Binaenaleyh yapacağımız ibadet ve duaların muhakkak kabul

olunacağına ve ALLAH Teâlâ nın biz kullarına olan ikram ve izzetinin bol

olacağına inanarak, bu şuur ve idrak içerisinde Mi rac Gecesi ve gündüzünü

şöylece ihya etmeye çalışmalıyız:

* Geceyi oruçlu olarak karşılayalım ve ertesi günü de,

yani Receb ayının 26 ve 27. günlerini oruç tutalım. Selman-ı Farisi (R.A) den

rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:

Receb ayında bir gün ve gece vardır ki Receb in 27.

gecesidir. Kim o gün oruç tutar ve geceyi ibadetle geçirirse yüz sene oruç

tutmuş ve yüz sene ibadet yapmış gibi olur buyurdu. 

* Salat ü selâm okumak. Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimize

hiç olmazsa bir tesbih, salat ü selâm okumalıyız. Can ü gönülden, Es-salatü

ve s-selamü aleyke ya Resûlellah demeliyiz.

* Bu mübarek gece kusur ve günahlarımızdan tevbe ve

istiğfarda bulunmalıyız. En azından bir tesbih Estağfirullah demeliyiz.

* Namaz kılmak. Bu geceyi namaz kılarak ibadetle

geçirmenin sevabı çok büyüktür. Mi rac gecesi ve gündüzündeki namazları

cemaatle kılmaya son derece gayret göstermelidir. Kaza namazı bulunan kimseler,

bu namazlarını kaza etmeye çalışmalıdırlar. Sadece farz namazları ve vitir

namazı kaza edilmektedir. Sünnetler kaza edilmiyor. Kaza namazı kılarken bir

defa ezan okunur ve her bir farz namaz için ayrı ayrı kamet getirilir. Ya Rabbi!

Vaktinde kılamadığım ilk (veya en son) sabah namazının farzını kaza etmeye

niyet ettim şeklinde niyet edilir, tekbir alınır ve namaza durulur. Diğer

namazlar için de böylece niyet edilir. Kaza namazlarını kılarken hepsini aynı

yerde değil de, ayrı ayrı yerlerde kılmak, yerlerin şahid olması ve secde ile

şereflenmesi bakımından daha faziletlidir. Yani sabah namazını kıldığı yerin

biraz ötesinde öğleyi ve O nun yanında ikindiyi ve biraz ileri veya geri

çekilerek diğerlerini kılmak, daha sevablı olur.

* Kur an-ı Kerîm okumalı, dinlenilmeli ve ayrıca Hz.

Peygamber (S.A.V.) Efendimizin, ashabın, tabiinin, diğer büyüklerimizin,

meşayıhımızın, akrabalarımızın özellikle analarımızın, babalarımızın ve

hocalarımızın... Kısacası bütün Müslümanların ruhlarına Kur an-ı Kerîm

okunmalıdır. Bir düşünelim! Bu akşam biz ölmüş olsaydık, kabirde olmuş

olsaydık. Bize akrabalarımız, yakınlarımız, dostlarımız tarafından ne

yapılmasını beklerdik. Biz de aynısını yapalım ki bize de arkamızdan gelenler

yapsınlar!

* Bütün Müslümanların mağfiret-i ilâhiyyeye, maddî ve manevî bütün hayırlara, bereketlere nail

olmaları, yeryüzünden zulüm ve küfrün kalkıp İslâm ın hakim olması için de

içtenlikle bol bol dua etmeliyiz: Ya Rabbi! Kulluk borcu olarak ve sırf ilâhî

rızanı kazanmak niyeti ile bugüne kadar yapabildiğimiz ibadet ve taatlerimizi

dergah-ı izzetinde kabul eyle. Ya Rabbi! Cümlemizi rahmetine gark eyle. Afv ü

mağfiretine nail eyle. Cemalinle ve Firdevs Cennetinle müşerref eyle.

Cehennemden uzak eyle. Dünya ve Ahiretimizi mamur eyle. İslâm ı ve Müslümanları

aziz ve mansur eyle. Amin! Ya Rabbel-alemin ve ya erhamer-rahimin.   İslam alemi bu geceyi her yıl maalesef hüzün,

keder ve kalplerdeki burukluğu yaşayarak idrak etmektedir. Çünkü İslam aleminin

bir bölümünün çevresinde meydana gelen ve uzun zamandır çözümü de mümkün

olmayan hadiseler, sağduyu sahibi bütün insanları üzmekte ve derinden

yaralamaktadır.

Receb ayında beddua tutar

Receb ayı içerisinde zalimlere, kafirlere, haksızlara

beddua etmek tutar denilmiştir. Ya Rabbi! Yeryüzünün neresinde olursa olsun,

Müslümanlara zulmeden bu zalimleri-kafirleri sana havale ediyoruz, kahr u

perişan eyle. Ya Rabbi! Sen Müslümanları halas eyle! Amin, ya Rabbel-alemin ve

ya erhame r-rahimin. Evet ALLAH Teâlâ ya tam bir huşu içinde dua ve niyazda

bulunmalıyız.. Çünkü dua, rahmet kapılarının anahtarı, ibadetlerin özüdür,

yalnızlaşan insanın sınırsız ve sonsuz kudret sahibi olan ALLAH Teâlâ ya

yakarışı ve ona sığınışıdır, insanın yaratıcısına yaklaştığı en vasıtasız

andır.

* Mi rac gecesi gündüzünde mezarlıklar, bizden dua

bekleyen yakınlarımızın kabirleri ziyaret edilmeli, ruhlarına Kur an-ı Kerîm

okumalı, dua etmeli, onlar için de ALLAH Teâlâ dan afv ü mağfiret dilemeli,

böylelikle ruhları şad edilmelidir. Bir düşünelim! Biz ölmüş olsaydık, kabirde

olmuş olsaydık. Bize akrabalarımız, yakınlarımız, dostlarımız tarafından ne

yapılmasını beklerdik. Biz de aynısını yapalım ki bize de arkamızdan gelenler

yapsınlar!

* Mi rac gecesi ve gündüzünde fakir fukarayı, yetim ve

kimsesizleri görüp gözetmek, ihtiyaç içerisinde kıvranan din kardeşlerimizin

yardımlarına koşmak, onlara imkânlar ölçüsünce tasaddukta bulunmak mutlaka

yapmamız lâzım gelen bir husustur. Çünkü Cenab-ı Hak: ALLAH Teâlâ sana ihsan

ettiği gibi sen de başkalarına ihsan et. buyurmaktadır.  Ebû Derda (R.A.)den rivayete göre Hz.

Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:  Bana

zayıfları çağırınız da ben onların yüzü suyu hürmetine ALLAH Teâlâ dan

düşmanlara karşı zafer dileyeyim. Çünkü siz ancak zayıflarınızın duası bereketi

ile rızıklandırılır ve yardım edilirsiniz.  buyurdu.

En azından bir günlük namazı kaza edin

 Üzerinde namaz

borcu olan kimsenin bu gecede hiç olmazsa bir günlük namaz kaza etmesi uygun

olur. Böylece hem borcunu öder hem de geceyi ihya etmiş olur. Bir günde kaza

edilmesi gerekli olan, sabah namazı: 2, öğle namazı: 4, ikindi namazı: 4, akşam

namazı: 3, yatsı namazı: 4 ve vitir namazı: 3 rekât olmak üzere toplam 20 rekât

farz ve vacib namaz vardır.

Mübarek Mi rac Gecesinde on iki rekât nafile namaz

kılınması güzel görülmüştür. Her rekâtında Fatiha ile başka bir sure okuyarak

iki rekâtta bir selâm vermeli, sonra yüz defa: Sübhanellahi velhamdü lillâhi

ve la ilahe illALLAHu VALLAHu ekber demeli. Bundan sonra yüz defa istiğfar

ederek yüz defa da Salat selam okumalıdır. Gündüzünde oruçlu bulunmalıdır. Bu

durumda günahla ilgili olmaksızın yapılacak her duanın kabulü, ALLAH Teâlâ dan

umulur. Enes b. Malik (R.A.)den rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:

Receb ayında bir gece vardır ki, Receb in 27. Gecesidir.

O gece ibadet, taat ve iyilik eden kimseye yüz senelik ibadet-taat sevabı

verilir. Her kim o gece, her bir rekâtında Fatiha ve bir sure okumak, iki

rekâtta bir selâm vermek ve selâmdan sonra da: Yüz kerre Sübhanellahi

ve l-hamdülillâhi vela ilahe illALLAH vellahü ekber , yüz kere estağfirullah ,

yüz kere de Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimize salât ü selâm yani es-salâtü

ve s-selâmü aleyke ya Resûlellah okumak üzere on iki rekât namaz kılarsa, sonra

da dünyasına ve ahiretine ait kendi işleri için dua ederse, o gün de oruçlu

olursa, ALLAH Teâlâ, bütün dualarını kabul buyurur. Ancak bir günahı isterse o

müstesna, buyurmuştur.  On iki rekat

namazı kılarken, her rekatta okuduğumuz, Gayri l-mağdûbi aleyhim veleddâllîn =

Bizi, kendilerine nimet verdiğin Nebiler, Sıddıklar, Şehitler ve Salih

kimselerin yoluna ilet, gazaba uğrayan Yahudilerin ve sapık Hıristiyanlarınkine

değil. diye dua ediyoruz. Dilimizle yaptığımız duaya halimizle de uyalım.

Üzerinde kaza namazı olan kimseler, bu on iki rekat

namazı kaza niyeti ile kılmaları daha güzel olur. Mesela kılamadıkları altı

sabah namazını kaza edebilirler. Hem geceyi ihya etmiş olurlar, hem de altı

sabah namazı borcunu ödemiş olurlar. Rabbim kabul eylesin. Amin.

yangınlarına erken müdahale edilmesi, yangın başına yanan

orman alanının düşmesi karbon salınımı açısından çok değerlidir. ifadelerini

kullandı.