Rize Karadeniz in çayı ile bilinen ilçesi. Yeşil ile mavinin

her tonunun bulunduğu bir şehrimiz. Nüfusu çok değil gayet sakin bir ilimiz.

Sanayiin az olması nedeniyle milyonluk bir nüfusu büyük şehirlere kaptırmış

olan ilimiz. Çay fabrikaları şehrin sanayii için en önemli gelir kaynağı.

Halkın da temel geçim kaynağı çay zaten. Her ne kadar kivi vb. yeni tarımsal

atılımlar yapılsa da pek yaygın değil.

Çay üreticileri bu aralar dertliler. ÇAYKUR organik çay

üretimine geçmek istediğinden üreticilere organik tarımı dayatıyor. Üreticiler

de organik tarım ile üretimin düşeceğinden ve zaten kıt kanaat geçindiklerinden

iyice alım güçlerinin azalacağından endişe etmekteler. Devlet destekleme

yapacağını beyan etmiş ama bu da üreticinin endişesini giderememiş. Üretimde

yarı yarıya bir azalmanın olması muhtemel; devletin bunu dikkate alarak yeni

bir alım fiyatı belirlemesi gerekli. Çay zamanı gelmeden bu endişelerin

giderilmesi hem üreticinin yüzünü güldürür hem de Usta nın hemşerileri

nezdinde itibarını arttırır. Usta ya Kürt açılımı konusunda kırgın olduklarını

da ifade edeyim bu arada.

Sn. Başbakan, çok iyi bildiği bölgenin sorunlarını çözmede

elini çabuk tutmalı ve özellikle sanayii konusunda hamleler yapmalıdır.

Batum

Sarp Sınır Kapısı nın açılmasıyla Gürcistan ile Türkiye nin

ilişkileri gelişmeye başladı. Vizenin kaldırılmasıyla iyice hız kazanan

ilişkiler sayesinde özellikle ülkemize en yakın şehir olan Batum a pek çok

yatırım yapılmaya başlandı.

Gavur işini iyi biliyor. Bir zamanlar bizim topraklarımız

olan Batum u bizden almışlar. Bize dağlık bölgeler bırakılırken düz bir alanda

kurulu olan Batum u bizden kopartmışlar.

Gürcistan onlarca yıldır Rus işgali altında kaldıktan sonra

bağımsızlığını kazandı. Ülkenin beşte biri Müslüman, Batum da cami sayısı çok

az. Müslümanlar da ne yazık ki uzun süre Rus işgali nedeniyle dini bilgilerden

yoksunlar. Diyanet ve cemaatlerimize çok iş düşmekte kanımca, dini bilgi

öğretecek kurs, cami yapımı ve eğitmen, hoca temini konusunda.

Karadeniz insanı ülkeyi kalkındırmak için oluk oluk yatırım

yaparken eğlence sektörü de pek çok yuvanın çatırdamasına sebep olmakta.

Karadenizli kadınların şikâyeti sonucu Gonya adı verilen ve eğlence

mekânlarının yoğun olduğu bir bölge yapılan girişimler sonucu kapatılacakmış.

Ticaret için ortam uygun, devlet Türk müteşebbise elinden

gelen kolaylığı sağlıyor. Parası olan vatandaşlar otel işletmeciliği başta

olmak üzere pek çok sahada yatırıma başlamışlar bile. Anlayacağınız Batum da

bizden olmuş bile.

Minik bir tebessüm

Temel in Murat 124 ü

Temel, yıllarca biriktirdiği parayla elden düşme Murat 124

alır. Arabasıyla memleketine giderken araba arızalanır. Yolun kenarına çeker,

motor kapağını açar, ne olduğunu anlamaya çalışırken bir Ferrari yanaşır:

Hayrola hemşerim, arabanın nesi var İstersen senin arabayı

benimkine bağlayalım, çekeyim ilk tamirciye kadar.

Temel bu teklife çok sevinir. Ara halatı ile Murat ı

Ferrari nin arkasına bağlarlar. Ferrari nin sahibi genç uyarır:

- Ben hız yapmayı çok severim. Eğer farkında olmadan aşırı

hız yaparsam, sen selektör yap beni uyar!

Temel:

- Tamam!

Yola koyulurlar. Bir süre sonra Ferrari gaza basmaya başlar,

60.80.100 derken, Murat 124 arkadan selektör yapar.

Ferrari durumu anlar ve yavaşlar, bir sure sonra Ferrari

yeniden gaza basar, 60, 80,100... Selektör yeniden hatırlatır. Ferrari

yavaşlar.

Yolda bu şekilde ilerlerken bir Lamborghini Ferrari ye

yaklaşır:

- Kapışalım mı

Ferrari cevap verir:

- Nesine

- 340 km. ötedeki benzinliğe ikinci varan, ilk varanın

deposunu doldurur.

Ferrari hemen onaylar ve yarışa başlarlar. 120, 140, 180,

220...

O arada trafiği denetleyen ekipte görevli polis, genel

merkeze bilgi vermektedir:

- Komiserim, şehrin kuzeyindeki yolda trafik güvenliği

tehdit altında! 3 araç yarış yapıyor. Ferrari ile Lamborghini saatte 300 km

hızla yan yana gidiyorlar, arkadan da Murat 124 onları geçmek için 10 dakikadır

selektör yapıp yol istiyor!..

Kıssadan hisse: Bazen istemesek de olaylar bizi başka bir

mecraya sürükler. Burada önemli olan irademizi ortaya koyarak olayları lehimize

çevirmeye çalışmamızdır

İlgilisine notlar:

Benden uzak olduğu için şükrettiğim ne çok insan var!..

Menfaati bitenin muhabbeti de biter.

İslâm bize ve zamana uymaya mecbur değildir. Ama herkes

ve her zaman, İslâm a uymak mecburiyetindedir. Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN