Vestfalya’da Batılılar bir araya gelerek mevcut küresel düzeni kurmadan önce, kendi aralarında savaşmışlardı.

100 sene süren bu savaşın çok önemli bir neticesi olmuştu: Laiklik... Sömürgeci Batılılar, bu maddeyi kilise ile aralarındaki ganimet paylaşımını ayarlamak için böylesi bir maddeye ihtiyaç duydular.

Şimdi, bu madde ile konunun ne alakası var diyenleri duyar gibiyim. Anlatayım efendim: T.C. Anayasası’nın ilk sıralarında yer alan hatta değiştirilme teklifi dahi yasak olan bu maddeyi savunan sadece CHP’deki ulusalcılar kaldı.

Sayın İnce de özelde bu maddeyi genelde ise ulusalcılığı benimseyen bir anlayışa sahiptir. Sayın İnce’nin CHP’yi yüzde yirmi beşin üzerine çıkarması sadece bir temennide kalır. Kendisini ulusalcılıkla sınırlayıp büyük hedefleri olmak, birçok insana sahici bir yaklaşım olarak gelmemektedir. Şimdilerde Sayın Muharrem İnce’nin CHP’de yaşadığı paradoksu bu parti tüm siyasi yaşamı boyunca baş tacı etmiştir.

Açalım birazcık:

CHP devletçi olmasına rağmen Cumhuriyet’in ilk yıllarında düzenlenen İzmir İktisat Kongresi’nde “U” dönüşü yaparak liberalizmi benimsemiş ve ekonomide bu politikayı uygulamıştır. Şimdi, bazıları diyecek ki:

Bu parti zaten kuruluşundan itibaren yön problemi olan bir parti; Sayın İnce ne yapsın. Biz, Sayın İnce’yi de uyarma görevini yapmaktayız. Kendisinin etrafına böyle adeta kalın duvarlar örmesini doğru bulmadığımızı ifade etmemiz lazım. 

ABD’nin Lübnan’a müdahale ettiğine tanık olduğumuz bu dönemde; asabı bozulanların yer değiştirmelerine de karşı olduğumuzu belirtmemiz gerekmektedir.

Sayın İnce, şayet parti kurarsa; hem CHP’ye zarar verir hem de kendisine. Biz, ezelden beri partilerin seçimle gelip seçimle gitmesinden yanayız. Partilere müdahalenin ve bölme girişimlerinin karşısında olduğumuzun bilinmesini bir kez daha beyan edelim.