Birçok kurumun zarar ettiği fakat hemen hemen hiçbir
bankanın zarar etmediği bir dönemdeyiz. Bankalar insanları kendine çekmek için
elinden geleni yapıyor. % 0 dan başlayan faizlerle kredi verirken yüzlerce lira
da kredi tahsis ücreti, dosya masrafı alıyor ve o sıfırdan başlayan faizlerin
nerede biteceği hiç belli olmuyor. Bir
de bazen bankalar 100 bin lira kredi verip 200 bin lira olarak geri alıyor.
Kredisi ödenmediği taktirde de tabiri caizse borçlunun ümüğüne çöküyor. Faizi
Allah ve Resulü ile savaşmak olarak nitelendiren bir dine mensubuz ama maalesef
muhafazakâr diye tabir ettiğimiz İslam ı yüzeysel yaşamayı sevenler, namazı
orucu yap sisteme karışma kafasında olanlar, cihadı sadece kılıçla yapılır
zannedenler bile isteye faize bulaşmakta da bir beis görmemektedirler.
Muhafazakârlar, (neyi muhafaza ediyorlarsa ) hiçbir zaman parasının ya da yatan
maaşının tamamını bankadan çekmezler. (Demek ki parasını bankada muhafaza edip
aynı zamanda bankayı da muhafaza ediyorlarmış). Onlar ihtiyaç oldukça giderler
ve bankadan yüzer iki yüzer lira çekerler. Neden mi bunu yaparlar Çünkü
bankadan paranın tamamını çekerlerse kendilerini tutamayıp daha çok harcama
yapacaklarını düşünürler. Bir de bankanın kendi paralarına gözü gibi bakacağına
emindirler. Bu kardeşlerimize bankalardan mümkün olduğunca uzak durmamız
gerektiğini, paramızın bankada kaldığı her gün bankanın o parayı faizde
işleterek kendisine kâr sağladığını söylediğimizde ise Bana ne ben faiz
almıyorum ki, o kendilerinin bileceği iş derler. Ama bankaların senin paranı
faizde işletip haram kazanmasına vesile olmuş oluyorsun. Peygamber Efendimiz
de Bir işe vesile olan onu yapan
gibidir buyuruyor. Dolayısıyla sen de bu faiz işine vesile olmuş olduğundan
dolayı, faiz almasan da Allah katında faiz almış gibi oluyorsun. Lafı çok
uzattım ama sen ne demek istediğimi anladın dediğimizde ise Ama eve koyarsam
paralarımın başına bir iş gelebilir hırsız girebilir çalabilir o zaman ben ne
yapacağım derler. Kardeşlerim! Şüphesiz rızkı veren Allah tır ve insanın
takdir edilen rızkı asla artmaz ve eksilmez. O yüzden rızık endişesi ile paranı
harama bulaştırmak yerine helal yoldan kendine saklasan ya da fazla paran varsa
güvendiğin ve ihtiyacı olan dostlarına borç versen ve büyük sevaba girsen daha
iyi olmaz mı Biliyorum ki bazı kardeşlerimiz dostlarından çok bankalara güvenirler
fakat bir Müslüman olarak bizler banka denilince şöyle bir adım geri atmıyorsak
bu konularda gerekli hassasiyete sahip değiliz demektir.
Belki sen de yukarıda bahsettiğim hatalara zaman zaman
düşmüş biri olabilirsin ve kim bilir belki de bana içten içe kızıyorsun ve seni
de eleştirmiş olduğum için bana cephe alıyorsun. Evet, bazı işlerini mecburen
oralardan yapacaksın ama mecburiyetin fazlası harama girer. Gel güzel kardeşim,
bu olaylara İslâmi açıdan tekrar bak ve eğer ben yanlış söylüyorsam bana İslâmi
açıdan bu meselede yanlış olduğumu anlat. Yanlış söylemiyorsam da lütfen
bankalara prim verip ahirette kendi aleyhine şeytanın eline malzeme vermekten
vazgeç. Allah için! Selam ve dua ile..
Ödüllü Soru: Millî Gazete nin 18 Mart 2014 tarihli sayısı
kaçıncı sayısıdır (Basit bir soru gibi görünür ama bunu sadece Millî Gazete yi
iyi takip etmiş olanlar doğru cevaplayacaktır.) Cevapları mailime bekliyorum.
Bilenler arasından 1 kişiye Ateş Düşürücü kitabımızı imzalı yollayacağız
inşallah.