Asayı sorgulamak ve onun üzerine düşünmek. Asa denilince

belki akla ilk olarak Musa (A.S.) gelecektir. Ama tüm peygamberlerin hayatında

asa var. Fakat üstlendikleri rol farklı olabilir. Genel olarak Tur Dağı nda

Musa ya sorulan soru ve alınan cevap çerçevesinde kullanılmıştır asa: Allah,

Ey Musa! O sağ elindeki nedir diye sordu. Musa (A.S.), O, benim asamdır

dedi. Yüce Allah: Onunla, ne yaparsın diye sordu. Musa (A.S.): Ona,

dayanırım. Onunla, vurup ağaçtan, koyunlarıma yaprak dökerim. Onu, bana ait

azık dağarcığımı, su tulumumu, üzerinde taşımak gibi hacetlerde de kullanırım

dedi.

Son Nebi (S.A.V.) asa ile mucizeler ortaya koymamıştır.

Ancak onunla Mekke nin fethinde, Kâbe nin etrafında bulunan putları kırmış, yüz

üstü düşürmüş ve paramparça etmiştir. Ve putları insanların sosyal, siyasal,

ekonomik ve inanç hayatından çıkarmış, tevhidi bir hayatı egemen kılmıştır.

Hak geldi batıl zail oldu ayeti asanın eyleminde söylenmiştir.

Yaklaşık 10 yıl Şuayip peygamberin kontrolünde ruhi ve

bedeni eğitime tabi tutulan Musa ya asa, Şuayip (A.S.) tarafından verilmiştir.

Onunla birlikte Medyen den Mısır a doğru giderken, Tur Dağı nda Allah a (C.C.)

misafir olmuş ve konuşmuştur.

Musa dan Firavun a mucize olarak asa

Nebi ve resullerin, nebi ve resul kimliği kendilerine

verilen mucizelerle sabit olur. Onları diğer insanlardan, sihirbaz, kâhin ve

büyücülerden ya da bilim adamlarından ayırt edici en önemli vasıf

mucizeleridir. İşte Firavun un yanında büyüyen ve daha sonra Medyen e gitmek

zorunda bırakılan ve tekrar Mısır a dönerek Firavun la karşılaşan Musa ona ben

Allah ın elçisiyim dedi. Ama Firavun bu iddiayı nasıl kabul etsin ki Bunun bir

delili olmalıydı:

(Musa) Dedi ki: Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da

mı (Firavun) Dedi ki: Eğer doğru sözlü isen, onu getir. Bunun üzerine

asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi.

Elini de çekip çıkardı, bir de (ne görsün) o, bakanlar için parlayıp

aydınlanıvermiş (Şuara / 30 33). İşte asa peygamberliğin bir göstergesiydi. 

Bunun üzerine, (Musa), asasını, yere bırakıverdi. Bir de

(ne görsünler!) o, apaçık bir ejderha! Ki, iri gövdesiyle, Firavun un önünü ve

iki yanını doldurmuş, ağzını açmış, alt çenesini, yere, üst çenesini köşkün

üzerine koymuş! Yutmak için, Firavun a yönelince Firavun un yanındaki adamlar,

korkup Firavun un başından dağılıverdiler. Firavun da, kendisini, tahttan, yere

atıp ejderha yılanı tutması için, Musa (A.S.), Rabbi adına ve süt emzirme

hakkına and verdi. Bunun üzerine, Mûsâ (a), onu, tutup eski, asa haline çevirdi.

Musa nın asasının dışındaki mucizeleri

Musa (A.S.) sihirbazlarla karşılaşmadan önce Allah (C.C.)

onu Mısır halkına yönelik mucize ve imtihanlarla destekledi. Firavun un ilah

olmadığını/olamayacağını ve onun acziyetini/hiçliğini göstermek adına; Tufan

Belâsı,  Çekirge Belâsı, Kummel Belâsı,

mk:@MSITStore:D:\BELGELERİM\Peygamberler%20Tarihi_Asim%20Koksal.chm::/17musaveharun.htm

- _MUSA_VE_HARUN_ALEYHİSSELÂMLAR Kurbağa Belâsı,

mk:@MSITStore:D:\BELGELERİM\Peygamberler%20Tarihi_Asim%20Koksal.chm::/17musaveharun.htm

- _MUSA_VE_HARUN_ALEYHİSSELÂMLAR Kan Belâsı na uğrattı. Firavun bu belaların

hiçbirini engelleyemedi. Ama Mısır halkı tüm bunları doğal felaket olarak

adlandırdı. Veya halka bu şekilde kabul ettirildi. Dolayısıyla Musa ya ve

getirdiklerine iman etmediler. 

Musa dan Firavun a ve halkına mucize olarak asa

Peygamberlerin davet muhatapları ulaşabildikleri yöneten

ve yönetilen tüm insanlardır. Ancak Kur an onlardan örnekler sunarken bazen

Firavun ve Nemrut örneğinde olduğu gibi yönetenleri öne çıkarmaktadır.

Kavimlerin liderleri muhatap alınmaktadır. Bazen de Ad, Salih ve Hud kavminde

olduğu gibi tüm aktörleri ile topyekûn kavimler muhatap edilmektedir. 

Musa nın muhatabı Mısır nezdinde Firavun dur. Musa ve

Harun un tevhit eksenli adalet çıkışı; Firavun ve meleleri tarafından, Hiç

şüphesiz, bu, mutlaka çok bilgili bir sihirbazdır ki, sizi, sihri ile

yerinizden (yurdunuzdan sürüp) çıkarmak istiyordur düşüncesi ile karşılık

bulur. Yani Musa ülkenin güvenlik sorunu haline getirilmek istenir. Böylece toplumun

tüm kesimleri harekete geçirilerek Musa etkisiz kılınmak istenmektedir.

Musa için de halktan öte Firavun önemlidir. Çünkü

herhangi bir şeye inanmak onun iznine tabidir. Mısır liderinin ihyası ya da

imhası bu anlamda çok önemlidir. 

Musa nın asa mucizesi dışındaki hiçbir değeri Firavun ve

Mısır halkının ihyası ya da imhası için yeterli gelmemişti; Musa ve Harun un

peygamberliği, Yedi Beyza, suhuf; Tufan, Çekirge, Kummel (Haşarat),

mk:@MSITStore:D:\BELGELERİM\Peygamberler%20Tarihi_Asim%20Koksal.chm::/17musaveharun.htm

- _MUSA_VE_HARUN_ALEYHİSSELÂMLAR Kurbağa ve

mk:@MSITStore:D:\BELGELERİM\Peygamberler%20Tarihi_Asim%20Koksal.chm::/17musaveharun.htm

- _MUSA_VE_HARUN_ALEYHİSSELÂMLAR Kan musibetleri ve diğerleri. Mısırlıları

Musa nın ve Harun un Rabbine iman ettirmemişti.

Firavun un ilahlığı, gücü ve karizması vardı, bunlar

çizilmeliydi. Ancak Mısır zalimi tam tersini Musa için düşünüyordu. Çağın ve

kendisinin en büyük gücü ve silahı olan, kitleleri kontrol altında tutan ve

korku salan; sihri devreye soktu.

Firavun: Usta ne kadar Sihirbaz varsa, hepsini, bana

getiriniz! dedi. Şehrin tüm halkı büyük bir alana toplandı. Gurur ve kibrin

zirvesinde gezinen zalim sonuçtan emindi; kazanacaktı. İşaret verdi, Musa yı

itibarsızlaştırın. Sihirbazlar önce sen at dediler Musa ya. Dedi ki: `Hayır,

siz atın. Sonra hemen (ne görsün), sihirlerinden dolayı, onların ipleri ve

asaları kendisine gerçekten koşuyormuş gibi göründü. Musa, bu yüzden kendi

içinde bir tür korku duymaya başladı. `Korkma dedik. Muhakkak sen üstün

geleceksin. (Taha / 66 68)

Onlar atınca, Musa dedi ki: `Sizlerin (ortaya)

getirdiğiniz büyüdür. Doğrusu Allah onu geçersiz kılacaktır. Şüphesiz Allah,

bozgunculuk çıkaranların işini düzeltmez. Allah, suçlu-günahkârlar istemese

de, hakkı (hak olarak) kendi kelimeleriyle gerçekleştirecektir (Yunus /

81 82).

Biz de Musa ya: `Asanı fırlatıver diye vahyettik. (O da

fırlatıverince) bir de baktılar ki, o bütün uydurduklarını derleyip-toparlayıp

yutuyor. Böylece hak yerini buldu, onların bütün yapmakta oldukları geçersiz

kaldı. Orada yenilmiş oldular ve küçük düşmüşler olarak tersyüz çevrildiler

(Araf / 117 119).

Musa nın asası olmak

Firavun ve şürekâsı yenildi ve küçük düştüler. Genel

olarak tüm çağlarda insanlar güçten yana oldular. Firavun güçtü. O kayıp

edildi. İnanç, felsefe, düşünce, folklor bunlar soyut şeyler; ete kemiğe

bürünmediği ve güce dönüşmediği müddetçe pek bir şey ifade etmez. Ezilenlerin

buna ihtiyacı vardı; güç ezen faktördü, ezilenleri kurtaracak şeyde o idi. İşte

bu anlamda süslü ve yaldızlı sözlerin halk için bir değeri yok(tur). 

Asa somut şeydi. Meydanda/arenada güce dönüştü; Allah bir

ve ondan başka ilah/rab yok diye haykırdı. Musa ve Harun O nun elçileridir

dedi. Şehirde Musa ya inancı pekiştiren asa, denizde daha başka kurtarıcı rol

üstlenerek kitleleri arkadan getirdi. Musa nın vaadi; meydanlarda ve denizlerde

pratiğe dönüşüyor ve yerine geliyordu.

Adaleti egemen kılmak asaya sahip olmak ve ona hayat

buldurmakla mümkündür. Asası olmayan inançlar teoridir ve tarih olur, tarihte

kalır. Bilgi, birikim, bilinç ve güç rolünü üstlenmeyen asalar ancak koyun

güder.

Firavunlara karşı olanlar, şimdi ve geleceğe müdahil

olmak isteyenler asaya sahip olmak zorundadırlar. Asa; kesin inançlılık. Asa;

kararlılık. Asa; bilgi. Asa; birikim. Asa; bilinç. Asa; güç. Asa; muhatabı

tanımak. Asa; hedefi bilmek ve ona kilitlenmek.

Koyun gütmemek için