Siz de var mısınız?

Mirasına sahip çıkmayan geleceğini ipotek ettirir…

Bugün Müslümanların içinde bulunduğu durumu tek cümle ile özetle denirse, kuracağım cümle bu olur…

Buradaki mirastan kastımız elbette ki babadan evlada kalan miras değildir… Ve fakat bu konu da dikkat çekmeye çalışacağımız miras bahsinden farklı değildir; çünkü babasından kalan

mirasa sahip çıkmayan evlat için pek iyi şeyler söylenmez!..

Mirasına sahip çıkmayan geleceğini ipotek ettirir; çünkü el âlem senin olanı istila eder ve sen istilacının boyunduruğu altına girersin…

Mekke ve Medine’nin işgal altında olduğunu düşünün; hafazanallah…

Mekke ve Medine’nin işgale kalkışılması veya işgal edilmesi karşısında Müslümanlar nasıl bir pozisyon alır kestirmek inanın güç!.. Rabbimizin ebabilleri mi oluruz, ebabillerini

göndermesini mi bekleriz, yoksa miskin miskin işgal altında hac ve umre farzlarını eda etmek için yola mı çıkarız?

Müslümanlar öncelikli olarak kendilerini bilmeli, kendini bilen Müslüman ümmet olma şuuruyla hareket eder ve ümmete ait olana sahip çıkar, onu korur…

Kendini bilen Müslüman, ümmete ait olanı da bilir!..

Kültürel miras, tarihi miras gibi kavramları en azından haber bültenlerinde duymuşsunuzdur… İstanbul surları tarihi mirastır ve Bizans’a ait olmasına rağmen sahip çıkıyoruz, Gaziantep’teki

Zeugma mozaikleri kültürel mirastır ve bizimle alakası olmamasına karşın korumaya çalışıyoruz; “insanlığın ortak değerleri” olduğu düşüncesiyle…

Peki; ya ümmetin ortak mirası!..

Yukarıda Mekke ve Medine dedik; ya Kudüs!...

Kudüs; bütün peygamberlerin ümmete miras olarak bıraktığı; Emeviler, Eyyubiler ve Osmanlı’nın tahkim ettiği kutlu şehir…  Boynu bükük, namazın farz kılındığı mekân; hüzünlü, gece

yürüyüşünün menzili…

Peygamberimiz (sav) hac ve umre için Mescid-i Aksa’dan ihrama girmenin önemini cennetle anlatır...

Ama biz, bölük pörçük olmuş Müslümanlar, Kudüs’ün bugün en azından nerede olduğunu bilsek bile oranın Filistin’in başkenti olduğunu bilmeyiz, Filistin toprakları üzerine bir karabasan gibi çökmüş olan işgalci İsrail’de bir şehir ve daha da vahimi İsrail’in başkenti olduğunu sanırız…

Daha önce belirtmiştik; Kudüs’ün İslam’dan arındırılıp Yahudileştirilmesi için çalışmalar yapmak üzere kurulu bulunan üç bin dernek, vakıf var ve fakat Kudüs’ün İslam’a ait olduğunu haykıran, bu yönde çalışma yapan dernek, vakıf sayısı ise ne yazık ki iki elin parmakları kadar bile değil…

Büyük komutan Selahattin Eyyubi, 88 yıl Haçlı işgali altında kalan Kudüs’ün özgürlüğüne kavuşmadığı sürece kendisine gülmeyi haram kılmışken; 100 yıldır işgal altında bulunan Kudüs için bizler ne yaptık?

Günümüz ve geleceğimiz ipotek altında; çünkü ümmetin ortak mirası Kudüs işgal altında…

Mirasımız Derneği, ümmetin üzerine serpilmiş küle üflemek ve imanlarda Kudüs inkişafı yaşatmak için Anadolu’yu karış karış geziyor, İslam ülkeleri arasında Kudüs bağı kurmak için çırpınıyor… İman sahiplerinin verdikleri zekâtları-sadakaları Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya ulaştırıyor, Kudüs’ün İslam’a, Mescid-i Aksa’nın Müslümanlara ait olduğunu haykırıyor…

Mirasımız, ümmetin ortak mirasına sahip çıkıyor; sizde var mısınız?