Günümüzün batılılarını, tarihte hangi topluluk ile karşılaştırmak doğru olur Hangisinin yerine geçirmeli Ya da hangi ideolojik tarihi devrenin günümüzdeki izdüşümünü temsil ediyorlar Çoğumuz onların Haçlıların günümüzdeki yansıması ve varisi olduğunu düşünüyor. Bu kan bağı ve coğrafya üzerinden doğru olsa bile tarihi ve ideolojik anlamda yanlıştır. Tarihi süreçte ideolojik zemin ve algılar değişmektedir. Renklenmekte ve televvün halinde seyretmektedir. Batılılar Haçlı-Moğol ekseninin ideolojik halitası ve karması veya bu anlamda hecin değillerse Haçlı geleneğinden ziyade Moğol geleneğine daha yakın duruyorlar. Bunun tarihi dayanakları yok değil. İlk bakışta günümüz Batılıları Haçlıların varisi gibi görülse de bu aldatıcı bir algı. Tarihi vetirede ‘kim kimdir ’ sorusunun cevabı değişmiştir. Haçlılar tarihte yakın doğuya iki defa saldırmışlardır. Bunlardan birisi Haçlı karakteriyle olmuştur. Diğeri de sömürgecilik karakteriyle gerçekleşmiştir. Haçlı karakterinde ekonomik kaygılar ve dürtüler olsa dahi temel neden seküler değildir. Dinidir. Sömürgecilik döneminde ise durum değişmiş ve Batı savletleri ve akınlara seküler bir temele ve zemine oturmuştur. Nedeni Batı’nın 300 yıldan beri sekülerizm üzerinden yeniden Romalılaşmasıdır. 20’inci yüzyıl vizyonundan SSCB daha ziyade Cengiz Han ve Moğolları temsil etse ve Batılılar da Haçlıların yerini alsa da tarihin daha geniş zemininden ve zaviyesinden baktığımızda görüntü değişmektedir. Daha doğrusu SSCB’yi genel hatlarıyla Moğollara benzetmek mümkün olduğu nispette Batı veya ABD de yeni Roma’ya benzemektedir. Putperest Roma’nın Hıristiyanlığa mukabelesi gibi üç yüz yıldan beri yani Hıristiyanlık kabuğundan sıyrılan ve daha da putperestleşen yeni Batı, İslam karşısında eski Roma’nın yerini almıştır. Çünkü Hıristiyanlığı içinde eritmiştir. Batı’nın üç yüzyıldır geçirdiği evrimi Türkiye de inkılaplar döneminde geçirmiştir.

***

İslam Hıristiyanlığın varisi iken Batı da Roma’nın varisidir. Bernard Lewis’in doğru tabiriyle Batı üç yüz yıldır Hıristiyan Batı olmaktan çıkmıştır. Giderek yeni Roma haline gelen Batı başta Hıristiyanlık olmak üzere İslam aleyhine olarak yayılmakta ve genişlemektedir. Hilafetin ve Omanlı’nın yıkılmasından sonra İslamiyet tekrar manevi özüne çekilmiş ve siyasi kabuğunu veya zırhını kaybetmiştir. Günümüzde taraflar son finale ve son hamleye hazırlanıyorlar. Kabuk değiştirme veya televvün halinde olan Batı, Moğollar gibi işgal sürecinde başarılı olamamış ve Müslümanların mukabeleleri karşısında sarsılmış ve gerilemiştir. Dolayısıyla bugünkü Batı’yı Hıristiyanlığın varisi veya yeni Haçlı olarak görmek hecin anlamda doğrudur. Walker Bush’un Şarka yeni akınlarının adını yeni Haçlı seferi koysa da yaptığı Moğol akınlarına daha yakındır. Bush zihniyet olarak Haçlılara daha yakındır zira İncilci bir gelenekten gelmektedir. Lakin genel zeminde bunu doğru kabul etmek zordur. Batı referans sistemi olarak Hıristiyanlığı aşmış ve post Hıristiyanlık dönemine gelmiştir. Elbette can çekişen geçmişin refleks suretinde tortuları bazen kendini dışarıya vurmaktadır.

***

Sömürgecilik döneminde Batı’nın Şarka hamlesi Hıristiyanlık adına olmamıştır. Hissi veya duygusal olarak bu damar her zaman vardır. Bununla birlikte Kutsal Toprakları ve Filistin’i, aracı bir millet olarak Yahudilere peşkeş çekmeleri ve devretmeleri bunun en büyük ispatları arasındadır. Bugün Filistin’de Batı’nın inayet ve siyanetine mazhar taraf Müslümanların ortağı Hıristiyanlar değildir. Ya da Batı Yahudiler karşısında Hıristiyanları tercih etmekten uzak durmaktadır. Zira Hıristiyanlar Müslümanların ortağıdır. Batı Müslümanlara karşı ise geçmişin nefretini taşıyarak Hıristiyanları tercih etmektedir. Hıristiyanlara karşı Yahudiler, Müslümanlara karşı Hıristiyanlar dengesini gütmektedir. Batı referans sistemi veya ideolojik damar olarak Moğolları temsil etmektedir. Rönesans ve Reformasyon süreciyle birlikte dini ideolojini seküler ideoloji ile değiştirmiştir. Bundan dolayı Romalılaşmış ve Moğollaşmıştır. Bugün Batı’yı Batı yapan en temel değer laikliktir. Moğollar gibi bunu İslam dünyasına dayatmaktadır. Moğollar laik Yasa’larını Müslümanlara dayatmışlardır. Batı da bugün Yasa’nın varisi olan laiklik sistem ve ilkesini Müslümanlara dayatmaktadır. Dolayısıyla bugün Batı Roma’nın ve Moğolların varisi olmaya namzet ve daha yakındır. Bundan dolayı İsrail ile birlikte bir bütün olarak Deccalizmi temsil etmektedir. Yanlış da olsa dini dünya görüşü değil seküler dünya görüşünü benimsemiştir. Bu nedenle Muhammed Salih Zahhaf, ABD’nin bölgedeki misyonunu üç şıkla özetlemiştir. Laiklik, İsrail ve petrolün bekçiliğini yapmak! Ondan ötesi lafu güzaf!

MUSTAFA ÖZCAN