Muhterem okuyucu!
Kudüs, Milâdî 637 yılında, Hz. Ömer (R.A.)nun hilâfeti
zamanında İslâm cengâverlerince fethedilmiş ve bizzat Hz. Ömer (R.A.)
tarafından teslim alınmıştır. Hz. Ömer (R.A.) Kudüs-ü Şerife girince, ilk önce
Mescid-i Aksa yı ziyaret etmiş, Hz. Davud (A.S.)ın mihrabına vararak; Kur an-ı
Kerim deki O nun Yüce ALLAH Teâlâ ya şükrünü ifade eden ayet-i kerimeleri
okuyarak Secde-i şükrana kapanmıştır. Hz. Ömer, Kudüs te bulunduğu günlerden
birinde, Hz. Bilal (R.A.)nun ezan okumasını ve Müslümanları Mescid-i Aksa da
namaza çağırmasını rica etmişti. Hz. Bilal (R.A.), Hz.Peygamber (S.A.V.)
Efendimizin vefatından sonra ezan okumamaya ahdetmiş olmasına rağmen Halife Hz.
Ömer (R.A.)nun emrine itaatla ezan okumuş, O nun güzel sesi ile okuduğu ezan
duyulduğu zaman, dinleyen bütün Müslümanların gözleri yaşlarla dolmuş,
hayallerinde Resûlullah (S.A.V.) Efendimizin sağ olduğu günler canlanmıştı. Hz.
Bilal (R.A.)nun ezanı, büyük sahâbi Hz. Muaz b. Cebel (R.A.)yu kendisinden
geçirmiş, Hz. Ömer (R.A.)nun uzun süre istiğrak halinde kalmasına sebep
olmuştu.
Kudüs ve Mescid-i Aksa, İslâm inancı açısından işte
böylesine manevî, dini ve göz yaşartıcı olaylara sahne olmuştur. Bu sebeple:
İslam tarihinin her devrinde Müslümanların elinde kalmasına bütün Müslümanlarca
büyük önem verilmiştir. Bilhassa bizim atalarımız Türkler, Kudüs ve Mescid-i
Aksa için nice şehitler vermişlerdir. Tarihte çok el değiştiren Kudüs,
sırasıyla: Eyyubi, Selçuklu, Memlük ve nihayet tam 401 yıllık hakimiyet dönemi
ile Osmanlı Türklerinin sayesinde hep Müslüman ülkesi olarak kaldı.
Ne hazin bir tecellidir ki, bu gün Kudüs ve Mukaddes
Mescid-i Aksa, asırlardır süregelen fitne ve fesatları sebebiyle ALLAH
Teâlâ nın lanetine uğramış bir milletin elinde bulunuyor. Dün Müslüman
dedelerimizin koruyucu şemsiyesi altında bütün dinlerin mensupları bu mukaddes
yerlerde ibadetlerini hür vicdanlarının emrettiği şekilde yerine
getiriyorlardı. Fakat bugün, İsrail askerleri Mescid-i Aksa da namaz kılanlara
rast gele ateş açıyor. Müslümanları hedef alan ve katliam niyetiyle sahneye
konulan bu cinâyet-i kerimelerin bir siyonizm taassup ve çılgınlığı olmaktan
öte bir manası bulunmadığını bütün dünya biliyor. Bu cinayetler, tarihin
tekerrürlerinden yeni bir halkayı daha teşkil ediyor. Devir devir görüldüğü
gibi; İsrail milleti fitne ve fesatlarıyla dünya insanlığı önünde bir defa daha
baş kaldırıyor.
Muhterem okuyucu!
Sizleri mukaddes Kudüs ve Mescid-i Aksa da cereyan
etmekte olan insanlık dışı olaylar karşısında manevî uyanışa çağırıyorum. Bu
manevî uyanışla yapacağınız dualarla Siyonizm zulmü altında canlarını ve
mallarını kaybeden Müslüman kardeşlerimiz için şimdilik yapacağımız dualarla
yardıma çağırıyorum. Elbette bu necip milletin içinden Selahaddin Eyyûbî ler
çıkacaktır.
İnsanlığın yüzünü karartan olayları devir devir sahneye
koymakta mahir bulunan İsrail milletine, bu fitne ve fesatları karşısında
sessiz kalınamayacağını, sizlere tembih ediyorum, bu mübarek Miraç gecesinde
Tek umudumuz ALLAH Teâlâ nın güçlü kullarının Mescid-i
Aksa ya yeniden girecekleri konusundaki vaadinin, öteki vaadleri gibi doğru
çıkacağı yolundaki kesin inancımızdır. ALLAH Teâlâ şöyle buyurdu:
Biz, Kitap ta
İsrailoğullarına: Sizler, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve azgınlık
derecesinde bir kibre kapılacaksınız, diye bildirdik.
Bunlardan ilkinin zamanı gelince, üzerinize güçlü
kuvvetli kullarımızı gönderdik. Bunlar, evlerin arasında dolaşarak sizi
aradılar. Bu, yerine getirilmiş bir vaad idi.
Tefsirlerde, bu
güçlü kuvvetli kulların, Nînevâlı Sencârib, Babilli Buhtünnasr veya Câlût un
orduları olduğu, bunların, Tevrat ı ve Mescid-i Aksâ yı yaktıkları,
İsrailoğularının âlimlerini öldürdükleri ve 70.000 kadar esir aldıkları rivayet
edilmekte, bütün bu musibetlere sebep teşkil etmiş olan İsrailoğullarının ilk
fitne-fesadının ise Hz.Zekeriyya (A.S.)ı öldürmeleri ve Ermiyâ yı hapsetmeleri
olduğu belirtilmektedir.
Sonra onlara
karşı size tekrar galibiyet ve zafer verdik; servet ve oğullarla gücünüzü
arttırdık; sayınızı daha da çoğalttık.
Eğer iyilik ederseniz kendinize etmiş, kötülük ederseniz
yine kendinize etmiş olursunuz. Artık diğer cezalandırma zamanı gelince,
yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine Mescid e Süleyman
Mâbedi ne girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi büsbütün tahrip etsinler
diye, başınıza yine düşman-larınızı musallat kıldık.