyla Dikmen’e gittim. Sel felaketinin yaşandığı mekânları gezdim. Köylülerle konuştum. Gördüm ki, sorun sadece sel felaket değildi. Birde 2B yasası dediğimiz orman arazilerinin satışından dolayı köylü sıkıntı içerisindeydi. Kaymakamı ziyaret edip, bilgi almak istedim. Ama ilçede yoktu ve yerine Gerze Kaymakamı bakıyordu. Emniyet Müdürü ile Milli Eğitim Müdürü de ilçede yoktu. Bu durumda belediye başkanından bilgi almak istedim; O da bırakıp gitmiş. İlçeyi kimsesiz ve kaderine terk edilmiş olarak gördüm. Üzülmüştüm. Beni oraya getiren ve misafir eden dostumla beraber, köyleri gezerek ve vatandaşlarla görüşerek bilgi almak suretiyle yazımı yazdım ve TV5’e haberimi yaptım.

İlçe merkezini dolaşırken, bir vatandaşımız; “Bu gördüğünüz toprak yolun kâğıt üzerinde asfalt olduğunu biliyor musunuz ” diye sordu. Beni getiren dostumun bana dönerek, “Seni burada belediye başkanı olarak görmek isterim” deyince, gülümseyerek, “Neden böyle düşündün” dedim. “Bak başkan! Ben MHP’liyim, ona rağmen senin başkan olmanı istiyorum. Çünkü siz Milli Görüşçüler, hem çok dürüstsünüz hem de tekeden süt çıkarırsınız, siz Erbakan Hocanın eğitiminden geçmiş insanlarsınız.” Milli Görüşçülerin, dürüstlük ve tekeden süt çıkarması konusunda çok haklıydı. Türkiye’de bir belediyecilik gelmişse bu Milli Görüş’ün sayesinde olmuştur. Doğal güzelliklere sahip Dikmen’in bu efsane belediyecilikle tanışması gerekmektedir. Milli Görüş neden ilk önce, “Ahlâk ve maneviyat” der. Çünkü ne iş yaparsanız yapın, ahlâkınız ve maneviyatınız yüksek olmazsa, işte toprak yol kâğıt üzerinde asfalt olarak gözükür. İşinizin ne olduğu önemli değil, nasıl yaptığınız önemlidir. Okuduğum bir haberde diyor ki; “Zincir marketler ürünlerin fiyatını müşterilerin maaş gününe göre ayarlamaya başladı. Aybaşında fiyatları yüksek tutan zincirler, ayın 15’inden sonra indirim ve özendirme yaparak fiyatı düşürüyor.” Şimdi bu marketin ahlâklı olduğunu söyleyebilir misiniz Söyleyemezsiniz! Bunun için Milli Görüş belediyeciliği önemlidir. Bunun için Milli Görüş belediyelerinde; “Rüşvet alan da verende melundur” yazısı yazar. Yokluk çekilirken siz işinizi dürüstçe yaptığınızda; Allah’ın yardımı tecelli eder, bolluk ve bereket tecelli eder. İşte bunun içindir ki “tekeden süt çıkarmak” deyimi kullanılır. Niyetinize göre Rabbimin yardımı gelir.

Yaklaşık 600 AKP’li, 492 CHP’li, 291 MHP’li, 96 BDP’li belediye yolsuzluk soruşturması geçirmiştir. 1994 yılından 2004 yılına kadar Milli Görüş belediyelerinde soruşturma yapılmamış olup, sadece Sayın Başbakan’ın İstanbul Belediye Başkanıyken yaşamış olduğu akbil soruşturması vardır. Saadet Partisi’nin kazanması, Türkiye’nin kazanması demektir. Eğer ortada bir hizmet varsa bu Milli Görüş’ün hizmetidir.

Adayım! Çünkü;

Belirli bir kesime değil halkın tamamına hizmet etmeye talibim.

Kimsenin siyasi görüşüne takılmadan mağdur ve mazluma hizmet etmeye talibim.

Halktan aldığımı halka hizmet adına kullanmaya talibim.

Yoksulluğa savaş açmak, yeni istihdam alanları oluşturmak için adaylığa talibim.

Milli Görüş’ün yeni belediyecilik projelerini Batı Karadeniz’de hayata geçirmek için adaylığa talibim.

Gençleri başıboşluktan kurtarmak ve yanlışa düşmelerini önlemek, yeni iş alanları ve yeni yaşam alanları açmak için talibim.

Yaşlılarımıza hizmet etmek, onlara kimsesiz olduklarını hissettirmemek için talibim.

Çocuklarımıza bilgi evleri, yeni oyun alanları ve iyi bir gelecek için talibim.

Kadınlarımızı üretime katmak, el birliğiyle belediyeyi kalkındırmak, Karadeniz kadınının neleri başarabileceğini dünyaya göstermek için talibim.

Neden “önce ahlâk ve maneviyat” dediğimizi göstermek için talibim.

Belediyenin girişine, “Rüşvet alan da veren de melundur” yazısını asmak için talibim.

Ey Dikmen halkı, Dikmen’i kalkındırmak, yoksulluğa savaş açmak, yeni istihdam alanları oluşturmak ve topyekûn kalkınmak için BEN VARIM! SİZ VAR MISINIZ