Son günlerde ittifak meseleleri konuşulurken, bazı troller Milli Görüş camiası üzerinden baskı kurmak ve onların hassas noktalarına ve sinir uçlarına dokunmayı kendilerine vazife addetmeye başladılar. Kendisini gazete yerine koyan, sahibinin de adeta trolleşmiş görünen iktidar nimetinden yem kapmak yarışına giren yerel gazetenin biri, bir magandanın ağzıyla Milli Görüş camiasının duayenlerine ve emektarlarına dil uzatmaktadır. Hem de bu gazete bu magandayı, Milli Görüş’ün önderlerinden biri olarak takdim etmektedir. Bu zavallı trol zihniyeti ve anlayışı, serseri mayın gibi iktidara nasıl yaranacağının sarhoşluğu içerisinde ne söylediğini bilmeden, Saadet Partisi’ne dil uzatmaktadır.

İktidar nimetlerinden faydalanma sürecini kaybettiklerini fark eden bu kendini bilmezler ne yaparsa yapsınlar, güneş balçıkla sıvanmayacak ve hak yerini bulacaktır. Yine kendisinin Milli Görüş geleneğinden olduğunu söyleyen bazıları ise, hizmeti en çok oy aldığımız ilçeye yapacağız diyerek arkasından da inşallah deme gafletini gösteriyor. Milli Görüş zihniyetinden gelen ve o misyonu taşıyan kişiler, halka hizmeti hakka hizmet anlayışıyla yaparlar ve oy veren veya vermeyen ayrımcılığını asla yapmazlar. Sizin bu anlayışınız asla Milli Görüş geleneğinden olmadığı gibi; dünyevileşme, makam sevdası ve şöhret sarhoşluğu içinde toplumu kutuplaştırma, ayrıştırma ve ötekileştirmeden başka bir şey değildir.

Yine aklıevvelin biri de Saadet Partisi’nin tabanının yönetim kararına uymayacağı yönünde bir beyanatta bulundu. Herhalde herkesi kendi gibi sanıyor bu zavallı. Koltuk uğruna davasına ve kendisine güvenenleri yerle yeksan etmiş birisi ancak böyle düşünebilir.

Yıllarca inançlı toplumu, CHP sopasıyla korkutan ve masonları iktidar yapan anlayış, günümüzde de aynı senaryoları yazmakta ve oynamaktadırlar. Bu anlayış, Rusya şerdir, ABD ehven-i şerdir diyerek, ülkemizi ABD’nin kölesi, uydusu haline getirmekte maalesef bir hayli mesafe kat etmiştir. Şimdi de bizimle değilseniz, CHP ilesiniz diyerek, Milli Görüş’ü köşeye sıkıştırmak isteyenler, CHP’nin eski Genel Başkanı’na dört elle sarılıyorlar. Sanki denize düşen, yılana sarılırmış veya askerden gelen kardeşine sarılırmış gibi... Hangisi gibi olursa olsun. Mesele, sarılmış olmaktır. “Evet, ben sarılırım, ama siz yanaşamazsınız” diyerek; benlik, bencillik ve enaniyet duygularınız da zirve yapabilir. Lakin şu iyi bilinmelidir ki; güncelleme konusu enaniyet götürmez. Kur’an’ı güncellemek zaten kimsenin haddine de değildir. Fakat insanın kendisini yukarıda saydığım benlik, bencillik ve enaniyet duygularını, ihlâsını ve samimiyetini güncelleme zamanı artık gelmiştir. Allah’ın tövbe kapısı açıktır. Lakin kul hakkı hariç.

Bir çarpık anlayış da milliyetçiliği ve ülkücülüğü kimseye kaptırmak istemeyen hamasetle, devletin bekasından bahsedenler, adına Cumhur dedikleri ittifakın içinde kendilerinden olmayanları hain ilan ederek, en galiz laflarla hakaret etmeyi kendilerine şiar edindiler. Ama biz biliyoruz ki, şahsi geleceklerini kurtarma uğruna ideallerinden vazgeçen bu siyaset cambazları, meseleyi devletin bekasıymış gibi topluma takdim ederek kendilerini fedakâr kahramanlarmış gibi gösteriyorlar. Bu kadar adaletsizliğin, haksızlığın, yolsuzluğun ve israfın olduğu bir yönetim anlayışına bu millet daha fazla tahammül edemeyecek ve sandıkta gereğini yapacaktır.

Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Zeytin Dalı Harekâtı’ylaAfrin ve çevresini teröristlerden temizleme başarısını gösterdikleri için, Silahlı Kuvvetlerimizin tüm mensuplarına teşekkürü borç biliyor; karada, denizde, havada her yerde daha nice zaferler diliyorum. Allah tüm Müslümanların yâr ve yardımcısı olsun. Âmin. Vesselam...