Ana muhalefet partisinde taşlar yerinden oynadı. İstinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı sonrası başkent koridorlarında tansiyon zirveye çıkarken, gözlerin çevrildiği eski yol arkadaşı Muharrem İnce'den çok sert ve net bir manifesto geldi. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Kılıçdaroğlu ve Özel saflarının Meclis çatısı altında karşı karşıya gelmesi bardağı taşıran son damla oldu.
MECLİS BAHÇESİNDE DESTEKÇİ KAVGASI PATLADI
Mahkemenin kurultay iptali yönündeki kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden göreve atanması, CHP'yi bir günde iki başlı bir yapıya bürüdü. Hem Kılıçdaroğlu'nun hem de Özgür Özel'in aynı saatlerde grup toplantısında kürsüye çıkacağını duyurması üzerine, partililer sabah erken saatlerde TBMM'ye akın etti. Özel'e destek verenler ile Kılıçdaroğlu taraftarlarının alanda karşı karşıya gelmesiyle iki grup arasında çok sert tartışmalar kaydedildi. Yaşanan bu kaos üzerine sessizliğini bozan Muharrem İnce, sosyal medya hesabından "Nerede durduğumu soranlara cevabımdır: CHP'nin yanındayım" notuyla zehir zemberek bir açıklama yayımladı.

YENİ PARTİ KURMAK DOĞRU BİR KARAR DEĞİL
Partinin saray rejiminin kurduğu açık bir tuzağa düştüğünü savunan İnce, "arınma" ve "direnme" kavramları üzerinden yürütülen bu kavgayı "siyaseten körlük" olarak nitelendirdi. Kendi geçmişindeki parti kurma deneyimini de masaya koyan İnce, yol arkadaşlarına şu sözlerle seslendi:
"CHP benim 40 yıllık emeğimdir, göz yaşımdır, alın terimdir, torunlarıma bırakacağım demokratik Cumhuriyet mücadelesi mirasımdır. CHP, Türkiye'nin sigortası, yıkılmaması gereken kalesidir. Kurucu parti parçalanırsa, Türkiye parçalanır; eşit ve özgür bireyler üzerinde yükselen demokratik Cumhuriyet yok olur. CHP bu nedenle hedeftir. İktidar ve medyası CHP'yi parçalamak için adeta çırpınmaktadır. Ne yazık ki CHP, saray rejiminin kurduğu tuzağa düşmüştür. 'Arınma' ve 'direnme' kavramları etrafında, CHP'yi parçalanmaya taşıyan anlamsız, gereksiz, yersiz và talihsiz sert bir kavga yürütülmektedir. Kavgayı kızıştıran, partiyi ayrıştıran eylem ve söylemlerin, CHP'nin ve Türkiye'nin aleyhine olduğunu görmemek için siyaseten kör olmak gerekir."
Sürecin soğukkanlılıkla yürütülmesi gerektiğine dikkat çekildi. İnce, geçmişte yaşadığı sancılı ayrılık sürecine atıfta bulunarak, "CHP'den ayrılmanın ve yeni bir parti kurmanın doğru bir yol ve siyasi karar olmadığını bütün samimiyetimle yol arkadaşlarıma söylemeliyim" uyarısını paylaştı.

KURULTAY VE TÜZÜK HAMLESİ ACİLEN YAPILMALI
CHP Genel Merkezine polisle girildiği ve binanın emniyet güçlerince boşaltıldığı anların dünyaya izletilmesinin utanç verici olduğu ifade edildi. Yaşanan bu meşruiyet krizinin tek çözümünün sandık olduğunu vurgulayan İnce, tüzüğün derhal demokratikleştirilmesini talep etti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"O halde ne yapmalı? CHP mutlaka ayakta kalmalı; parçalanmamalıdır. CHP çıkarların değil, ilkenin ve kamu yararının partisi konumunu güçlendirmeli, seçmenin sahip çıkacağı ve göğsünü gere gere gururla savunacağı bir parti haline gelmelidir. AKP iktidarlarının olağan hale getirdiği siyaset üzerinden zenginleşme ve kamu kaynakları üzerinden ideolojisine bağlı sermaye sınıfı yaratma anlayışı CHP'de nefes alamamalı ve hayat bulmamalıdır. CHP'nin gerçek sahibi üyeleridir. Hiç itiraz etmeden acil bir Tüzük kurultayı toplanmalıdır. Tüzük AKP tüzüğünden aşırılan maddelerden temizlenerek, genel başkan, parti meclisi, milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyelerinin parti üyeleri tarafından seçileceği demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Demokrasi halkın iradesine dayanır. Demokrasiyi savunan CHP de üyelerinin iradesine dayanmak ve meşruiyetini üyelerinden almak zorundadır. Ardından da hiç geciktirilmeksizin genel başkan ve parti meclisinin parti üyeleri tarafından seçileceği kurultay acilen toplanmalı ve despotik saray rejimin tuzağı boşa çıkarılmalıdır."




