Muhterem Müslümanlar!

Dinimiz şartlar oluştuğunda evlenmeyi emrediyor. Aynı zamanda bekârları evlendirmemizi bize görev olarak veriyor. (Nur Suresi, âyet: 32-33. Tirmizi, Nikâh C/3, Sf: 394,H.No: 1084)

Kadın-Erkek arasındaki ilişkiler, sosyal ve beşerî münasebetler belli ölçülere, kurallara bağlanmıştır. Bu kurallar dikkate alınmadığı zamanlarda insanlar hep hüsrana düşmüşlerdir. Bu konuda uyulması gereken kurallardan biri de nikâhtır.

Önce nikâhın ne olduğuna şöyle bir bakalım.

Nikâh: Kadınla erkeğin birbirlerinden istifade etmesini sağlayan şer’i bağın adıdır. Dini bir terimdir. İbadettir, aynı zamanda bir ameldir.

Allah (CC) bizden beş şeyin korunmasını istiyor. Bunlardan biri de neslin muhafazasıdır. Neslin muhafazası sağlam/muteber bir nikâhla mümkündür. Sağlıklı bir nikâhı olmayanların nesillerini muhafaza etmeleri mümkün değildir. Bu bakımdan biz Müslümanların itikattan sonra en çok bilmemiz gereken konu nikâh konusudur. Evlenmeden önce evlilikle ilgili bilgileri öğrenmek farz-ı ayındır. Bu bilgileri edinmeyenlere evlenmeyi dinimiz caiz görmüyor. Gerekli bilgiyi almayanların nesillerini bozmaları söz konusudur. Neslin bozulması toplumun helâkidir. Bundan dolayı konuyla ilgili bilgi düzeyimiz yüksek olmalıdır.

Günümüzde Müslümanların nikâh konusundaki bilgileri sıfırın altında bir düzeyde seyrediyor. Ölçüler dikkate alındığında yeni nesiller üzerindeki olumsuzlukların ilk sebeplerinden biri de budur. Yani kadınla erkeğin birbirlerinden istifade etmeyi sağlayan şer’i bağın/nikâhın zafiyetidir. Bu nikâh bağının fıkhi, tıbbi, sosyolojik, psikolojik ve astronomi yönlerinden bilinmesinde zaruret vardır.

Muhterem Müslümanlar!

Bizler vefat ettikten sonra menkullerimizi ve gayrimenkullerimizi kanunların koyduğu ölçüler doğrultusunda paylaşımını sağlayacak resmî muamelenin yapılmasında da zaruret vardır. Bu olmadan da günümüzde evlilikler icra edilmemelidir. Bunun yani resmî muamelenin ihmali de korkunç sıkıntılar doğurur, yıkıntılara sebebiyet verir.

Nikâh, dini bir kavramdır. İmam, nikâhı, hoca nikâhı, resmi nikâh, gayr-i resmi nikâh şeklindeki ifadeler tamamen galat sözlerdir. Nikâh ibadetinin bilincinden noksan olmanın açık bir tezahürüdür.

Dinimiz şartlar oluştuğunda evliliği emrediyor. Evlilik kadınla erkek arasında birbirlerinden istifade etmeyi sağlayan şer’i bağın/nikâhın icrasıyla mümkün olur. Bundan dolayı dinimiz bu bağın kurulması için:

* Evlenmeye mani bir halin olmamasını (yani süt kardeşliği gibi bir mani),

* Evleneceklerin veya vekillerinin akitte hazır bulunmalarını,

* İki erkek veya bir erkek iki kadın şahidin hazır bulunmasını,

* Mehrin tespit edilmesini,

* Evliliğin ölünceye kadar devamı niyetiyle gerçekleşmesini şart koşar.

Bu bağın feshi halinde aynı kadın ve erkek iki defa daha bu anlaşmayı yenileyebilir. Üçten sonrası için dinen bunların bir arada kalmaları mümkün olmaz. Bu haldeki birliktelikler zina olur.

Muhterem Müslümanlar!

Müslümanların düğünleri de geneli itibariyle fecaattir. Ne dine, ne imana ne de akıllı bir insana yakışır tarafı yoktur. Evlilikler günahlar üzerine kurulursa yıkımlar felâket halini alıyor. Hayatta bir defa oluyor diye günahları kılıflaştırmayalım. Çocuklarımıza yazık etmeyelim. Evliliklerimizi de yaşantılarımızı da Müslümanlaştıralım; çünkü bizler Müslümanız, elhamdülillah.